''Maraş’ı BM’ye niye devredelim? BM ülke mi? Altyapı yapabilir mi?''

ads ads ads ads
04/08/2021

ads
ads
ads
''Maraş’ı BM’ye niye devredelim?  BM ülke mi? Altyapı yapabilir mi?''

  UBP Genel Sekreteri ve Mağusa milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının günümüz şartlarına göre revize edilmesi gerektiğini, çünkü eski kararlara göre eleştiriler, kınamalar yapıldığını belirterek, 1983 yılında 19 KKTC vatandaşı aileye Maraş’ta mal verilmek istenmesinden dolayı o günün şartlarına göre Maraş’ın BM’ye devredilmesi konusunda karar alındığını belirtti. Hasipoğlu, “O günün şartlarıyla bugünkü aynı mı? 1984 yılında Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) mu vardı?” diye sordu

    Hasipoğlu, 1984 yılındaki BM Güvenlik Konseyi kararının “Maraş’ı kapsamlı çözümü beklemeden açın”, “1974 öncesi sakinlerine iade edin” veya “BM’ye devredin” dediğini anımsattı.

    Hasiooğlu, “Biz de Taşınmaz Mal Komisyonu ile Maraş’ı kapsamlı çözümü beklemeden açıyoruz, 1974 öncesi sakinlerine iade edeceğiz. Taşınmaz Mal Komisyonu var diye artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gidilemez” dedi. Maraş’ı BM’ye iade etme konusuna ise karşı çıktıklarını ifade eden Hasipoğlu, “BM ülke mi? Altyapı yapabilir mi?” diye sordu.

   AİHM kararlarının KKTC iç hukuku ile uyum içinde olduğunu ifade eden Hasipoğlu, “BM’nin yapacağını ben devlet olarak yapacağım ve yasal sakinlerine devredeceğim. Geçmişte malların yasal sahiplerine verileceği hukuki bir mekanizma yoktu şimdi AİHM tarafından tanınan, Taşınmaz Mal Komisyonu aracılığıyla bir hukuki mekanizma var” dedi.

   Oğuzhan Hasipoğlu, Haber Kıbrıs Web TV’de yayınlanan Markaj programına katılarak, Ali Baturay’ın sorularını yanıtladı.

 “AB ve BM’nin verdiği sözler havada kaldı”

   Maraş’ın açılmasıyla ilgili alınan kararın ardından BM ve AB’den kınamalar gelmesiyle ilgili Türk tarafının eleştirildiği yönündeki bir soruyu yanıtlayan Hasipoğlu, şöyle konuştu: “AB’nin ve BM’nin Annan Planı süresince ve sonrasında verdiği sözler havada kaldı. Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların ve ambargoların kaldırılması konusunda açıklamalar yapıldı ancak bunlar BM Güvenlik Konseyi kararına dönüşmedi. 1984’te Maraş konusunda alınan karar üzerinde diretirken, 2004’ten sonraki gelişmeleri ve açıklamaları görmezden geliyorlar…”

“TMK, AİHM’e aykırı mıdır?”

   Maraş’ın açılmasını yıllarca Türk tarafının istediğine ancak Rumların reddettiğine işaret eden Hasipoğlu, “Biz üzerimize düşeni yaptık, onların üzerine de gidilsin. BM Güvenlik Konseyi kararını dikkate alarak, yüzde 3.5’luk alanı askeri bölgeden çıkardık ve mal sahiplerine verilmesi için adım attık. Taşınmaz Mal Komisyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne aykırı mıdır” diye sordu?

“BM kararına uygun açtık”

    BM ile sürekli görüş alışverişinde bulunduklarını anlatan Hasipoğlu, “1984 yılındaki BM Güvenlik Konseyi kararı, ‘Maraş’ı kapsamlı çözümü beklemeden açın’, ‘1974 öncesi sakinlerine iade edin’ veya ‘BM’ye devredin’ diyor. Biz de Taşınmaz Mal Komisyonu ile Maraş’ı kapsamlı çözümü beklemeden açıyoruz, 1974 öncesi sakinlerine iade edeceğiz. Taşınmaz Mal Komisyonu var diye artık AİHM’e gidilemez” dedi. Hasipoğlu, geçmiş BM kararlarının revize edilmesi gerektiğini vurguladı.

