Kıbrıslı Türkler, tam arada kalmış en mağdur taraftır...

ads ads ads ads
22/08/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Meğerse ne çok insanın canı yanıkmış… Dünkü yazımın ardından çok sayıda vatandaşımız beni aradı, mesaj attı… Hollanda’ya gidip gelirken bizim yaşadıklarımızın benzerini, hatta fazlasını yaşayan çok sayıda insan var.

   Mesele şu ki; Kıbrıslı Türkler bir “sıkışmışlık” halindedir. Hem de birçok bakımdan…

   Kıbrıs sorunu, Covid-19 salgını ve kötü yönetim, insanları canından bezdirmiş durumdadır.

   Kıbrıslı Türkler, tam arada kalmış en mağdur olan taraftır.

   Ne Türkiye’den bakan anlayabiliyor Kıbrıslı Türkleri ne Rum tarafından bakanlar anlayabiliyor ne de Avrupa’dan bakan…

   Bu üçgen içinde en mağdur olan ve bu gidişle mağdur olmaya devam edecek olan Kıbrıslı Türklerdir.

    Türkiyeli yöneticiler, bu ülkede bir “Kıbrıslı Türk toplumu” olduğunu, kabul etmek istemiyor, Türkiye’deki bir Türk gibi görmek istiyorlar buradaki halkı.

    Kıbrıslı Türklerin farklılıkları olduğunu, kendine özgülüğünü, gelenekleri bulunduğunu, bu toprak parçasına aidiyetlerini anlamak istemiyor Türkiyeli yetkililer, o nedenle değiştirmek istiyorlar bu toplumu, kendilerine benzetmek istiyorlar, “farklı davranışlar ve itirazları” bir başkaldırı gibi görüyorlar, yerelliğe inanmadıkları için nüfus taşımanın sakıncası olmadığına inanıyorlar…

     Her söylediklerinin olmasını istiyorlar bu ülkede, uysa da uymasa da… Koltuk düşkünü, kan ayaklı, yalaka Kıbrıslı Türk yöneticiler de onlara anlatamıyor buranın farklı bir ülke ve farklı insanlar olduğunu…

    Bazen öyle gelişmeler oluyor ki Kıbrıslı Türkler sanki hiç önemli değilmiş de bu toprak parçası önemliymiş gibi hisse kapılıyor bu ülke insanı…

    Öte yandan, Rum yöneticiler, Kıbrıslı Türklerle ilgili samimi değil… Kıbrıslı Rum yöneticilerin yaptığı tam bir ikiyüzlülük… Uluslararası kamuoyuna karşı, Kıbrıslı Türklere bazı Kıbrıs Cumhuriyeti haklarını veriyorlar ama bir taraftan da zorlaştırıyorlar, engellemek için elden ne geliyorsa yapıyorlar.

     Kıbrıs sorunu çözümsüzlüğünde, siyasi avantaj elde etmek için kullandıkları argümanlar hep gelip Kıbrıslı Türk halkını vuruyor. İşi o kadar ileri götürüyorlar ki Kıbrıslı Türklerin hiçbir siyasi tarafı olmayan yurt dışındaki halk dansları festivaline katılmasına, meslek örgütlerinin uluslararası toplantılarına bile engel olmak için elden ne gelirse yapıyorlar. Neredeyse Kıbrıslı Türklerin nefes almasını engellemek istiyorlar…

    Yıllardır Kıbrıslı Türk liderler ile Kıbrıslı Rum liderler her gerginlik yaşadığında, demeç kavgasına tutuştuğunda zararını Kıbrıs Türk halkı görüyor. Rum yönetimleri, Kıbrıslı Türk yönetimlere misilleme yaptığında mağduriyet yaşayan Kıbrıs Türk halkı oluyor.

    Tanınmamış KKTC zaten bu halka hep sıkıntı, yokluk, izole bir yaşam, içe kapanıklık getirdi… İşte bugünkü KKTC’yi yönetenler gibi yöneticilerimiz de ateş olsa olduğu yeri yakamazken, bir de kendilerini dev aynasında görüp, akıllarınca dünyaya meydan okuyorlar, gerginlik politikalarıyla, halkına hayatı daha bir zorlaştırıyorlar.

     Diyalog yolları bulup, halkını rahatlatacaklarına, Rum yönetimini kışkırtıp işleri daha da zorlaştırıyorlar. Bugün Rum yöneticiler göz göre göre Kıbrıslı Türklere zorluklar yaşatıyor. Yurt dışında eğitim gören Kıbrıslı Türkler ve aileleri bu günlerde adeta işkence çekiyor. Neden? İki tarafın yöneticileri anlaşamıyor diye…

     Kuzey Kıbrıs’ta yapılan aşılar uyumlaştırılamıyor bir türlü. Kıbrıs Türk tarafı verileri vermiyor, Rum tarafı ısrarla veri istiyor, köprüde karşılaşmış iki inatçı keçi misali. Tek farkı, onlar tokuştuğunda herhangi biri düşmüyor dereye, Kıbrıs Türk halkı düşüyor. Rum tarafı, sözde çözüm önerisi sunuyor ama aldatmaca, isteyerek zorlaştırıyor, uçak bileti zorunluluğu getiriyor, an itibarıyla yurt dışına çıkmayacak kişi yararlanamıyor, yurt dışında bulunan da bileti eski diye faydalanamıyor… Anlamsız ve kalleşçe bir yöntem…

    Güney Kıbrıs’a geçerken kabul edilen KKTC’de yapılmış PCR, güney havalimanlarından yurt dışına çıkarken kabul edilmiyor, güneyde yapılan PCR isteniyor. Avrupa’da yapılan PCR’ları da Rum yetkililer Kıbrıs’a dönüşte keyfi bir şekilde kabul etmeyip, havaalanında yeniden PCR yaptırıyor… Eziyet üstüne eziyet…

