Müzakerelerde toprak konusunda dikkate alınması gereken gerçekler
30/10/2016
Orhan Aydeniz
Toplumlar arası çözüm müzakerelerinde olası çözümden sonra adadaki Türk nüfusunun ¼ oranında olmasının kabul edilmesinden cesaretlenen Rum tarafının, toprağın paylaşımında da bize adanın kuzeyinde %25 oranında bir alan teklif etmek niyetinde olduğu anlaşılmaktadır.
Herhalde Rum tarafı nüfus’ ta ¼ oranı kabul edildiğini ön sürerek, toprak paylaşımının da bu orana göre yapılmasını talep edecektir.
Ancak Toprak konusunda, Rumların nüfuzdaki gibi ¼ oranında paylaşılmasını talep etmesi kabul edilemez.
Çünkü, toprak alanı belirlenirken ekonomik değeri, tarıma elverişliliği ve istihdam durumu dikkate alınmalıdır.
Türk tarafına sadece doğal yaşam alanı olan Beşparmak dağları ile, bilimsel kriterlere göre çöl sayılan Mesarya ovasının bırakılması, ekonomik bakımdan yok olmamıza ve bu topraklardan göç etmemize zemin hazırlayacaktır.
Aslında adada iki halkın ayrılmasına sebep olan savaşı başlattığı için, suçlu olan Rum tarafından savaş tazminatı talep etmemiz gerekirken, bir de üstünden toprak vermemiz ve ödüllendirmemiz mantıken yanlış olup, dünyada görülmemiş bir davranış biçimi olacaktır.
Bunun yanında halen kontrolümüz altında olan alan, bizim ada üzerindeki hakkımızın da altındadır.
Kıbrıs’ta arazi miktarının dağılımı:
Tüm tarım arazisi : 3,435,000
Çalılık ve tarıma uygun olmayan arazi: 1,095,000
Köy sınırları içinde bulunan hali ve mera arazisi:609,000
Orman alanı: 1,296,000
Yerleşim yerleri, yollar ve dereler: 480,000
Türklere ait tapulu tarım arazisi miktarı:%26
Vakıflara ait arazi miktarı :%14
(Kıbrıs Vakıf mallarını araştırma ve değerlendirme Projesi yöneticisi Prof.Nazif Öztürk’ün arşivlerdeki belgelere dayanarak elde ettiği sonuca göre Kıbrıs’ın %14’ü Vakıf malıdır)
Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde vakıf malları %6
Orman, hali, mera ve yerleşim yerlerinde payımıza düşen arazi alanı da dikkate alındığı zaman Rum’dan daha arazi talep etmemiz gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Toprak ayarlaması yapılırken, Türk halkının en önemli istihdam alanının sulu tarım oluğu, mutlaka dikkate alınmalı.
Bu nedenle sulu tarıma elverişli olan ve başlıca sebze meyve üretim bölgemiz olan Güzelyurt Rumlara verilmemeli.
Aksi halde çok sayıda Türk geçim kaynağını kaybedip işsiz kalacak . Sebze ve meyve ihtiyacımızın karşılanmasında başkalarına bağımlı olacağız. İhracat ürünümüz olan patates ve turunçgil üretim alanımız olmayacak.
Su temin edilmesi durumunda bile, aşırı tuzlu ve killi olan Mesarya topraklarında başarılı üretim yapılabilmesi, özellikle küresel iklim bozukluğunun şiddetinin de artması nedeniyle, oldukça zorlaşacak ve ekonomik olmayacak.
Sonuç olarak Rum tarafının internete servis ettiği haritada gösterilen alanı bize teklif edilmesi ve tarafımızdan kabul edilmesi, ekonomik yıkımımıza ve adadan göç etmemize zemin hazırlayacaktır.
- Adım adım Girit senaryosunun uygulanmasına çalışılıyor
- ‘Şimdi birleşelim’
- Kalkınabilmek için yabancı yatırımlara muhtacız
- Gurbetteki Türklere acilen sahip çıkmalıyız
- Umursamaz yönetim anlayışından vazgeçilmeli
- Kıbrıs sorununun çözümünde anahtar Türkiye’dir
- Orman yangını felaketi ile karşılaşmadan önlem alınmalı
- Yan yana yaşamak, her iki halkın yararınadır
- Barış istismar edilmemesi gereken ulvi bir değerdir
- Hak arama eylemlerinde vatandaşlar mağdur edilmemeli
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































