Ölü doğmuş bir hükümetten ne beklerdiniz ki?

ads ads ads
20/04/2022

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Ülkedeki sorunları çözmesi gereken hükümet, kendisi soruna dönüştü.

   UBP içi kavgalar, bir kez daha ülkeyi olumsuz etkiledi, parti içi hesaplaşma ve köşe kapma hesapları, toplum menfaatlerinin önüne geçti.

   Aslında Sucuoğlu Hükümeti işe sorunlu başlamıştı, adeta ölü doğmuştu.

   Ölü doğan bir hükümetten ne bekleyebilirsiniz ki?

   Akıl almaz gelişmelerle başlayan hükümet, akıl almaz gelişmelerle de devam ediyor.

   17 günde kabinede yaşanan değişiklikle, bu hükümetin ilerleyemeyeceği aşikardı…

   Başbakanın istemediği, birlikte çalışmayı düşünmediği Tahsin Ertuğruloğlu kabinedeki yerini almıştı.

   Hem de ilk belirlenen kabineden tam 17 gün sonra Çalışma Bakanı olarak atanan Oğuzhan Hasipoğlu istifa ettirilerek, koltuğa oturmuştu Tahsin Bey…

   Çalışma Bakanı olan Oğuzhan Hasipoğlu, kabine dışı kaldı, Dışişleri Bakanlığı koltuğunu boşaltmak için de Hasan Taçoy, Çalışma Bakanlığı’na kaydırıldı.

    Hükümetin başı olan Başbakanın, istemediği bir kişiyi kabineye almak zorunda kalmasıyla, mutsuz, huzursuz doğdu UBP-DP-YDP Hükümeti, üzerine sinen bu mutsuzluk, huzursuzluk ve karışıklıkla uzun süre gidemeyeceği belliydi.

     Başbakan Faiz Sucuoğlu, kabinede görmek istemediği Tahsin Ertuğruloğlu’nu dayatmayla kabinesine aldığı gibi, tam tersine kendisinin atadığı ama bir süre sonra ters düşüp de görevden almak istediği Sunat Atun’u da görevden alamıyor.

    İlk görevden alma girişiminde, Ankara’dan davet gelince, Sunat Atun’u da yanına alıp Türkiye’ye gitti ve görevden alma işi rafa kaldırıldı.

     İlk kavgaları Sunat Atun’un elektriğe ve alkollü içkilere yapılan indirimleri uygulamak istememesi nedeniyleydi.

    Ne ilginçtir, bu yüzden kavga eden Sucuoğlu ile Atun, Türkiye dönüşü aynı fikirde buluştu, indirimi bir aylık yaptılar.

    Ancak Sucuoğlu ile Atun’un ters düşmeleri bitecek gibi değildi. Bu kez de EL-SEN ile imzalanan anlaşama metni aralarını açtı.

    Başbakan, Maliye Bakanına ulaşılamadığı için anlaşma metnine imza attığını söyledi ama Maliye Bakanı, kendisine ulaşıldığını, bu metne imza atmayı uygun bulmadığını belirtti.

     Başbakan, Maliye Bakanını kendisini halkın önüne sürmekle, hedef yapmakla, zorda bırakmakla, ayağına dolanmakla suçlayıp, görevden almak istiyor ama bu kez de Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a takılıyordu.

     Ersin Tatar, Ankara korkusu ile Atun’un görevden alınmasını onaylamıyor, yanlış bir şey yapmak istemiyor, Ankara’ya da sorarak, kendini sağlama almak istiyor.

    İlk kabinede Tahsin Bey’in yer almamasının müsebbibi olarak görüldüğü ve Ankara ile arasının açıldığı iddiaları var. İkinci bir hatanın da sorumlusu olarak görülme ihtimali, Ersin Bey’i endişelendiriyor, çürük tahtaya basmak istemiyor, o nedenle Atun’un görevden alınmasını engelliyormuş.

   Bunun üzerine Başbakan ve hükümet ortakları, Cumhurbaşkanına istifalarını sunmuş, “Ya Atun’un görevden alınmasına izin ver ya da istifamızı kabul et” demişler…

    Yani hükümet ortakları Cumhurbaşkanı Tatar’a rest çekmişler…

    Peki Cumhurbaşkanı Tatar ne yaptı? Hiçbir şey yapmadı, ne Atun’un görevden alınmasına onay verdi ne de hükümetin istifasını kabul etti.

