Lefkoşa'yı terk etme zamanı
22/02/2012
Başaran Düzgün
Hafta sonu, uzun süredir yapamadığımız sabah yürüyüşüne çıkmak için niyet ettiğimde oğlumun, “Lağım kokan bu şehirde daha ne kadar yaşayacağız” demesiyle irkildim.
O, aylarla sayılı kısa bir süre sonra terk edecek bu şehri de biz yaşamaya devam edeceğiz.
Sabahları lağım kokusuna uyanacağız.
Delik deşik yollarında arabalarımızla birlikte sinirlerimizi de harap edeceğiz.
Kaldırımsız caddelerde trafik kurbanı olmayalım diye çaba sarf edeceğiz.
Değil çiçekleri, koca ağaçları bile kurutan suyuna talim edeceğiz.
Ve son dönemde bir çöp bidonundan farksız hale gelen bu şehre katlanmayı sürdüreceğiz.
Samimi bir itirafta bulunayım.
Çocukluğumun son dönemi ve ilk gençlik yıllarımın geçtiği, her sokağında bir tanıdığın her noktasında bir anının biriktiği, Haşmet Gürkan’dan, Hizber Hikmetağalar’dan, Dr. Turhan Korun’dan geçmişini öğrendiğim kimin ne olduğunu bellediğim, o denli de sevdiğim ve hatta aşık olduğum bu şehri ilk kez terk etme duygusuna geçti içimden.
İlk kez bırakıp gitme travması yaşadım.
Yakın geçmişe kadar birçok ahbabın, dostun ve arkadaşın yaptıklarını ayıplayıp “niye gidiyorsunuz” diye celallenmemin üstüne bu kez ben aynı duruma düştüm.
Ve bu düştüğüm durumdan dolayı dehşete kapıldım.
***
Bir şey daha itiraf etmeliyim.
Herkes görevini yapar ve bu ülkeye hizmet eder.
Kişisel ilişkilerin tahammül ve hoşgörü sınırı vardır.
Kamusal görevlerde bulunanlara karşı da Kıbrıslının bir hoşgörü sınırı olagelmiştir hep.
Ben bu denlisini ilk kez gördüm ve yaşadım.
Zaman zaman yanlış bulmama ve hatta öfkelenmeme karşın sanki de “efsunlanmış gibi” yüz yüze geldiğimizde hep sempatik ve dost yanlısı buldum.
Attığı her adımda bir iyi niyet ve masumane bir taraf gördüm.
En kavgalı anda bile gülümseten ve hoşgörü yaratan bir duruş.
Ama buraya kadar Sayın Başkan.
Lefkoşa sevdalısı benim bile bu şehri terk etme gibi kötümser duygular gelip saplanmışsa zihnime.
Durup düşünmeniz, kendinizi yeniden değerlendirmeniz ve Hasan Hastürer’in deyimi ile önünüze beyaz bir sayfa açmanız için buraya kadar.
Lefkoşamız için buraya kadar.
***
Ve birkaç dost tavsiyesi;
Çalışanlarla derhal uzlaşın. Onlardır sizi ve Lefkoşa’yı içinde bulunduğu durumdan çıkaracak.
Eskisi gibi çıkıp sokaklarda gezin.
Lefkoşalının sevgisi ve tavsiyeleri epeyce işinize yarayacak.
Etrafınızdakilere dönüp bir daha bakın.
Ve kurtulabileceğiniz en kısa sürede kurtulun bazılarından.
Onlar hem sizi hem de Lefkoşa’yı tüketmektedirler.
Lefkoşa’nın kanını emmektedirler.
Neyi anlatmaya çalıştığımı çok iyi anladığınızı çok iyi biliyorum.
Birbirimize kendimizi anlatmanın alemi yok.
Lefkoşa bizi anlıyor…

















































































































































