Kıbrıs’ta bir çözüm olmadıkça Kıbrıslı Türkler, uluslararası organizasyonlarda yer alamayacak

ads ads ads ads
10/08/2022

ads

Ali Baturay Ali Baturay


    Gerek sporda gerekse diğer alanlarda düzenlenen uluslararası etkinliklere, organizasyonlara KKTC’nin katılamaması, Kıbrıs Türk halkının temsil edilememesi bizi üzüyor.

    Bu dünya üzerinde biz de varız ama yok muamelesi görüyoruz… Bu dünyada varız ama dünyalı olamıyoruz…

    Hele bu organizasyonlarda birbirini tanımadığını söyleyen Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yer alması ama orada Kıbrıslı Türklerin olamaması bir o kadar daha can yakıcı oluyor birçok vatandaşımız için…

    Türkiye’de düzenlenen organizasyonlarda Kıbrıslı Rumlar yer alabiliyor, orada Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı dalgalanıyor…

    Aynı şekilde örneğin Kıbrıs Cumhuriyeti’nde düzenlenen bir spor etkinliğinde Türkiyeli sporcular yer alıyor, Türkiye bayrağı orada dalgalanıyor.

    Bunu uzaktan izleyen Kıbrıslı Türklerin yüreği sızlıyor, morali sıfır oluyor…

    Türkiye’nin organizasyonunda gerçekleşen Türk ülkeleri veya Müslüman devletleri arasındaki organizasyonlarda dahi Kıbrıslı Türkler yer alamıyor…

    En son olarak da Konya’da yapılan “İslami Dayanışma Oyunları”nda KKTC’nin yer alamayışı birçok eleştiriye, tartışmaya neden oldu.

   Doğal olarak spor camiasından sert açıklamalar, serzenişler geldi…

   KKTC’nin “İslami Dayanışma Oyunları”na dahi katılamaması, gerçeklerin yüzümüze çarpmasıdır aslında…

    Defalarca yüzümüze çarpan gerçeklerin bir tekrarı…

    Kıbrıs’ta bir çözüm olmadıkça da biz uluslararası organizasyonlarda olmayacağız…

    Her defasında da böyle üzüleceğiz, böyle ah- vah çekip, kendi kendimize söyleneceğiz.

    Türkiye takımları ile Rum takımları karşılaşacak, maç yapacak, biz uzaktan bakacak üzüleceğiz.

    Rumların lideri veya dışişleri bakanı, Türkiye’nin de yer aldığı uluslararası organizasyonlara katılacak, Türkiye Cumhurbaşkanıyla, Türkiye Dışişleri Bakanıyla yan yana gelecek, sohbet edecek, aynı fotoğraf karelerinde yer alacak biz yine uzaktan bakacağız.

     Türkiye Cumhurbaşkanı ile Rum Cumhurbaşkanı aynı etkinlikte yer alırken, bizim Cumhurbaşkanımız festival açılışında, köy gezisinde olacak ama bizden hiçbir şey olmamış gibi davranmamız beklenecek…

     KKTC kurulduktan sonra geldi bu ambargolar, dünyadan izole oluşumuz…

     Kıbrıs Türk Federe Devleti’yken bu ambargolar yoktu, Kıbrıslı Türkler bu şekilde dünyadan dışlanmamıştı.

    Bunun acısını yalnızca organizasyonlarda temsiliyetler açısından değil, ekonomik olarak da çok çektik. Avrupa’ya ihracatta ‘KKTC Mührü’ kullanılmaya başlanması nedeniyle 1994’te Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) kararı geldi ve Avrupa ülkelerine KKTC’den ithalat engellendi. Kıbrıslı Türklerin ihracatı dibe vurdu. Kıbrıslı Türk iş insanları ihracat yapabilmek için zor koşullarda kendilerince yollar bulmak zorunda kaldı.

    Biliyorum bunları hatırlatmak bazılarını kızdırıyor, bu sözlerimizi “ihanet” diye niteliyorlar, “Hiç kimse tanımasa da devletimiz var” diyorlar.

     Evet devletimiz var da o devlet, ne içte devlet olmanın gereğini yerine getirebiliyor ne de dışta…

     Kıbrıs’ta bir çözüm olmasını istemiyor şu andaki hükümet edenler ve Cumhurbaşkanı…

     Mevcut çarpık düzenin bu şekilde devam etmesini istiyorlar, “devletimiz” dediklerinde ağızları doluyor, omuzları kalkıyorlar da devletin devlet olması için ne yapıyorlar?

     Mesela bunca yıl neden tanıtamadılar KKTC’yi?

     Bana göre tanıtmak için çaba da sarf etmediler, bunu yapamayacaklarını biliyorlar çünkü.

     Takımlarımız, Türkiye takımları ile dostluk maçı bile yapamıyor.

     Türkiye’nin organize ettiği birçok etkinlikte KKTC yer alamıyor.

     Yunanistan’ın ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ambargolar için bastırdığı hep engeller çıkardığı söyleniyor ki doğrudur; bazı çok masum folklor festivallerine ve meslekli etkinliklere bile KKTC’nin katılmasını engellemek için itirazlar ediyorlar.

