Pandemi Döneminde Çocuklar

ads ads ads ads
07/04/2021

ads
ads
Pandemi Döneminde Çocuklar

Bütün dünyada günden güne yayılan Covid-19 nedeni ile günlük yaşantımızda ciddi oranda değişiklik yaşanıyor ve çoğu birey bu değişiklikler karşısında uyum sağlamakta zorlanıyor. Günlük yaşantımız ve alışa gelmiş durumlar değişmekte ve sosyal aktiviteler git gide kısıtlanmaktadır. Özellikle sağlığımız ile ilgili tehlike çanları da devreye girince normal olarak kaygı seviyesinde de artışlar yaşanıyor. Bu durumda her birey veya aile fertleri ayni oranda etkilenmese de kaygı, öfke, iç sıkıntısı, korku, tahammülsüzlük gibi ortak duygular ortaya çıkmaktadır. Çocukların gözünden bakıldığı zaman pandemi sürecini anlamlandırmak ve bu süreçe adapte olmak daha da zor olmaktadır. Çocukların da aniden tüm düzeni değişti, kendini eve kapatmak zorunda kaldı. Bunun yanı sıra dışarı çıkarak dolaşmak, arkadaşları ile görüşmek, oynamak, vakit geçirmek gibi bir çok yapmaktan hoşlandığı aktivitelerden kopmak zorunda kaldı. Sosyal ortamdan çekilerek aslında evlere kapanma gerçekleşti. Bu noktada çocuklarda da ister istemez kaygı, öfke veya korku gibi duygular ortaya çıkabilmektedir. Her şeyden önce çocuklara Covid-19 ile ilgili bilgiler net ve anlaşılır dilde anlatılmadığı zaman çocuğun bu bilgileri çok farklı yerlerden ( sosyal medya, haberler, tv vs. ) duyması sonucunda “ güvenli bir dünyanın olmayışı”  algısını da beraberinde getirebilmektedir. Bu durumda tüm bu ortaya çıkabilecek olumsuz duygu ve düşüncelerin rahat bir şekilde ifade edilmesi ve konuşulması çok daha büyük öneme sahiptir.

Bazı durumlarda anne-babalar çocukları daha çok etkilenmemesi için Covid-19 hakkında konuşmaktan kaçınırlar. Bu aslında anlaşılabilir bir endişedir fakat günümüz şartlarında özellikle sosyal medyanın ve televizyonun var olduğu ve herkesin ayni çatı altında kalmak durumunda olduğu bu süreçte çocukların duyup görmemesi imkansızdır. Anne-babalar bu olayları ve duyguları konuşmaktan kaçındığı zaman, çocuklar kendi duydukları ve gördükleri ile ilgili zihninde boş kalan yerleri doldurmaya çalışırlar. Bu durum çocukların gerçek yaşamdan daha kötü bir senaryo zihinlerinde kurarak çok daha fazla kaygı, korku yaşamalarına ve güvensiz hissetmesine neden olabilir. Burada yapılması gereken en önemli şey aslında çocuğunuz yaşına uygun resim, hikaye veya oyun gibi yöntemlerle Covid-19 virüsünün ne olduğunu ona açık ve doğru bir şekilde anlatmaktır. Sonrasında bu virüsün çocukları pek fazla etkilemediğini, tehlikede olmadığını, virüsten korunmanın yolları olduğunu ve tekrardan yaşına uygun bir şekilde kişisel hijenin önemini anlatmak yararlı olacaktır. Örneğin çocuğunuzla virüse bir isim vererek resmini çizebilirsiniz veya ona bir mektup yazarak anlatabilirsiniz.

En önemlisi çocuğunuzun virüsün tehlikesinden ziyade korunma ve çözüm yöntemlerinin olduğunu bilmesi ona çok daha iyi hissettirecektir. Bu süreçte sevdiği arkadaşları ve diğer aile bireyleri ile online görüşmeler yaptırarak iletişimini devam ettirmesi hem değer verdiği bireylerin iyi olduğunu görmesi yönünden hem de sosyal ilişkilerden kopmaması yönünden faydalı olacaktır. Çocuğunuzda iletişim kurarken muhakkak onun sorularını önemseyin, ne hissettiğini, ne düşündüğünü sorun ve çocuğunuzu mutlaka dinleyin. Aklında soru işareti yaratan boşlukları doldurmak için merak ettiklerini size sormasına izin verin ve olabildiğiniz kadar dürüst ve açık bir biçimde cevap verin. Üstelik kendi duygu ve düşüncelerinizi gerekli seviyede çocuğunuzla paylaşmanız ona yalnız olmadığı hissini verecektir. Bu şekilde bir iletişimle çocuk kaybettiği o güven hissini yeniden kazanabilir. Pandemi sürecinde tehlikeli bir durum içerisinde olsa bile kendinin korunacağını bilmesi, çocuğu kontrol edememenin ve belirsizliğin neden olduğu kaygıdan da uzak tutacaktır. Süreç içerisinde bu olabilecek duygu ve düşünceleri paylaşmak, konuşmak ve sonrasında uyumu kolaylaştıracak çözüm yolları ve başa çıkabilme metotlarını geliştirmek çocuk ve ebeveynlere iyi gelecektir. Son olarak, ebeveynler hem kendilerine hem çocuklarına iyi gelebilecek aktiviteler planlamak ve çocukla beraber yeni günlük işleri ( ders çalışma saatleri, oyun saatleri, aileyle vakit geçirme saatleri vs.) belirleyip eski günlük işleri ( diş fırçalama, yemek yeme, yatma saati vs.) de şuan ki duruma uygun bir şekilde planlayarak devam ettirmek çocukların yaşamları ile olan bağlarını koparmadan hayatın devam ettiğini de çocuğa gösterecektir.

 

 

07/04/2021 16:37
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: özge sarıca, Covid-19, pandemi çocuk
MANŞETLER

HK SAĞLIK

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.