Mavi, Yeşil ve Biz

ads
ads
20/02/2020

ads

Aybike Yektaoğlu Aybike Yektaoğlu


Loyola Üniversitesi’nde yapılan Maryland Çalışması’nda çıkan araştırma sonuçlarına göre ticaret, pazarlama, reklamcılık v.b. konularda birçok olgunun yanında renk algısı da çok büyük önem taşımaktadır. Her bir rengin kendine göre bir anlamı vardır. Pazarlanan ürünler tanınmış bir markaya aitse eğer, o markanın ismi geçtiği anda, zihinde ilk canlanan logosu ve rengidir. Yapılan araştırmalarda, renklerin kendilerine yüklenen ve farklı duyguları açığa çıkaran anlamları vardır. Bu anlamların araştırılması ve ortaya çıkarılması ile birlikte, renk algısına göre insanlar da farklı tepkiler göstermektedirler.

Ülkemizin az bir nüfusa sahip olması ile birlikte, toplumun renkler konusunda algısı dünya geneline göre çok hızlı değişebilmektedir. İstikrarlı olmayan süreçler dolayısı ile renklere istem dışı antipatiler de gelişebilmektedir. Ama doğadan gelen renklerin aslında burada bir suçu yoktur. Dünya genelinde araştırılmış ve üzerinde çalışmalar yapılmış renkleri başka sebepler ile istememekten doğan sonuçların da bir parçası olduğumuz aşikardır.

Başımızı yukarı kaldırdığımızda, eğer ki güneş çok parlak değilse, mavi bir gökyüzü, denizle buluşan kıyıları olan bölgelere gittiğimiz zaman ise, alabildiğine uzaklara giden bir mavilik karşılar bizi. Aslında su renksiz olduğu halde, gökyüzünün o rengi ile çok güzel bir mavisi vardır denizlerimizin. Dünya nüfusunun içerisinde bu mavilikleri göremeyen milyonlarca insan yaşamaktadır. Hayatında bırakın denize girmiş olmayı, yanından bile geçemeyen milyonlarca kişi yaşamaktadır. Bu kadar az nüfusu olan bir ülkede, elimizin altında inanılmaz bir cehver ile yaşayan minik bir toplumuz aslında.

Mavi, yapılan araştırmalara göre; dürüstlük, otorite, başarı, güven, dinginlik, resmiyet, sadakat, güç gibi anlamları barındıran bir renktir. Yaz aylarının vazgeçilmezidir bu mavi bizim için. Turizmin en büyük doğal sermayesidir de aslında. Yeşil ise diğer taraftan, daha farklı anlamlar taşımaktadır. Yenilenme, canlılık, doğallık, tazelik, uyum, sağlık, para ve yaşam. İki renk de aslında doğada en çok karşımıza çıkan renklerdir dünya genelinde. Adamızda alabildiğine mavilikler içerisindeyiz. Peki ya yeşil? Yenilenmeyi, doğallığı simgeleyen bu renk ile ne kadar buluşabiliryoruz bu adada? Çevre ve doğal yaşam konusunda tartışmalar, çalışmalar, yazılar üzerine bir istatistik yapılsaydı eğer, ortaya iyi bir araştırma sonucu çıkardı aslında.

Toplumun bir kesimi, gerek sivil toplum örgütleri altında, gerekse gönüllü topluluklar halinde her dönem veya yıl deniz kenarlarında çöp toplamaktadır. Sosyal medyanın etkin gücü ve görünürlüğün de çoğalmasıyla birlikte bu gruplar her yıl artış göstermektedir. Sorumluluk bilinciyle dinginlik ve huzur veren maviyi en güzel halinde bırakma çabasıyla. Turizm için basılan broşürlerden tutun da benzeri birçok tanıtım simgesi içerisinde “Yeşilada” en çok bilinenidir. Ama gerçek maalesef öyle değildir. Yeşil, taşıdığı anlamlar dolayısı ile mavinin yanında en çok görmeye ihtiyaç duyduğumuz renktir. Yenilenebilmek için, doğa için, canlılık için.

Bireysel değil, birlikte çalıştığımız, ekip olduğumuz ortamlar bizi daha ileriye taşır. Gelişmiş toplumlar bunun en bariz örneklerini oluşturmaktadır. Toplum olarak yeşilin hayat bulacağı hizmet anlayışına da ihtiyacımız vardır. Şimdi, hazır 24 Haziran’da bir fırsat varken, tam da zamanıdır. Alanında uzman kişilerle oluşturulacak projeler kapsamında yeşili sunmayanı, oksijeni önemsemeyeni, sıcağı kaale almayanı, bunlarla birlikte sosyal alanlar yaratmayanı eleyin. Bugünden itibaren yapılacak kapsamlı çalışmalar ile bu ada 5-10 yıl içerisinde mavi zenginliğinin yanında yeşil zenginliğine de kavuşacaktır. Talep etmeli, takip etmeli, sorumluluk almalı, peşinden gitmeliyiz. Yeni, doğal, taze, canlı ve gerçek bir “Yeşilada” için...

20/02/2020 17:11
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: aybike yektaoğlu
MANŞETLER

HK Aybike Yektaoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.