Otomobilinin üzerine yüksek gerilim hattı telleri düşen sürücü, devlete tazminat davası açmalıdır

ads ads ads
03/04/2022

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Şu sıralar en yakıcı sorunumuz ekonomik sıkıntı, pahalılık, gelirlerimizin giderlerimizi karşılayamaması. Bu nedenle yoğun olarak bu sorunları konuşuyoruz, tepkimiz bunun üzerine yoğunlaşıyor, arka arkaya gelen zamlar, hayat pahalılığı bizi çaresiz hale getiriyor ve öfkelendiriyor.

    Ancak bu ülkenin sorunu yalnızca pahalılık değil, neredeyse her taraf sorun, sorunsuz bir tek alan yok…

   Hiçbir şey insan odaklı değil, insan yaşamını kolaylaştıracak hiçbir şey yok, tam tersine her şey hayatımızı zorlaştırıyor, bu zorluklarla yaşamaya alıştırıldık adeta.

   Dün dijital medyada bugün de kâğıda basılı gazetelerde geniş yer bulan bir haber vardı, mutlaka dikkatinizi çekmiştir diye düşünüyorum.

   Üç hafta önce fırtına yüzünden devrilen ve halen tamir edilmeyen yüksek gerilim hattının üzerindeki teller seyir halindeki aracın üzerine düştü, az daha araç içindeki iki kişinin ölümlerine neden olacaktı.

    Bu olay, o aracı kullananlar için çok daha büyük kötü sonuçlara neden olabilirdi.

    Ya sürücü aracın kontrolünü kaybetseydi de araç yoldan çıkıp takla atsaydı.

    Ya bu hatta elektrik olsaydı da bu insanları çarpıp öldürseydi…

    İnsan hayatının hiçbir değeri yok bu ülkede. Bu olay bir çağdaş Avrupa ülkesinde olsaydı, bu sürücü ciddi bir tazminat talep eder ve fazlasıyla da alırdı devletten.

   Bence bu davalar ülkemizde de açılmalı… Söz konusu sürücü de devleti dava etmeli ve tazminat talep etmelidir, “Allah korudu” deyip de bu işin peşini bırakmamalıdır.

   Biliyorum ülkemizde davalar uzun sürüyor, adalet geç tecelli ediyor ve önemini yitiriyor ama yine de pes etmemek lazım…  

   Maksat devletten para elde etmek değil, devletin sorumsuzluğunun cezalandırılması ve bundan sonra böyle olaylar olmaması için ciddi bir emsal teşkil etmesi için.

    Bu sürücü ve eşi, devletin bu ihmali yüzünden ölseydi, tazminat ya da başka bir şeyin anlamı mı olacaktı?

    Ne yapacaktı devlet yetkilileri, gidip ailelerinden özür mü dileyecekti, toplu halde cenazeye mi katılacaklardı? Kaç para eder bunlar, insanlar öldükten sonra.

   Bugün birçok trafik çarpışmasının nedeni altyapı bozuklukları veya eksiklikleridir.

   Normal bir devlet olsaydı burası, trafik çarpışmalarına tazminat ödemekten perişan olurdu.

   Bu aracın üzerine düşen teller var ya; günler öncesinden gazetelerde haber oldu.

   Hatırlayacaksınız, yaklaşık bir ay önce şiddetli fırtına çıkmış, Dikmen yakınlarındaki yüksek gerilim hattının direkleri devrilmiş ve öylece bırakılmıştı.

    Gazeteler bu duruma dikkat çekmiş, tehlike yarattığını yazmış, neden tamir edilmediğini sorgulamıştı.

    Zaten Diyalog gazetesi, bu konuyu defalarca haber yaptıklarını anımsatarak, “Olacağı buydu” diye manşetten verdi haberi.

    Evet olacağı buydu, bu görünmez bir kaza değildi, bağıra bağıra geldi, sonunda teller yoldan geçen aracın üzerine düştü ve iki kişi ölümden döndü.

    Ülkemiz öyle bir ülke işte, bozulan bozulduğu yerde, kırılan kırıldığı yerde, dökülen döküldüğü yerde kalıyor. Sorumsuzluk diz boyu… Kimse sorumluluklarını yerine getirmiyor.

    Mesela bir trafik çarpışmasında bir aracın çarptığı bariyer eğriliyor, bükülüyor ya da yerinden sökülüyor. Ne oluyor peki? Aylarca öyle kalıyor, birileri gelip de onu tamir etmiyor.

     Ya da bir trafik levhasına veya aydınlatma direğine araç çarpıyor, eğriliyor ya da kopuyor. Aylarca öyle duruyor, sanki bir sorumlusu yokmuş gibi.

     Gönyeli’de 26 Şubat’ta meydana gelen trafik çarpışmasına Biçentürk Restoran karşısında bulunan hız tespit kamerası zarar gördü, eğrildi. Olayın üzerinden bir ay geçti ne bakan var ne ilgilenen. Dikkat ediyorum Diyalog gazetesi beş- altı defa haberini yaptı ama halen öylece duruyor.

   Çember bordür taşlarına araçlar çarpıyor, parçalıyor, bakan yok, ilgilenen yok.

   Yollarda araçlar köpeklere, kedilere çarpıyor, hayvancıklar ölüyor, öylece orada kalıyor, şişiyor, kokuyor, kimse bakmıyor. Eğer yol kenarında değil de yolun içindeyse, gelen giden araçlar basa basa o hayvancıkların cansız bedenini ezim ezim ediyor, yola yapıştırıyor.  

  Ne biçim bir memlekettir yahu bu memleket böyle? Sanki medeniyetten nasibini almamış gibi.

  Yollardaki çukurlar aylarca tamir edilmiyor, yol üzerinde kazalar sonucu kopan aydınlatma direklerinden geriye kayan elektrik kablolarının üzerine pet şişe geçiriliyor, öylece bırakılıyor. Tam bir ilkellik görüntüsü…

  Uyarıcı levhalar üzerindeki yazılar, şekiller zaman içinde siliniyor, görünmez hale geliyor ama aylarca hatta yıllarca değiştirilmiyor, yenilenmiyor.

   Trafik çarpışmaları can almaya devam ediyor… İş kazalarında insanlar ölüyor, tedbir yok… Kara dumanlar, aşırı kalıntılı yiyecekler insanları kanser ediyor… Yolda giderken üzerinize elektrik tellerinin düşmesi gibi tuhaf kazalarla hayatımız risk altında…

  Hiçbir alanda denetim yok, kural yok, kim aklına ne eserse yapıyor. Ne devlet daire ve kurumlarında işiniz olduğunda doğru dürüst hizmet alabiliyorsunuz ne verdiğiniz vergilerin karşılığı size hizmet olarak dönüyor…

    Bir acayip memleket, sanki yönetilmiyor ve kaderine terk edilmiş gibi; bunun üzerine bir de zam üstüne zam ekliyorsunuz, gel de yaşa bu memlekette…

DİĞER YAZILARI
03/04/2022 20:32
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Otomobilinin üzerine yüksek gerilim hattı telleri düşen sürücü, devlete tazminat davası açmalıdır
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.