“TMK, 1984 yılında yoktu”

   1983 yılında 19 KKTC vatandaşı aileye Maraş’ta mal verilmek istenmesinden dolayı o günün şartlarına göre Maraş’ın BM’ye devredilmesi konusunda karar alındığını aktaran Hasipoğlu, “BM ülke mi? Altyapı yapabilir mi? BM, ‘ailelere verme bana ver yasal sakinlerine vereyim’ dedi. İçimizde ‘BM’ye devredilsin’ diyen muhalefet var. 1984 yılında TMK mı vardı?” diye sordu

“AİHM tarafından tanınan bir hukuki mekanizma var”

   Rum yönetiminin, Maraş’ı kaybetmenin üzüntüsü içinde olduğunu anlatan Hasipoğlu, “AİHM kararları bizim iç hukukumuz içindedir. Uluslararası hukukla uyum içindedir. BM’nin yapacağını ben devlet olarak yapacağım ve yasal sakinlerine devredeceğim. Geçmişte malların yasal sahiplerine verileceği hukuki bir mekanizma yoktu şimdi AİHM tarafından tanınan, Taşınmaz Mal Komisyonu aracılığıyla bir hukuki mekanizma var” ifadelerini kullandı.

“Yatırımcılarımız mal sahibinden satın alabilir”

   Maraş’ın bir kısmının açılmasıyla ekonomik faaliyetlerin de başladığını ifade eden Hasipoğlu, “Rumlar ve yabancılar malına gelecek. Belki bizim yatırımcılar da satın alacak. Oradaki inşaat çalışmalarını bizim müteahhitlerimiz yapacak. İnşaat sektörünün 40 yan sektöre katkısı var” şeklinde konuştu.

“Maraş’ta yerleşim bizim egemenliğimizde olacak”

  Kıbrıs konusunda toprak ve mülkiyet başlıklarının önemine dikkat çeken Hasipoğlu, “Bizim için önemli olan Kuzey’de Türklerin çoğunlukta olmasıdır ancak ortada bir mülkiyet hakkı var ve bunu çözmek için global takası önermiştik. Rum’a az toprak iade ederek tazminatla çözmek istedik. Maraş’ta yerleşim olacak ancak bizim egemenliğimizde olacak” dedi.

“Tazminat ve iadelerde kullanım kaybı tazminatı ödenmedi”

   Taşınmaz Mal Komisyonu’nun işleyişinden de bahseden Hasipoğlu, “Komisyona başvuranlar, tazminat alabilir, takas yapabilir veya iade alabilir. Tazminat aslında satın almadır. Rum, parasını alınca malından feragat ediyor. Tazminat ve iadelerde kullanım kaybı tazminatı ödenmedi. 47 yıl Maraş’ın kapalı kalmasının sorumlusu ben miyim? Kullanım kaybı istiyorlarsa ‘Hayır’ diyen Rum tarafına dava açsınlar” ifadelerini kullandı.

“Rumlar Maraş’ta, Türklerle ortaklık yapabilir”

   İade aldıktan sonra Rumların, Türklerle ortaklık yapabileceğini veya malını satabileceğini dile getiren Hasipoğlu, “Yüzde 3.5 açılırsa yüzde 96 buçuğa haksızlıktır. Emniyet ve altyapı çalışmaları için ilk etapta küçük bir bölge açıldı. Zamanla tamamını açmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Rum vasiliği Kıbrıslı Türklere zorluk çıkarıyor”

   Kapalı Maraş üzerinden Rumlara yol açtıklarını ancak Rumların Kıbrıslı Türklerin mallarıyla ilgili zorluk çıkardığını anlatan Hasipoğlu, “Güneyde Türklerin malları kamulaştırılıyor. Türklere imar hakkı vermiyorlar. Dava açılınca karar aşamasında emsal olmasın diye uzlaşıya gidiliyor. Kıbrıslı Türklere zorluk çıkarıyorlar” ifadelerini kullandı.

“Komisyona atanacak kişiler, Rum malı tutmamalı”

   TMK’nın iki üyesinin henüz atanamaması nedeniyle toplantıların yapılamadığıyla ilgili soruyu yanıtlayan Hasipoğlu, TMK’daki üyelerin belli bazı kriterleri taşıması gerektiği için münhal sürecinin uzadığını söyledi.

    Hasipoğlu, “Komisyona atanacak kişilerin 1974 öncesi Rum malı tutmaması gerekir. Kurulun toplanmaması dosyaların ilerlemesinde engel değil. Üyeler karar aşamasında toplanır” şeklinde konuştu.

“2004’ten sonra federasyon görüşmeyi bırakmalıydık”

 2004 yılından sonra federasyon görüşmeyi bırakmamız gerektiğini savunan Hasipoğlu, “17 yıl zaman kaybettik. Kosovalılar 2 yıl federasyon görüştü. BM kararını takmadılar ve 100 üzerinde ülke tarafından tanındı. Pakistan ve Azerbaycan dostluk grupları ile temaslar önemlidir tanınma öncesi bir adımdır” dedi.

04/08/2021 14:05
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: oğuzhan hasipoğlu
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.