HABER KIBRIS

Olgular, algılar ve Akıncı’nın köprü görevi

ads
23/12/2018


Cenk Uzunoğlu


GÖR DENİLEN / Cenk Uzunoğlu

 

Adamızın bulunduğu bölgede son 3-4 yılda değişen konjonktür yeni müfredata göre ders çalışma ve yeni ittifaklar kurma zamanının geldiğinin habercisiydi.

 

Öyle görülüyor ki bölge ülkeleri ile birlikte biz de bundan nasibimizi almaya devam edeceğiz.

 

Soğuk savaş koşulları bazıları özlemini çekiyor olsa da geçmişte kaldı.

 

Kuruluş ve genişleme odaklı AB perspektifinin adada müşterisi ve çekim gücü vardır ama eski gücünden uzaklardadır.

 

Akıncı seçildikten 3 ay sonra, 2015 Haziran’ında Mısır’ın bulduğu zengin gaz yatakları bölgemizdeki yeni dönemin başlangıcı oldu.

 

Doğu Akdeniz’deki diğer gaz yatakları ve adanın enerji koridoru olması ile yakalanabilecek olan refah ve dünyaya farklı bir boyutta entegre olma fırsatı yeni çekim gücü olmaya aday oldu.

 

***

 

Bu değişim sürecini içinde barındırdığı fırsat ve risklerle doğru okumak lazımdır.

 

Bunu yaparken de çerçevenin dışından düşünmek, ezber bozmak ve hayal etme        k Kıbrıs sorununun çözümüne nereden gelirse gelsin kafa yoranlar için en doğal haktır.

 

50 yıldır çözülemeyen bir problem ortada varken, ortaya atılan ‘’gevşek federasyon’’ önerisine falanca tarihte, filanca örgütlerin, ülkelerin ya da liderlerin aldığı kararlar var diye savunma yaparak karşı çıkmak hazırlıksız yakalanmış olmaya dayalı çaresizliğin göstergesidir.

 

Bu algıyı bilerek ya da bilmeyerek yaratmak da kamuoyunda nereden geldiği polemik konusu olacak siyasi gelecek endişesine takılıp kalınmasına sebep olur.

 

Konunun içeriğini zenginleştirerek tartışmanın kalitesinin artmasının önünde engel olur.

 

***

 

Söyledikleri ile ifade ettikleri olgularla yarattıkları algıların birbirine karışmaması için lider konumunda olanların özellikle bugünlerde maymunun bile anlayacağı şekilde net olmalarında fayda vardır.

 

Bunun için Akıncı adını kendisi koymasa da ‘’içini birlikte dolduralım’’ diyerek gevşek federasyona destek verdiğini net bir şekilde söylese her iki toplumda da anlaşmaya uzak duran kesimleri de anlaşmaya yaklaştırma adına bir adım atılmış olur.

 

Amaç ‘’Kıbrıslılık’’ bazında devlet kurmak değil de adada sürdürülebilir anlaşmaysa asgari müştereklerde olacak.

 

Bu da hâlihazırda zaten ‘’ille de anlaşma’’ diyenlere verilen demeçlerle fikri pekiştirme yaparak değil anlaşma isteyenlerin içinde olacağı çemberi genişletmek ile mümkün olur.

 

En basit ifadeyle, olası bir referandumda ortaya bıçak sırtında evet çıksa, anlaşma sağlanır, ama sürdürülebilirliği hala daha kırılgan bir zemine oturur. Konuyla alakası yok ama Brexit referandum sonucu ve İngiltere’nin içine düştüğü durum ortadadır.

 

Bunun için merkezi güçlü olmayacak bir devlet modeli öne sürüldüğünde, Akıncı’nın bunu çözüme yönelik bir fırsat olarak gördüğünü söylemesi gerektiği görüşündeyim.

 

Akıncı’nın merkezi güçlü olmayan devlet modelini bugünlerde verdiği demeçlerle eskiden beri bizim ve TC’nin devam eden devlet politikası olduğunu söyleyip kendisinin de karşı olmadığını söylemesi bir olgu olarak ortaya koyulmuş olsa da kendi görüşleri ile ilgili algıyı ortadan kaldıracak ağırlıkta değildir. Haksızlık etmek istemeyiz ama hakim olan görüş budur.

 

Akıncı 40 yıldır ‘’Kıbrıslılık’’ esasına dayalı çözüm modelini sırtına yük etmiş bir siyasidir. Kıbrıs Türkünün seçilmiş lideri olarak değişen konjonktüre göre Akıncı da yarattığı algı ile bugünkü yeni konjonktürde oluşması gereken olguların mutabakatını sağlaması lazım.

 

Anlaşma sonucu kurulacak ortaklık ‘’Kıbrıslılık’’ temelinde bir devlete evirilebilir ama bunu en başından olmayan ‘’Kıbrıslılık’’ temeli üzerine kurmaya çalışmak ya da bu zaten varmış gibi varsayarak bir devlet kurmak olacak iş değildir.

 

Olsa da önceki gibi uzun sürmez.

 

Zaman bunu göstermiştir. En büyük kanıttır.

 

Bundan dolayı kamuoyu açısından ‘’gevşek federasyon’’ bilinçli olarak şu an içi boş bir kutu olarak ortaya atılmakla beraber yarattığı algı ile toplumları anlaşmaya yaklaştırabilecek bir olguya dönüştürülebilir.

 

Akıncı’yı bugüne kadar sergilediği mümkün olduğunca bağımsız ve dengeli yaklaşımından dolayı toplumu kucaklaması ve toplumda da haklı olarak oluşan olgular ile algılar arasında köprü görevi görmesi adına büyük bir görev düşmektedir.

 

Aksi takdirde müzakere sürecine atıfta bulunarak bu ‘’son şans’’ diye ifade ettiği kendi siyasi hayatının sonu olacaktır.

 

‘’İnandığım yolda yürüdüm olmadı’’ diyerek siyaset sahnesinden o da başaramadan ayrılmayı seçebilir.

 

Bu elbette onun hakkıdır.

 

Hakikaten bu sonuca varıp buraya kadar derse de buna saygı duymak gerekir.

 

Ondan sonra bu göreve gelen de emin olun yeni konjonktüre uygun olacak şekilde müzakereleri devam ettirecektir.

 

Akıncı bir defa değil iki defa yanılmış olacaktır.

 

Hem müzakerelerin son şans olmadığı hem de kendinin son şansı olduğunu tarih yazacaktır.

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Olgular, algılar ve Akıncı’nın köprü görevi, haber, kıbrıs,
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.