HABER KIBRIS

Ne Fikret’miş arkadaş… O’nun adına utanalım

ads
03/01/2019


Hüseyin Ekmekci


O batırdıkça, değeri arttı

 

CAS ile ilgili Başbakanlık Denetleme Kurulu bir rapor hazırladı.

Ama ne rapor…

Olacak gibi değil…

Bir ihmalin, bir değeri nasıl yok ettiğini o rapora bakarak daha iyi anlıyoruz…

Hani, CAS’ın kötü yönetildiğini biliyoruz.

Çıkar için kullanıldığını biliyoruz…

Ama bilmediklerimiz vardı, öğrendik…

Siyaset, kendisine ait olmayan bir kurumu kurtarmak için “çırpınıp” durmuş.

Devlet “burası benim” dedikçe, orayı çiftlik gibi kullanan CAS yönetimi ise, “Hayır” demiş.

Ama her sıkıştığında da “para ver devlet baba” demiş.

Özellikle Fikret Çavuşoğlu, CAS Müdürü olduktan sonra yaşananlar, inanılmaz.

Fikret Çavuşoğlu ismi, “Siyasetin emir eri” olarak, KTHY’nin son evresinde de karşımıza çıkmıştı.

Devlet ihalelerine katılan, oralardan beslenen, ama UBP’ye olan yakınlığı ile de, “hep bir arpalıkta” kendine yer bulan bir abimiz.

Emeği de pahalı…

Çok pahalı…

 

Akıl sır erdirmek mümkün değil

CAS’ın bugününe bakarak, geçmişi, daha iyi anlamak mümkün değil.

KTHY batmış, yer hizmetleri şirketi ise ortada kalmıştı.

O’nu yüzdürmek için de formül geliştirildi.

DP’ye yakın bir isim olan Güvenç Cantaş, “emanetçi ve devretmeye hazır” olduğunubelirten bir uzlaşı ile şirket hissedarı oldu.

Devretmeye de hazır…

Devir için de şirkete para ödendi…

Ama devir falan yok.

Güvenç Cantaş, halen hisse devrine hazır.

Zaten “emanetçi” kendisi.

Sorun, daha sonrasında gelişen olaylarda.

Para ödenmiş, devir alınmamış.

Yetmemiş, partizanca oraları kullanılmış.

Yetmemiş, kayıp kaynak var…

Arpalık bildiğiniz.

 

Başrolde Fikret amca…

Başrolde yine “siyasetin emir eri” Fikret Çavuşoğlu…

CAS’a atandığında kendi aramızda espri yapmıştık:

“Hah, CAS’ı batırmak için gönderdiler…”

Ne bilelim, şakanın gerçek olacağını?

Ama sadece CAS’ı batırmakla kalmamış bu “kötü yönetici”, “siyasetin emir eri…”

Türlü cingözlüklere de el atmış…

Cevizcinin çuvalından oynamış…

Personel, işçi, gariban “inim inim” inlerken, o ikramiyelerle, ballı sözleşmelerle gününü gün etmiş.

Yetmemiş…

“Siyasetin emri” ile, 50 kişiyi CAS’a istihdam ettirmiş…

Bunu da yönetim kurulu kararı olarak kayıt altına almış…

 

 

“20 bin TL ikramiye…”

Fikret Amcaya, üstün gayretleri nedeniyle 20 bin TL ödenmiş…

Başbakanlık Denetleme Kurulu Raporu’ndan anlıyoruz nedenini…

“Fikret amca, genel müdürün görevleri arasında yer alan görevleri yerine getirmiş…”

Ticari sigorta işini halletmiş.

Personele giriş kartı temin etmiş…

Aprondaki araçlar için tanıtım kartı temin etmiş.

Sonra ne yapmış biliyor musunuz?

Değirmenlik Belediyesi’ne var olan 1.8 milyon TL borç ödemesi için, “kamudan para alınmasını” sağlamış…

Harekat Merkezi’ni de genel müdürlüğe taşımış amcamız…

Yahu bunlar “genel müdürün” görevleri değil mi?

Şirketin idamesinden sorumlu değil mi?

Sıkı durun…

Nefesinizi tutun…

“Bakanlar Kurulu kararı ile alınan 1.8 milyon TL” Değirmenlik Belediyesi’ne ödenmemiş…

Ne oldu bilen yok…

Şirket içinde mi eridi, cepte mi, eridi, öğreneceğiz.

Ama “bunu başardı” diye, 20 bin TL ikramiye verilmiş Fikret Çavuşoğlu’na…

Personel inim inim inlerken…

Geleceğini karartanlara 20 bin TL ikramiye…

İşini yaptı diye, 20 bin TL kendi kendine ikramiye- ödül yazan genel müdür, bu parayı da belediyeye ödemedi, iyi mi?

 

Devlet mi değil mi?

Fikret bey, genel müdür olarak defa defa “ora bura” yazı yazarak, CAS’ın “özel şirket” olduğunu belirtmiş…

Enetlenmesine izin vermemiş…

Ama CAS’ı çiftlik gibi kullanırken defa defa kamu maliyesinden de para aktarılmış oraya.

Sadece 3.5 milyon dolar değil…

1.8 milyon TL değil…

3 milyon 148 643 bin TL…

262 bin Euro…

11.320 ABD doları…

Türkü türlü gerekçelerle, “kamu maliyesinden bu özel şirkete” aktarılmış…

Dönemin başbakanı tarafından da “bir talimatla” 50 kişi şirkete istihdam edilmiş.

 

Burada kalamaz

Rapor iyice incelenmeli.

Bu rapor var ya…

Şimdiye kadar mali polisin “10 defa” gidip ifadesini alması gerekirdi Fikret Çavuşoğlu’nun.

Ve yetmez…

“Özel bir şirket” madem burası…

Kamunun parasını “oluk oluk” buraya aktaranlara ne demeli?

Hiç mi suçları yok?

Çalışana yazık.

Bugün çalışan sürünüyor.

Çavuşoğlu, çalışanı “kamuya alınacaksınız” diye de kandırmış resmen.

Sömürmüş…

Kendisi semirmiş ama çalışanı “sömürmüş…”

E?

Burada kalacak mı bu rapor?

Kötü yönetenden de…

“Özel şirket” kararlarına rağmen kamunun parasını aktaranlardan da…

Yetim hakkı yiyenden de…

Çalışanı kandırandan da…

Vakit geçmeden hesap sorulmalı…

Milletvekili- bakan ayrımı yapmaksızın… 

Bu habere tepkiniz:
TAGS: hüseyin ekmekçi, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.