     Ancak gelin görün ki Türk ülkeleri ve İslam ülkeleri arasında Yunanlılar ve Kıbrıslı Rumlar yok, yani oralara itiraz edemiyorlar ama Türkiye’nin dostu, Kıbrıslı Türklerin dost görüp sevdiği ülkeler de KKTC’nin katılımına itiraz ediyor.

     Örneğin Türk toplumu için çok farklı bir yeri olan Filistin’in bile Kıbrıs Cumhuriyeti’ne daha yakın durması birçok Kıbrıslı Türkün canını yakıyor, kalbini kırıyor…

     Ben de diyorum ki KKTC’ye itiraz eden ülkeler “Kıbrıslı Türkleri sevmiyor” demek değildir.

     Türki Cumhuriyetlerin, Müslüman ülkelerin Kıbrıslı Türklere ne garezi, düşmanlığı vardır ne de bizi antipatik buluyorlar.

     Lütfen gerçekleri görün artık, mesele bu değildir… Mesele, BM Güvenlik Konseyi’nin KKTC’yle ilgili almış olduğu kararlardır.

    1983’te BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararlarla, KKTC’nin tanınmaması çağrısı yapılmıştır ve bu kararları delecek, karşı çıkacak bir ülke yoktur. BM Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymamak, o ülkelere çok şeyler kaybettirecektir çünkü, bunu göze alamıyorlar.

    Dünya yüzünde KKTC’yi tek tanıyan ülke Türkiye’dir ama Türkiye de uluslararası organizasyonlardan dışlanmaktan çekinmektedir. O nedenle örneğin KKTC ile spor müsabakası yapmamaktadır.

     Türkiye, kendisinin organize ettiği bazı etkinliklere KKTC’yi dahil edememektedir, çünkü diğer katılımcıların itirazları ile karşılaşmaktadır.

     Uluslararası kararlar Türkiye’yi de bağlamaktadır ve aslında Türkiye, KKTC’yi tamamen değil kısmen tanımaktadır.

     Kulağa hoş gelmiyor, biliyorum ama bunlar gerçeklerdir.

     Ülkeyi yönetenler bu gerçekleri illaki kabul etmek istemiyor, bir hayli lâf kalabalığı yapıyor ama siz kabul etmeseniz de gelip yüzünüze böyle çarpıyor işte.

     Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sporcularımızın, gençlerimizin yer almadığı oyunların açılış törenine katıldığı için doğal olarak eleştiriliyor. Sonra da eleştirilere kızıyor ama bu halkın sorunlar içinde ezildiğini, bunaldığını, bunca sorun içinde gençlerimizin dünyaya açılma fırsatlarından yoksun olmanın üzüntüsü ve öfkesi içinde olduğunu göremiyor.

     Zannediyorlar ki nutuk atmakla, lâf kalabalığı yapmakla insanları kandıracaklar…

     UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, “Konya’da gerçekleşecek İslami Dayanışma Oyunları, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler arasında düzenlenen bu çok sporlu organizasyona ise maalesef katılamıyoruz. Belki de gerekli lobi çalışmasını yapıp, ilgili yasa ve tüzükler incelenip resmi başvurular yapılsaydı ve 9 Ağustos tarihi gelmeden neden katılamayacağımız hukuken ve siyaseten sorgulansaydı, bugün bu organizasyonda gençlerimiz yer alabileceklerdi” dedi.

     Peki bunu kim yapacaktı? Hede çok eskiye gitmeyim ama son üç yılı aşkın süredir UBP hükümettedir? Niye yapmadınız? Siz bunu kime söylüyorsunuz? Kendi kendinize mi? Kimi eleştiriyorsunuz? Yoksa özeleştiri mi yapıyorsunuz? Özeleştiri yapıyorsanız da daha net olun…

     Boşuna kimse kimseyi kandırmasın, bu ülkede bir çözüm olmadıkça dünya bize kapalı olacak, hep böyle organizasyonlar olduğunda üzüleceğiz. İhracat yaparken de zorlanacağız, bin bir zorluk içinde, yollar bulmaya çalışacağız…

     Kıbrıslı Türkler, fertler olarak AB vatandaşı sayıldığı için dışa daha rahat açılıyor, AB ülkelerine vizesiz gidiyor, gençler Avrupa üniversitesinde burslu eğitim görüyor, halkımız bazı fonlardan yararlanıyor yani bazı AB olanaklarından faydalanarak biraz nefes alıyor ama bu, hiçbir zaman yeterli olmayacak.

    Diyeceğim o ki; KKTC kurulalı 39 yıl oldu, Kıbrıs’ta bir çözüm olmadıkça nice 39 yıllar daha “tanınmamışlıktan” dolayı benzer olumsuzlukları yaşayacak bu ülke insanı… Acı ama gerçek bu…  

DİĞER YAZILARI
10/08/2022 23:15
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Kıbrıs’ta bir çözüm olmadıkça Kıbrıslı Türkler, uluslararası organizasyonlarda yer alamayacak
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.