Mete Feridun yazdı: “Kredi kartı kullanımının artması alım gücünün düşmesini yansıtıyor olabilir”

ads ads ads ads
19/04/2024

ads
Mete Feridun yazdı: “Kredi kartı kullanımının artması alım gücünün düşmesini yansıtıyor olabilir”

Bir dönem İngiltere Merkez Bankasında da görev almış olan, Doğu Akdeniz Üniversitesi Finansal Düzenleme ve Risk Yönetimi Merkezi Başkanı ve Bankacılık ve Finans Bölümü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mete Feridun, kredi kartı kullanımına ilişkin açıklanan rakamlarla ilgili görüşlerini paylaştı.

Feridun, Bankalar Birliği Başkanı Olgun Önal’ın kredi kartları kullanımıyla ilgili sosyal medya üzerinden paylaşmış olduğu rakamları yorumlayarak özellikle kredi kartı ile yapılan ödemeler artarken toplam kredi kartı alacaklarının sadece %1’inin sorunlu olmasını dikkatle incelenmesi gereken bir istatistik olarak değerlendirdi. Feridun, kredi kartı kullanımının artmasından çok, kart kullanan tüketicilerin yüzde kaçının ay sonunda borcunun tamamını ödeyebildiği, kaçının ise ancak asgari ödeme tutarını ödeyerek borç sarmalına girdiğinin önemli olduğunu söyledi. Feridun, kredi kartı kullanımı rakamları artarken, kredi kartı alacaklarının sadece %1’i kadarının sorunlu olmasının finansal sistemdeki sıkıntıların hasıraltı edilmekte olduğunu da gösteriyor olabileceği şeklinde bir uyarıda bulunarak gelecekte sıkıntı yaşanmaması için rakamların ve tüketici tercihlerinin ardındaki dinamiklerin kapsamlı bir şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi. Feridun, kredi kartı alacaklarının sadece %1’inin sorunlu olmasından ekonominin yolunda gittiği ve insanların kredi kartı borçlarını öderken sıkıntı yaşamadığı sonucunu çıkarmanın objektif bir değerlendirme olmayacağını ve kredi kartı harcamalarının artmasının vatandaşın alım gücünün düşmesinin bir yansıması olabileceğine dikkat çekti. 

“Toplam kredi kartı alacaklarının sadece %1’inin sorunlu olması dikkatle incelenmesi gereken bir veri”

Kredi kartı ile yapılan ödemeler artarken toplam kredi kartı alacaklarının sadece %1’inin sorunlu olması insanların kredi kartlarını bilinçli kullandıklarını gösterme açısından ilk bakışta olumlu bir istatistik. Bildiğim kadarıyla diğer ülkelerde bu rakam ortalama olarak genellikle %3-5 civarında. Kriz dönemlerinde bu rakam daha da yükselebiliyor. Ülkemizde toplam kredi kartı alacaklarının sadece %1’inin sorunlu olması dikkatle incelenmesi gereken bir very. Bu rakamın düşük olması yanıltıcı olabilir çünkü bu bize kredi kartı kullananların borcunun tamamını ödeyip ödeyemediklerini ve finansal sıkıntı yaşayıp yaşamadıklarını göstermez. Bu borçların “sorunlu” olarak sınıflandırılması bankalar açısından yapılan bir sınıflandırma ancak kredi kartı müşterileri açısından durumun ne olduğunun incelenmesi gerekir. Bir kredinin banka açısından sorunlu sayılmaması müşteri açısından da herşeyin yolunda gittiği anlamına gelmez.

“Kredi kartı kullananların yüzde kaçının ay sonunda borcunun tamamını ödeyebildiği önemli”

