Kim derdi, bir anda her şeye ara vereceğiz diye?

25 gün önceki gazeteler sanki başka bir dünyayı yazıyordu

ads ads ads
24/03/2020

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Bazı araştırmalar yapmak için eski gazeteleri karıştırırken, geçmişteki bazı olaylara ve açıklamalara tebessümle bakarız. Uzun yıllar geçse de de hiç değişmeyen sorunlar vardır ama genelde bugün önemini yitirmiş, eski haberlere, geçmişe bakmak hep ilginç gelir insanlara…

   Eski, tozlu arşivlere baktığınızda; geçmişte yöneticilik yapan kişiler bugün emekli olmuştur ya da hayatını yitirmiştir. Geçmişte hiç gerçekleşmeyeceği sanılan şeyler bugün çok rahat yapılabilmektedir. Geçmişte sorun olarak bakılan bazı şeyleri bugün önemsemiyoruzdur bile belki.

   Fotoğraflarda gördüğünüz kentlerin bile çok değiştiğine tanı olursunuz. Tabii en eğlencelisi de öngörüleri test etmektir. Geçmişte tahmin edilen şeylerin bugün ne kadar gerçekleştirildiğine bakmak, gerçekten hoştur…

   Örneğin, 1999’da Kıbrıs’a bir konferans için gelen gazeteci Mehmet Altan’la röportaj yapmıştım ve bana; “Bir çözüme ulaşılmadan Kıbrıs’ı Avrupa Birliği’ne almazlar” demişti. Bu demeci KIBRIS Gazetesi’nin ön sayfasından da vermiştik ama Mehmet Altan’ın öngörüsü tutmadı… Gazete arşivlerinde buna benzer yığınla tutmayan tahmin var…

   Gazete haberleri doğal olarak dönemine göre önemlidir. Gelecekte araştırma yapanlar, bugünleri inceleyenler için bugünün haberleri ya da her dönemin haberleri ciddi bir kaynaktır, fikir vericidir ama çoğu insan için dönemi geçti mi gazete sayfası üzerindeki haberler bir yazıdan ibarettir…

   Ancak benim için ilginç bir şey oldu. Evdeyiz diye biraz tertip yapayım dedim. Tertip yaparken çok eski değil, daha yaklaşık bir ay önceki gazetelerdeki haberlere gözüm takıldı… Ne ilginçtir ki 25- 30 gün önce haber yaptığımız, üzerinde tartıştığımız konuları, sorunları koronavirüs salgını nedeniyle gündemimizden düşürdük.

   Bugün kimse o sorunları konuşmuyor, hayatımızın pratiklerini erteledik, ara verdik… Kim derdi böyle olacağını? Ne trafiği, ne çevre sorunlarını, ne iş kazalarını, ne kayıt dışılığı, ne artan polisiye olayları, artan şiddeti, ne eğitimdeki sorunları, ne sağlıktaki sorunları konuşuyoruz…     

   Turizmi etkileyecek en küçük soruna bile hassasiyetle eğiliyorduk, “tek turist kaçırmamalıyız” diyorduk, koronavirüs turizmi olduğu gibi bitirdi. Hem de yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada…

   “Üniversite enflasyonu yaratmayalım, hiçbir üniversitede sorun yaşanmasın, çünkü genel olarak tüm üniversitelerimiz zararını görür, Türkiye’de ve diğer çevre ülkelerde çok sayıda üniversite açıldı, rekabete hazır olmalıyız” diyorduk, bugün üniversiteleri virüs nedeniyle kapatmak zorunda kaldık…

   “Uçak bileti fiyatları çok yüksek” diye isyan ediyorduk, virüs nedeniyle giriş- çıkışlar kapatıldı, uçaklar hiç uçmaz oldu…

   İşçiye asgari ücretin yetmediğinden, özel sektörde birçok işçinin zor şartlarda çalıştığından söz ediyorduk, daha yaklaşık 20- 25 gün önce ülkedeki kaçak işçiler eylem bile yapmıştı. Şimdi ise işçiler evde işsiz ve durumları daha da zor…

    Daha 20 gün öncesine kadar Rum lider Nikos Anastasiadis 4 sınır kapısını kapattı diye eylem yapmıştık, şimdi tüm kapılar kapandı hatta havayolu bile ama şikayet etmiyoruz, bu tedbiri yerinde buluyoruz… Koronavirüsten korunmak için yerinde bir tedbir olarak görüyoruz… Örnekleri çoğaltabiliriz…

    Hani kişisel olarak çok ciddi bir sağlık sorunumuz olur da gözümüzde hiçbir şey kalmaz, sanki dünyadaki her şey bizim için önemini kaybeder de içimize kapanırız ya, işte bu duyguyu şu anda toplumsal olarak yaşıyoruz, hatta evrensel olarak tüm insanlık yaşıyor.

    Kim derdi her şeye ara verip evimize kapanacağız ve salgının geçmesini bekleyeceğiz diye? Kim derdi gerek hayatın bize dayattığı zorluklardan, mecburiyetten, gerekse durumumuz iyi olsa bile bitmek bilmez hırslarımız ve daha fazla kazanma arzumuz nedeniyle dur otur bilmeden, hayatın güzelliklerine, yakınlarımıza önem vermeden deli gibi çalışmaya ara vereceğiz diye?

    Koronavirüs adeta bize “kendine gel” dedi, dünyaya başka gözlerle bakmamızı sağladı. Peki insanoğlu bundan dersler alacak, daha hassas davranacak, dünyayı daha yaşanır dizayn edecek mi? Hiç sanmam… İnsanoğlu nice salgınlar, nice savaşlar, nice felaketler gördü de akıl koymadı. Bu sorunu da atlattığında emin olun ki aynı hırsla yine eski temposuna dönecektir herkes…

DİĞER YAZILARI
24/03/2020 19:23
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ali Baturay, köşe yazısı, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.