HABER KIBRIS

Ortak çıkar ittifakı zemini oluştu

ads
28/10/2018


Cenk Uzunoğlu


İlle de barış, ille de anlaşma denilen hedefe ulaşmak için artık bir yerden başlamak lazım.

 

Bunun için en ufak ısı artışında çiçek açma eğilimine giren yerli ‘’erik ağaçlarımızın’’ uygulamada bizi azınlık statüsüne sokabilecek merkezi güçlü federasyonu, Türkiye’nin de oluruyla Rum liderin ortaya attığı ‘’gevşek federasyona’’ tercih ederek neyi umut ettiklerini anlayamıyorum.

 

Yıllardır müzakere edilen merkezi hükümetin yetkileri ve kararların nasıl alınacağı konusu olası bir anlaşmada en detayına kadar yazılı olsa bile bunun adada hüküm süren belirsizlik ve istikrarsızlığın yeni kaynağı olacağını niye düşünemediğimizi anlamakta zorlanıyorum.

 

Bunu anlamamakla beraber isteksiz olduğu söylenen BM’nin sorunu çözme isteğini anlayabiliyorum.

 

Özersay’ın deyimi ile BM şapkadan bırakın tavşanı herhangi canlı ya da cansız bir şey çıkartma ihtimali olsa ellerinden geleni yaparlar.

 

BM’nin derdi bambaşka.

 

Trump delisi, BM’nin kapısına kilit vuralım, ben ABD’yi BM’den çekiyorum, bir kuruş para artık vermem diyecek diye ödleri kopuyor.

 

Öyle çok uzaklara gidip felsefi düşüncelere dalmayalım.

 

BM dediğimiz kurum küresel bazda büyük de bir ekmek kapısıdır. Uluslararası bir işverendir.

 

İçinden geçtiğimiz günlerde kurum olarak BM’nin karşı karşıya kaldığı büyük bir belirsizlik var.

 

BM’nin itibar kazanmak için Kıbrıs sorunundan başka da bir sorunu çözme şansı yok.

 

Varın siz düşünün dünyanın halini.

 

BM’nin aldığı kararları işlerine gelmediğinde ABD, İsrail, Rusya ve Çin takmıyor.

 

BM’nin buna karşı yaptırımı olmadığı gibi neredeyse ‘’siz bilirsiniz’’ demekten başka söylediği bir lafı da yok.

 

BM yenidünya düzeninin kurulmasına ne bir katkı sağlayabiliyor ne de çeşit çeşit kurumlarıyla bir uyum gösterebiliyor.

 

BM içine düştüğü bu çaresizlikten dolayı kurum olarak ölüm kalım savaşı veriyor desek yeridir.

 

Bundan dolayı hanesine başarı olarak yazmak için bir kez daha başarısız olma ihtimalinin de ikilemi ile Kıbrıs sorununun bir şekilde çözümüne bel bağlıyorlar.

 

Siz bakmayın ortada dönen BM Genel Sekreterinin isteksizliği iddiasına.

 

BM’nin ikilemi de bizimkine benzer bir ikilem.

 

BM genel sekreterleri de bir taraftan BM’nin sonunu engelleyemeyen ‘’son genel sekreter’’ olmakla, başarı hanesine uzun süredir çözülemeyen bir sorunu çözdü dedirtmek ve tarihe geçmek arasında gidip geliyorlar.

 

Biz Kıbrıs Türkler de anlaşmadan başka seçeneğimiz olmadığına inananlar ve inandırılmaya çalışanlarla çevrelenmiş durumdayız. Bizim görüşmeci olarak seçtiğimiz Cumhurbaşkanımız da çözümle Nobel’e aday olmak ile tarihi bir hata yapıp lanetlenmek arasında gidip geliyor.

 

Bir yerde BM ile aynı kaderi ve ikilemi paylaşıyoruz.

 

BM gibi varlığı olup ağırlığı olmayan kimsenin takmadığı bir yapıyız.

 

BM gibi değişen dünya koşullarına uyum sağlamakta zorlanıyor günden güne de tek seçeneğin Kıbrıs sorununun çözümü ile olabileceğini düşünerek gelgitlerle vakit geçirip tükeniyoruz. Yine de hep var olacağımızı sanıyoruz.

 

Hem BM hem de Kıbrıs Türkü belki de Kıbrıs sorununun çözümüne harcadığı zaman ve enerjiyi başka konulara harcamış olsa çok daha farklı bir geleceğe doğru yol almış olurdu.

 

Bizim gibi BM de bildiği probleme takılıp kaldı.

 

Ezber bozarak bilinmeyenlere bir türlü yol alamadı.

 

Şimdi de ‘’gevşek federasyon’’ diye ezber bozan bir şey ortaya atıldı. Fikir Denktaş’ın ama bunun yıllar sonra Rum liderden gelmesi ezber bozucu bir etki yaptı. Daha önce fikren bir araya gelmesi mümkün olmayanlar bunun bir fırsat olduğu görüşünde saf tutmalarına vesile olmaya başladı.

 

Yıllardır hem milliyetçi hem de ‘’ille de anlaşma’’ yanlısı olanların bilindik söylemlerle pekiştirilen reflekslerinden kurtulmaları elbette kolay olmayacaktır.

 

Ortaya çıkan bu öneri hem BM hem de Kıbrıs Türk tarafının ortak ikilem ve çıkmazdan kurtulması için bir fırsattır.

 

Başka bir yazının konusudur ama Rum tarafı ve Türkiye’yi bu öneriyi ortaya koymaya getiren neden de ilk kez ortak çıkar zemininin oluşmuş olmasındandır. Bunun sebeplerini tahmin etmek zor olmamakla beraber buradaki ezber bozan unsur da bunun ilk defa konuşulmuş olmasıdır.

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Cenk Uzunoğlu, yazar, köşe yazısı
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.