HABER KIBRIS

KKTC Yönetilebilir olmaktan çıktı…

ads
18/12/2018


Hüseyin Ekmekci


Ülke, yönetilebilir olmaktan çıktı…

Kocaman bir dünya…

Kocaman okyanuslar…

Küçük bir deniz, Akdeniz…

Akdeniz’de küçük bir ada…

O adanın da yarısının yarısı bizim yönetimimizde…

Ama,

  • “Biz yönetemeyiz…”

  • “Bizden bir şey olmaz…”

  • “Bizi bırakmazlar…”

  • “Hayır etmeyik…”

  • “Yok olacayık…”

  • “Nüfusumuzu bilmeyik…”

Bir öğrenilmiş çaresizliktir da gider…

Ve maalesef ve maalesef kabulleniyoruz.

Bizim bahanelerimiz de hazır…

  • “Rumlar bırakmaz…”

  • “Ankara bırakmaz…”

  • “Rumlar hatalı…”

  • “Ankara hatalı…”

Ya da…

  • “Rumlar daha iyi yapar…”

  • “Ankara daha iyi bilir…”

E biz neyiz?

Kimiz biz?

Biz ne işe yararız…

Kimse kusura bakmasın…

Çok şey de istemiyoruz…

Çözümün hemen şimdi olmayacağını biliyoruz…

Ankara’ya ilhak olunamayacağını da biliyoruz…

Ne kalıyor geriye?

Haysiyet…

Onur…

Budur yani… Çok da abartmayalım ama…

Daha iyi bir yönetimi hak ediyoruz.

Hiç kimse bize, “Ne yapalım, bu dönem de böyle geçecek” demesin.

Bu devlet, her ay 260 milyon TL maaş ödüyor…

10- 15 milyon TL civarında da ek mesai…

Ve 15 milyon TL civarında da hizmet alımı…

Ve hastanesinde, hapishanesinde, okulunda…

Temizliği, güvenliği, beslenmesi de hizmet alımı…

Kamunun “hizmet sağlaması için” ödediği aylık 300 milyon TL civarında bir kaynağın karşılığı mı yaşadıklarımız.

İstediğimiz aslında, “kamu kaynaklarından ödenen 300 milyon TL’nin” karşılığını hizmet olarak almak…

 

Amaç bir, yol iki…


Ben ve benim gibi bir çok insan Kıbrıslı Türklerin kendi ayakları üzerinde duracağı bir yapıyı destekliyor.

Kendi ekonomisini yaratan…

Ayakları üzerinde duran…

Laik, demokratik, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir yapı…

Bu bizi, olası bir çözümle birlikte çok daha güçlü yapar…

Çözüm gecikirse de, (Ki daha uzun süre gecikecek gibi görünüyor) bu bizi ayakta tutar…

“Ayakları üzerinde durabilmenin” iki yolu var…

  1. Türkiye Cumhuriyeti kaynağı ile reformlar…
  2. Türkiye kaynağını dışlayarak, acı reçetelerle birlikte reformlar…

Reformlara da öcü muamelesi yapılıyor.

Yeter…

Reform dediğiniz şey, aslında kamu ve reel sektörün, daha verimli ve üretken olmasını sağlamaktan başka bir şey değil.

Halimize bakar mısınız?

Okullara öğretmen atamaktan aciz…

Hastaneye doktor göndermekten aciz…

Kamuya personel almaktan aciz…

Karakolda polis yok.

Hastanede hemşire yok…

Arazide işçi, yok.

Ama sorsan, bizim hiçbir hatamız yok.

Hem ekmek bütün…

Hem karın tok…

Ve çıkıyor bazı arkadaşlar diyor ki, “Türkiye parayı versin ama, karışmasın…”

Tercih bizim aslında…

Biz işimizi tam yapacağız…

Adil olacağız…

Adil bir gelir paylaşımı yaratacağız…

Yolumuzu…

Suyumuzu…

Telekomünikasyonumuzu…

Enerjimizi, sürdürülebilir, verimli ve en ucuz şekilde kullanacağız.

 

1 milyar TL…

Aynı şeyleri defa defa tekrarlamaya da gerek yok…

2019 bütçesinde 851 milyon TL açık var…

Reform Destek Ödeneği sistemi içerisinde bekleyen 960 milyon TL…

Geçtim Reform Destek Ödeneği’nden…

Yani ödenek almasak bile, bizim Kıb- Tek’te yeniden bir yapılanmaya ihtiyacımız yok mu?

Kamudaki çalışma saatlerini gözden geçirmeye ihtiyacımız yok mu?

Su yönetimi böyle mi devam edecek?

Eğitim, sağlık hizmeti böyle mi devam edecek…

Artık, birilerinin bize akıl vermesini beklemeden…

Yurt ve insan sevgisini öne çıkarmamız gerekiyor…

Kişiliğimizi kaybediyoruz…

Becerimizi kaybediyoruz…

“Sorumlusu çözüm istemeyen Rum…”

“Sorumlusu gelişmemizi istemeyen Ankara…”

Deyip rahatlıyoruz…

Aslında kendimize en büyük kötülüğü yapıyoruz…

Yazık ediyoruz arkadaşlar…

Özgüvenini yerle bir ettiğimiz bu küçük topluma…

Bu fakir topluma yazık ediyoruz…

En kötüsü de, en çok umut bağladıklarımızın, umutlarımızı tüketiyor olması…

Bu habere tepkiniz:
TAGS: KKTC Yönetilebilir olmaktan çıktı…, hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.