ad

Özersay, sorular ve değerlendirme ihtiyacı

ads
03/11/2019

ads

Cenk Uzunoğlu Cenk Uzunoğlu


GÖR DENİLEN / Cenk Uzunoğlu

Özersay toplumun yaşanmış ortak acı ve tecrübelerini temsil eden bir geçmişe sahiptir.

Zor şartlar altında olunsa da iyi eğitim ve azimle birçok şeyin başarılabileceğinin genç nesil için canlı örneğidir.

Topluma yansıyan bu yönleriyle Özersay bir yerde Kıbrıs Türkünün averajını temsil eder.

Kıbrıs Türkünde hasret kaldığımız değerleri siyasete yansıtan söylemleri ile siyasete de başarılı bir giriş yapmıştır.

En büyük siyasi sermayesi soyut olarak bunlar ise somut olarak da Kıbrıs sorunundaki tecrübeyle sabit bilgi derinliğini reel politik olarak uygulamaya koymaktaki istekliliğidir.

Federasyona alternatif görüşü, hukuk ve siyaset ilmi ile uyumlu referans noktalarını ortaya koyup fikri liderliğini yapabilecek yetkinliği ve bununla örtüşen özgüveni vardır.

Federasyona alternatif görüşü de uygulamada sırıtmadan Türkiye ile uyumlu bir şekilde yapabilecek yetkinlikte olması onu diğer siyasetçilerimizden ayıran bir özelliğidir.

***

Özersay kısaca özetlediğim siyasi sermayesini bilinçli ya da bilinçsiz UBP’nin aday çıkarma kararına etki etmek için yeterince ortaya koymadı.

Takıldığım nokta bunu bilinçli yapıp yapmadığıdır.

Bilinçsiz bir zamanlama hatası mı yaptı yoksa bunu bilinçli olarak UBP tabanının bir bölümünü daha da fazla rahatsız etmeme endişesinden dolayı mı yaptığıdır?

Sorumu biraz daha açayım.

Özersay eğer doğru takip ediyorsam mevcut koşullarda artık konuşula gelen parametreler içinde federasyonu müzakere etmeye karşı ama bunun alternatifini hamasi nutuk atarak iki ayrı devlet olarak göstermiyor.

Onu yanlış okuyor ve anlıyorsam da lütfen düzeltsin.

Ne diyor Özersay?

‘’Müzakereli ayrılık.’’

Kiminle?

Rum tarafı ile.

Bir ekleme daha yapıyor.

‘’AB çatısı altında’’ diyor.

Yani hem Rum hem de AB ile anlaşarak çözüm.

‘’Türkiye’nin olmadığı AB’ye biz girmemeliyiz’’ demiyor.

‘’Federasyon olmadı, Türkiye’nin ili olalım o da Türk bu da Türk de demiyor.’’

Bana göre Özersay’ın önerdiği 3. yoldur.

Bu bir ilktir.

Denktaş’ın söylediklerinden farklıdır. Ötesindedir.

Burada ortaya atılan fikir de kuru kuruya ucu açık iki ayrı devlet fikri değildir.

AB çatısı altında devletin yönetimi konusu dışında tüm konuları müzakere ederek ayrılık ile her iki tarafın da ekonomik olarak kazanımlarını artıracakları bir çözümdür.

Bunun için Cumhurbaşkanlığına ilaveten devletin yönetiminde liberal ekonomiyi anlayan bilen tecrübeli bir iradeye ve bunu da denetleyecek muhalefet elzemdir.

İzlenecek politika ile her iki tarafa da pastanın ne kadar büyük olabileceğini gösterebilmek için buna ihtiyaç vardır.

Bunun ötesinde bu noktaya gelebilmesi için Rum’a kazanımlarını kaybetme riskini gösterebilmektir. Bir yerde her iki taraf için çözüm adına onurlu çıkış kapısını bulabilme arayışıdır.

Maraş açılımı da bunun en somut reel politik işaretidir.

Test edilmeye muhtaçtır elbette ama Özersay’a göre Anastasiades de bunu söylemektedir.

Benim merak ettiğim federasyona karşı olup Özersay’ın çizdiğini düşündüğüm bu yolu tercih etmeyen kesim ne kadar büyük olduğudur.

Esas konuşulması gereken konu Ersin’in ya da başka bir UBP’linin adaylığı değil UBP’nin bu tartışmanın neresinde olduğudur.

UBP Özersay ile hemfikir mi?

Özersay’ın önerdiğini yapmak kolay mı?

Cevap vereyim.

Elbette çok zordur.

İki tarafın çözüme ulaşmak için ödün vermek istemediklerinden hareketle gelinen noktada en makul çözüm de müzakereli ayrılıktır.

Belki şimdi öyle gözükmüyor ama ortak bir devlet için diplomasinin bittiğini teyit ettiğimiz evreleri yaşamaya devam ettikçe bu görüş daha geniş bir kesime makul gelecektir.

Sormaya devam edelim.

Toplum olarak bunu denemekle kaybedeceğimiz bir şeyimiz kaldı mı?

Şu andaki siyasi arenada bu fikre liderlik edecek, pratiğe dökebilecek kim var?

Federasyon karşıtı olan UBP ve HP’nin bunları konuşması gerekirken nereye gelip takıldığına bir bakın.

Özersay naif bir şekilde UBP’nin altın tepside çatı adaylığı vereceğini mi bekledi gerçekten.

Birileri ona bize söz verdiler bekle de olacak dedi.

Ve o da buna inandıysa, yakından tanımasam da düşündüğüm Özersay bu değildir.

Açıkçası beklemiş olmasından bu sonuç çıkıyor.

***

Bundan sonraki süreçte UBP’nin desteğini almadan Özersay aday olacaksa çözüm adına taşıyacağı görüşünü, 4’lü koalisyonun bozulması ve UBP ile ortak aday konusundaki polemiklerden dolayı seçmene çok daha zor ulaştıracaktır.

Mesajı vermek durumunda olan kişi mesajın içeriğinden bağımsız olarak mesajın önüne geçmiştir.

Bunu yok sayarak aday olup olmamak ile ilgili değerlendirme yapmak hatalı olur.

Seçim Özersay’ın federasyona alternatif ‘’müzakereli ayrılık’’ konusundaki duruşu yerine bu polemiklere yönelik sorulara cevap vermekle geçireceği bir süreç olmamalıdır.

Bunun için Özersay’ın acilen benim tabirimle ‘’3. yol’’ fikrini hem medya hem de geleneksel yöntemlerle halka taşıması ve sorularını cevaplaması elzemdir.

Toplumun bu fikre ne derece hazır olduğunu görüp aday olup olmamanın değerlendirmesini yapması en doğru yol olur.

Aksi takdirde yaşanan süreç ve polemiklerden dolayı ‘’müzakereli ayrılık’’ fikrinin ilerisi için de ölü doğan bir fikir olduğu yeterince tartışılmadan ortaya çıkma riski vardır, ki böyle bir algının oluşması bu toplum için Özersay’ın seçimi kaybetmesinin ötesinde bir kayıp olur.

Mesaj, mesajı verenden çok daha önemlidir.

Bunu da en iyi koruyacak olan fikri ortaya atan olmalıdır.

03/11/2019 11:22
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Özersay, sorular ve değerlendirme ihtiyacı, haber, kıbrıs,
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.