Kredi kartı kullanımını ekonomik aktivitelerdeki canlılık şeklinde değerlendirmek mümkün olduğu gibi geçim sıkıntısının bir yansıması olarak da değerlendirmek mümkün. Şu an için kredi kartı alacaklarının sadece %1’inin sorunlu olması bize insanların ay sonunda ödemeleri gereken asgari tutarı ödeyebildiğini gösteriyor. Ama önemli olan istatistik kredi kartı kullananların yüzde kaçının ay sonunda borcunun tamamını ödediği, kaçının ise ancak asgari ödeme tutarını ödeyerek borç sarmalına girdiğidir. Bir müşteri asgari tutarı ödediği müddetçe bu sorunlu bir kredi olarak istatistiklere yansımıyor olabilir ama bu kredi kartı kullanıcısının borcunu ödeme gücüyle ilglili yaşadığı sorunun giderildiği anlamına gelmez. Rakamların daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesinde fayda var. Kredi kartı kullananların yüzde kaçının ay sonunda borcunun tamamını ödeyebildiği önemli. Tüketici davranışlarının ardındaki sebepleri sadece birkaç rakama bakarak yorumlamak yanlış olur.

“Kredi kartı kullanımının artmasından insanların kredi kartı borçlarını öderken sıkıntı yaşamadığı sonucunu çıkarmak yanlış olur”

Bilindiği gibi bankaların tercih ettiği müşteri profili kredi kartı borcunu ay sonunda tam olarak ödeyen değil asgari tutarı ödeyenlerdir. Bankalar açısından avantajlı olan bir gelişme mutlaka müşteriler açısından da avantajlı bir durumu yansıtıyor olmayabilir. Kredi kartı alacaklarının sadece %1’inin sorunlu olmasından ekonominin yolunda gittiği ve insanların kredi kartı borçlarını öderken sıkıntı yaşamadığı sonucunu çıkarmak objektif bir değerlendirme olmaz. Kredi kartı kullananların yüzde kaçının ay sonunda borcunun tamamını ödeyebildiği ve bu trendin ne yönde olduğunun da incelenmesi gerekir. Kredi kartı kullanımı artarken, kredi kartı alacaklarının sadece %1’inin sorunlu olması finansal sistemdeki sıkıntıların hasıraltı edilmekte olduğunu da gösteriyor olabilir. Özellikle mevcut enflasyonist ortamda borçların ötelenmesi ve yüksek faizlerle karşı karşıya kalınması iyi bir gösterge değil. Bu bakımdan gelecekte kredi kartı borçlarının ödenmesi konusundan ciddi bir sıkıntı yaşanmaması için rakamların ve tüketici tercihlerinin ardındaki dinamiklerin kapsamlı bir şekilde incelenmesi gerekir.

“Kredi kartı harcamaları vatandaşın alım gücünün arttığını göstermez”

Açıklanan rakamlar ülkedeki ekonomik aktivitelerde bir canlılık olduğu sonucuna varmak için bence yeterli bir veri değil. Daha doğrusu, “ekonomik aktivitelerde canlılık” ifadesi kulağa sanki ülke ekonomisindeki sorunları ve vatandaşların geçim sıkıntısını göz ardı eden bir yorum gibi geliyor. Kredi kartı harcamaları vatandaşın alım gücünün arttığını göstermez. İşyerlerinin kart kullanılarak yaptıkları mal ve hizmet satışlarına ilişkin rakamlar elbette ki ekonomik aktiviteyi yansıtıyor ama bunun kaçta kaçı yabancıların yapmış olduğu harcamalardan oluşuyor bu da önemli. Yani kredi kartı ile yapılan harcamalardaki artışın kaynağına da bakmak lazım. İdeal olan ekonominin yolunda gittiği bir süreçte kredi kartı kullanımının artmasıdıri. Ekonomi kötğye giderken, alım gücü erirken kredi kartı kullanımının artması endişe verici bir gelişmedir.

“Kredi kartı ile yapılan ödemelerin ne kadarının yabancılar tarafından gerçekleştirilmiş olduğu da önemli”

Aynı yerel kart kullanıcıları mı zaman içerisinde daha çok kredi kartı kullanmayı tercih etmiş yoksa son dönemde yurt dışından gelenlerin harcamalarında mı bir artış gerçekleşmiş bu da önemli bir detay. Anladığım kadarıyla yabancı kredi kartları ile yapılan harcamalar da bu rakamlara dahil - örneğin Güney’den gelenlerin özellikle benzin alırken yapmış oldukları ödemeler sayesinde mi kredi kartı harcamaları yüksek görünüyor ve bu ekonomik canlılık olarak rakamlara yansıyor buna da bakmak gerekiyor. Yabancıların yapmış olduğu harcamalar hem enflasyonu körüklemekte hem de bize mevcut ekonomik koşulları sağlıklı değerlendirecek veriler sunmamaktadır. Dolayısıyla yabancıların yapmış olduğu harcamalarla yerli tüketicilerin yapmış olduğu harcamaları ayrı değerlendirmek gerekir.