    Ülke çalkalanırken hiçbir şey olmamış gibi, normal programını uyguladı, iftar yemeğine katıldı, maça gitti, hiçbir şey olmamış gibi.

    Bu arada Tatar, olan bitene duyarsız davranırken genişletilmiş UBP MYK, Sunat Atun için disiplin sürecini başlatmak üzere toplandı. Ancak, UBP MYK, Atun’un görevden alınmasına tem destek verdi. MYK destek verse ne olacak, vermese ne olacak? Neyi değiştirecek ki? Biliyorsunuz işte, ipler ne Sucuoğlu’nda ne de MYK’da…

    Yaşananlara bakar mısınız? Ülke kan ağlıyor, UBP kendi içindeki kaynamayı durduramıyor, kendi kendini yiyor…

     Faiz Bey, mademki Ankara’ya karşı duramayacak, meramını anlatamayacak ve oradan gelen telkinlerle hükümeti yönetecekti, ta başsından onların isteğini yapsaydı, Tahsin Bey’li bir kabine kursaydı. Mademki oradan gelecek telkinlere karşı koyamayacaktı, neden karşı durur gibi yaptı da 17 günde vazgeçip Tahsin Bey’i kabineye aldı?

    Faiz Bey, ta baştan ipleri kaçırdı. Ben o günlerden yazmıştım, “emri senden değil deniz aşırı makamlardan alırım” diye düşünen milletvekilleri seni dinler mi, sana saygı duyar mı?

     Faiz Bey’in yaşadığı sorun budur… Ta baştan ipleri kaptırdı zaten… Bakan yaptığı genel sekreterini 17 günde harcadı ve yerine seçime bile katılmamış Tahsin Bey’i kabineye aldı. İşte film orada bitti. Bugün yaşadıkları, o günün etkileridir.

    Cumhurbaşkanı Tatar da Ankara gücenir ya da öfkelenir diye ödü patlıyor.

    Bu kişiler, kendileri değildir ki, ruhlarını, benliklerini kaybettiler.

    Faiz Sucuoğlu, Fikri Ataoğlu ve Erhan Arıklı, şimdi rest çektiler Ersin Tatar’a “Ya Atun’u görevden almamıza izin ver ya da istifamızı kabul et” diye.

    Bu rest kime acaba? Siz bu restin arkasında durabilecek misininiz? Oğuzhan Hasipoğlu’nun ardında durduğunuz gibi mi duracaksınız?

     İstifa etmekte samimi misiniz? İstifa dediğin şey tek taraflı bir eylemdir, istifaya niyetliyseniz edersiniz, bunu bir şarta bağlamaya ne gerek var? Tazminat ödemek zorunda mı kalacaksınız istifa ederseniz?

    Herkes de biliyor ki istifaya niyetiniz yok ama herkes de biliyor ki bakanları görevden alacak iktidarınız da yok, istemediğin kişi kabinede, istediğin ama vazgeçtiğin kişiyi gönderemiyorsun. Yok işte, baştan yanlış başladı, gitmeyecek, bugüne kadar yapılanlar da gidemeyeceğini gösteriyor.

    Az önce de dediğim gibi, ben bu yazıyı yazarken UBP MYK’sı toplanmış ve Sucuoğlu’na tam destek vermiş, Sunat Atun’un görevden alınmasını istemişti. Öncesinde Sunat Atun’u disipline vermek için toplandıkları da belirtilmişti. Hiç tavsiye etmem. Evet Sunat Atun, Başbakanı zorda bırakacak açıklamalar yaptı ama ya Başbakanın bugüne kadar yaptıkları ve yapamadıkları ne olacak? Ya zaman Sınat Atun’u haklı çıkarırsa ne yapacaksınız?

    Başbakan Sucuoğlu ve tüm UBP kurmayları oturup iyice düşünsünler, özeleştiri yapsınlar ve artık doğru yola girsinler. Böyle hiddetlenmeler, birbirlerini yemeler, birbirinin kuyusunu kazamalar ve pozisyon belirleme hesapları bitmedikçe sorunlar bitmeyecek. Hem kendinizi yakıyorsunuz hem de tüm toplumu…

    Ha bu arada tüm bunlar yaşanırken ülkenin büyük bölümünde elektrikler kesilmişti yine aniden, tam da ülkenin ruh haline uygun olarak…

DİĞER YAZILARI
20/04/2022 00:45
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Ölü doğmuş bir hükümetten ne beklerdiniz ki?
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.