    Avrupa Birliği kurulları, ülkeleri de kayıtsız, umursamaz, “fertler olarak üyemiz” dediği Kıbrıslı Türkler umurlarında bile değil…

    KKTC muhalefeti de etkisiz; ne cumhurbaşkanlığı üzerinde baskı unsuru olabiliyor ne de Rum yöneticiler üzerinde. Muhalefetimiz için maharet gidip de Güney Kıbrıs’ta AKEL, DİSİ yöneticileri ile fotoğraf çektirmek, ya da onların buraya gelip fotoğraf çektirmeleri değil. Oradaki meslektaşlarınıza anlatın halkınızın mağduriyetini, güney üzerinde de baskı unsuru olun… Muhalefete de çok büyük görevler düşüyor.

     Bin bir eziyetle Avrupa ülkelerindeki üniversitelerine giden gençler için işkence bitmiyor. KKTC’de aşılandıkları halde aşısız muamelesi görüyor ve büyük mağduriyet yaşıyorlar. Üstelik halen gidemeyenler var…

    Dedik ya; Güneydeki havaalanlarından uçmak için Güney Kıbrıs’ta PCR yaptırmak lazım. Geçen gün birdenbire güneyde genel bir tatil oldu, PCR merkezleri de tatil yapıp, kepenklerini kapattı. Bundan habersiz Kıbrıslı Türkler güneyde kapı kapı dolanıp PCR merkezi aradı. 48 saat önce isteniyor PCR’lar. Önü ise cumartesi- pazar, hafta sonu uçacak öğrenciler perişan oldu, deli gibi PCR merkezi aradı, gidip bu işin ana merkezine yalvar yakar oldu. Bundan birinin haberi var mı, ya da umuru olan? Her gün başka bir dram yaşanıyor bu ülkede…

     Çocukları Güney Kıbrıs’ta eğitim gören aileler, evlatlarını güneyde aşı yaptırmak isterken bir de ne görsünler? Rum yönetimi Kıbrıslı Türkleri “yabancı” kategorisine koymuş. Güneydeki yabancı işçilerle birlikte aşılandı Kıbrıslı Türkler. Elbette insan insandır, yabancılarla, yabancı işçilerle birlikte aşılanmak insana bir şey kaybettirmez. Ben böyle şeyleri dert eden birisi değilim, kimse de etmesin diyorum ama buradaki Rum yönetimi mantalitesine dikkat çekmek istiyorum.

   Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan, o cumhuriyetin kimlik kartını, pasaportunu taşıyan Kıbrıslı Türkleri, Rum vatandaşları ile bir tutmuyor, ayırıyor, yabancı muamelesi yapıyor. Kıbrıslı Türklere kendisini “değersiz” hissettirmeye çalışıyor. Yazıklar olsun…

    Şimdi diyecekler ki yine; “Niye bu eziyeti çekiyorsunuz? Çekmeyin kardeşim… Avrupa ülkelerinde niye eğitim görsün çocuğunuz, göndermeyin. Güney havayollarını kullanmayın, güneyde çalışmayın, güneyde okumasın çocuklarınız…”

    Değil mi ya? O kadar basit… Neden bu çileleri çekiyor Kıbrıslı Türkler biliyor musunuz? Kendi yönetimi tarafından mecbur bıraktırılıyor. Kurduğunuz KKTC yüzünden. Dünyanın kapıları yüzümüze kapandı, başarısız, ucube bir yönetim tarzı ile halkınızı perişan ettiniz. 2003 sonrası sınır kapılarının açılmasıyla birlikte, dünyaya açılma şansını bulmuş halkınıza “oturun yerinize” diyorsunuz. Bazı insanca hakları kullanmasını istemiyorsunuz… Güney havaalanını kullanmak da Avrupa’da eğitim görme isteği de güneyde eğitim görmek de güneyde çalışmak zorunda kalmak da hep bu KKTC ve KKTC yönetim tarzı yüzündendir… Acı ama gerçek bu, kabul etseniz de etmeseniz de…

    Tüm Avrupa ülkelerinin elde ettiği eğitim hakkını neden kullanmasın Kıbrıs Tük gençleri? Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu ile elde ettiği AB vatandaşlığı hakkını neden kullanmasın?

    Bazıları, “Türkiye üzerinden gitsinler, eğitim ücretini kendileri ödesinler” diyorlar. Kolay sanıyorsunuz çünkü… Neden vize sorunlarıyla uğraşsın gençlerimiz? Üniversitede lisans veya yüksek lisans için 10 bin Euro’dan başlayıp 30 bin-40 bin Euro’ya kadar varan eğitim ücretini nasıl ödesin bu ülke insanı? Kim, ne hakla bunu isteyebilir ki vatandaşlarımızdan?     

    Siz böyle yaptıkça beyin göçü de artıyor, giden gençler geri dönmüyor. Eziyet çekerek gidiyor, eğitim görüyorlar ve geri gelmek istemiyorlar…

     Şu anda kuzeyde de güneyde de her iki toplum liderinin ve yönetimlerinin Kıbrıs’ta bir çözüm istemediklerini, ayrılıkçı olduklarını biliyoruz, onlar söylemese de biz biliyoruz, hiç olmazsa Kıbrıslı Türklerin yaşamını kolaylaştıracak adım atın, hatta en azından zorlaştırmayın…

DİĞER YAZILARI
22/08/2021 21:11
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Kıbrıslı Türkler, tam arada kalmış en mağdur taraftır...
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.