 

“Kredi kartı kullanımındaki artış nakit ödemede yaşanan sıkıntılardan kaynaklanıyor olabilir”

Kredi kartı kullanımındaki artış yerel müşterilerden kaynaklanıyor olsa dahi bence kredi kartı kullanımındaki artış bize ekonomik aktivitelerdeki canlılıktan çok insanların nakit ödeme yapama konusunda ekonomik veya lojistik açıdan bir sıkıntı yaşamakta olduğunu ve mecburiyetten dolayı kredi kartı kullandıklarını da gösteriyor olabilir. Kredi kartı kullanımındaki artışın önemli bir sebebi hala daha en yüksek banknotun 200 TL olması olabilir. Yanında yüksek miktarlı nakit taşımak istemeyenler ve mobil bankacılığı tercih etmeyenler mecburen kredi kartı ile ödeme yapmak durumunda kalıyorlar. Yani kredi kartı ile ödeme bir tecihten çok bir mecburiyetin de yansıması şeklinde değerlendirilebilir. Bu bakımdan ileriki dönemde kısa süre önce kullanıma giren bir ödeme kanalı olan 7/24 EÖS’ün sağladığı kolaylıkla özellikle mobil bankacılık üzerinden bu ödeme yönteminin yaygınlaşması da beklenebilir. İşletmeler açısından kredi kartı kullanımın artması yerine çok daha düşük maliyetli bir yöntem olan 7/24 EÖS’ün tercih edilmesi çok daha avantajlı olur. 

“Ödemelerde kredi kartı kullanılmamasını mutlaka kayıtdışılıkla bağdaştırmak hatalı olur”

Kredi kartı kullanımı ekonomide kayıtdışılığı önleme ve vergi gelirlerinin artması açısından da çok önemli. Ancak, ödemelerde kredi kartı kullanılmamasının mutlaka kayıtdışılığı beslediğini düşünmemek gerekir. Birçok işyerinde, özellikle yüksek fiyatlı bir ürün alacağınız zaman kredi kartı ile ödeme yapmamanız durumunda size büyük bir indirim yapıyorlar. Hangi işyeri ile konuşsanız kredi kartı komisyonlarının ve POS cihazlarının masrafının ne kadar yüksek olduğunundan şikayet ediyorlar. Yani işletmelerin motivasyonu vergiden kaçınmak olduğu kadar aynı zamanda da yüksek banka masraflarıdır.

“Kredi kartı kullanımının avantajları ve dezavantajlarını tek taraflı olarak değerlendirmekten kaçınmak gerekir”

Nakit ödeme yapıldığı zaman uygulanan ciddi indirimlere rağmen insanların kredi kartı ile ödeme yapmayı tercih etmesi araştırılması gereken bir durum. Demek ki ortada ödeme gücüyle ilgili ötelenen bir sorun var. Kredi kartı dışındaki ödeme yöntemlerinin kayıtdışılığı teşvik ettiği düşünülebilir ama işletmeler genellikle nakit yerine banka transferiye ödeme de kabul ediyorlar. Bu bakımdan kredi kartı ile ödeme yapılmamasının mutlaka kayıtdışılığı destekleyeceği iddiasında bulunmak yanlış olur. Nitekim 7/24 EÖS’ün de kayıtdışılığı önleyeceği açıklanmıştı. Ödemelerde kredi kartı kullanılmamasını mutlaka kayıtdışılıkla bağdaştırmak hatalı olur. Kredi kartı ile yapılan ödemelerin işletmeler için vergiler kadar olmasa da ciddi bir maliyet yaratmakta olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Dolayısıyla kredi kartı kullanımının avantajları ve dezavantajlarını tek taraflı olarak değerlendirmekten kaçınmak gerekir.

19/04/2024 11:36
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
ad
TAGS: Mete Feridun
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.