HABER KIBRIS

Müzakerelerin başında statü konusunda karar verilmeli

ads
21/02/2018


Mete Tümerkan


Kıbrıs sorunu bugüne kadar hep Kıbrıslı Türkleri mağdur etti.

Çözümsüzlüğün yarattığı belirsizlik ortamı, Kıbrıslı Türklerin yaşamını olumsuz bir şekilde etkiledi.

Dünyadan kopuk devam edip giden yaşam uygulamada birçok yanlışı da beraberinde getirdi.

Belirsizlik koşulları siyasi tercihleri etkiledi.

Sürdürülebilir bir ekonomik yapının kurulması için atılması gereken adımların önünde engel oldu.

Günün sonunda çözümsüzlüğün Kıbrıslı Türklere faturası çok ağır oldu.

Artık bu mağduriyeti bitirecek adımlar atmak lazım.

1974 sonrası dönemde, 1977 ve 1979 yıllarında imzalanan doruk anlaşmaları ile birlikte, adada iki tarafın siyasi eşitliği temelinde iki bölgeli federal çözüm bulunması için hedef konuldu.

Bu hedefe ulaşılabilmesi için kırk yılı aşkın bir süredir BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde görüşmeler yapıldı.

Gün oldu, Annan Planı sürecinde olduğu gibi ortaya konulan çözüm modeli halkların eş zamanlı referandumuna sunuldu, gün oldu 1960 Cumhuriyeti kurulduktan sonra ilk kez Kıbrıs Konferansı toplandı.

Ama her defasında çözüm çabaları sonuçsuz kaldı.

Masa bir şekilde devrildi.

Bu süreçlerde çözüme engel olan taraf da hep Rum tarafı oldu.

Bu arada ilgili tüm taraflar masadan kalkarken masaya oturmadan önceki statüleri ile yola devam ettiler.

Kıbrıs Türk tarafı için durum farklı oldu.

Masaya eşit statü ile oturan Kıbrıs Türk tarafı, masadan kalkarken herhangi bir statüye sahip olmadan kalktı ve belirsiz koşullara geri döndü.

Rum tarafı 1963 sonrası gasp ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti ünvanı ile yoluna hep devam etti.

Tabii ki bu arada Kıbrıs Türkü çözümsüzlüğün bedelini ödemeyi sürdürdü.

Kıbrıs Türkü, belirsizlik ortamının yarattığı daha başka birçok kriz ve tartışma ile de baş başa kaldı.

Gelinen aşamada, Güney Kıbrıs’ta başkanlık seçimlerinin yapılmasının ardından gözler yeniden BM’ye çevrildi.

Genel beklenti müzakerelerin yeniden başlaması yönünde…

Ancak, görünen o ki, müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için daha yapılacak çok iş var.

Ama bu yapılacak işlerden başka çok daha önemli bir mesele var.

O da, bundan sonra Kıbrıs sorununa çözüm bulma arayışlarında işin başında süreç yine başarısızlıkla sonuçlanacak olursa, Kıbrıs Türklerinin statüsünün ne olacağına karar verilmesi gerektiğidir.

Müzakereler ancak bu koşulun yerine getirilmesi ile yeniden başlamalıdır.

Ve kesinlikle bu bir ön koşul olarak görülmemelidir.

Kıbrıslı Türkler devam edip gitmekte olan çözümsüzlük ve belirsizlik nedeni ile ciddi bedeller ödemiştir.

Ve artık daha fazla bedel ödeyecek durumda da değildir.

Kıbrıs Türkleri müzakerelerin başında süreç yine başarısızlıkla sonuçlanacak olursa statüsünün ne olacağını bilme hakkına sahiptir.

Kıbrıslı Türklerin daha fazla mağdur olmaması için bu konuda bir şey yapılmak zorundadır.

Annan Planı süreci kuru sözlerin bizi bir yere götürmediğini gösterdi.

Cenevre’deki Kıbrıs Konferansı’nda Türk tarafı çözüm için üzerine düşeni yaptı ama Rum liderliği Annan Planı sürecinde olduğu gibi çözüme engel oldu.

Bedeli ise Türk tarafı ödemeye devam ediyor.

Artık buna bir son verilmelidir…

ads
Bu habere tepkiniz:
TAGS: Müzakerelerin başında statü konusunda karar verilmeli, Mete Tümerkan
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems