Pandemide Sağlık İçin Temiz Bir Çevre…

ads ads ads ads
26/02/2021

ads
ads
Pandemide Sağlık İçin Temiz Bir Çevre…

Uzman Biyolog Türkay ÖYKEN

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle insanların evlerine kapanmasıyla birlikte özel araç kullanımının azalması, birçok işyerinin kapalı olması, üretim hızı büyük oranda düşüş göstermiştir. Dolayısıyla hava kalitesinde ciddi iyileşmeler olduğu söylemem mümkün. Ancak bu salgın sebebiyle doğaya insan etkisinin azalmasıyla çevreye pozitif etkisi varmış gibi gözükse de hem çevre hem de insan sağlığı için tehlike devam etmektedir.

Salgın nedeniyle kullanılmış yüz maskeleri, eldivenler ve koruyucu ekipmanlardan oluşan enfekte olmuş atık yığınları oluşmaktadır. Tek kullanımlık kişisel koruyucular çevreye önemli zararlar verebilir.

Günümüzde denizlerdeki plastik kirliliği ciddi bir çevre sorunudur.  Ayrıca enfekte hastalar ile temas halinde olan tek kullanımlık tıbbi ürünler, geri dönüşüm sırasında oluşabilecek kontaminasyonu önlemek için tıbbi atık olarak değerlendirilmelidir. Sağlıklı insanlar tarafından kullanılan maskeler doğru ayrıştırmanın mümkün olduğu şartlarda evsel atıklarla birlikte ele alınabilecekken salgın gibi durumlarda bu ayrım çok zordur.

 

Evlerde karantina altına alınan kişiler tarafından kullanılan maskelerin bertarafı ciddi bir husustur. Evsel atıklarla birlikte atılan maskelerin kontaminasyon riski oluşturması atık miktarını arttırmakla birlikte bu atıkların toplanması ve bertarafı aşamalarında salgının yayılma riskini de arttıracaktır.

DSÖ, COVID-19‘a neden olan virüsün yüzeylerde ne kadar süre hayatta kalacağından emin olmadığını, ancak diğer koronavirüsler gibi davrandığını belirtmektedir. İyi kontrol edilen ortamlarda yapılan korona virüslerin laboratuvar çalışmaları, virüsün dışkı ile kontamine olmuş suda günlerce haftalarca bulaşıcı kalabileceğini göstermiştir.


Corona virüsün sadece bir sağlık sorunu değil çevresel etkiler göstereceğinin de bilincinde olunarak, atık ve atık su yönetiminde gerekli önlemler alınmalıdır. Kullanılan maske ve eldivenler çevreye değil gerekli konteynerlere atılmalıdır.

Çevrenin insan sağlığı ve refahı üzerindeki etkisi yeni keşfedilmiş bir şey değil. Ancak dünyanın koronavirüs salgınının pençesinde olduğu şu günlerde ikisi arasındaki ilişki şimdi daha fazla dikkat çekiyor.

Bununla birlikte insan aktivitesi ile doğa arasında dengeli bir yönetimin gerekliliğini bir kez daha fark ediyoruz. Elbette bu konuların yanı sıra iklim değişikliği, su, enerji, yeşil ekonomi, sürdürülebilir tüketim, sürdürülebilir kalkınmanın finanse edilmesi ve çevre eğitimi gibi ana konularında uzman destekli platformlarda görüşülmesi elzem hale geldi diye düşünmekteyim.

Çevresel risklerin iyi bir şekilde idare edilmesiyle birçok hastalık ve salgının ortaya çıkışı, yayılması ve etkisi azaltılabilir. Bu durum, herhangi bir sağlık planının bir parçası olarak çevresel nedenleri ele almayı zorunlu kılar.

Bu her ne kadar küresel bir gerçeklik olsa da çevresel tehlikelerin daha yüksek ve kalkınma oranlarının düşük olduğu ülkeler için daha da önemlidir.

Son zamanlarda dünyada bulaşıcı hastalıklarda bir artış yaşanırken, kötü çevre koşullarının yol açtığı hastalıklarda da muazzam bir artışa tanık olundu.

Dünya Sağlık Örgütü, dünya genelinde birçok vatandaşın, çevresel tehlikelere maruz kalmaları nedeniyle yaşamlarını daha erken kaybedebileceklerine işaret ediyor.

Ülkemizde çevresel nedenlerden kaynaklanan hastalıklar arasında kalp-damar hastalıkları, solunum yolu enfeksiyonları ve kanser yer alıyor.

Bunu üzülerek söylüyorum ki bu hastalıklara yol açan temel faktörler arasında ülkemizde artış gösteren hava kirliliği, temiz su eksikliği, deniz kirliliği, kontrolsüz kentleşme, arazinin bozulması ve zararlı kimyasallara maruz kalma yer almaktadır.

Öte taraftan endüstriyel ve tarımsal faaliyetlerin doğal yaşam alanlarına doğru sınırsız genişlemesi, hayvanlardan insanlara yüksek oranlarda hastalık bulaşmasına yol açacaktır.

Sağlıklı bir yaşam ve refah herkesin hakkıdır! Bu hedefe ulaşmak için en ön sıralarda çevreyle ilgili hastalık sorununun ele alınması da gerekmektedir. Zira çevresel sorunlar insan sağlığını etkileyen önemli bir faktördür.

Halk sağlığı için kapsamlı ve planlı bir çevresel yaklaşıma ihtiyaç vardır. Çevresel hastalık yükünün azaltılması yalnızca kapsamlı bir şekilde tasarlanan ve uygulanan önlemlerle mümkün olacaktır.

Ülkemizde bu bağlamda sağlık ve çevre ile ilgili uzman kişilerin tecrübelerinin paylaşılmasına ihtiyaç var.

Sağlık ve çevre felaketleriyle yüzleşmek için bir acil durum hazırlığı da dahil olmak üzere işbirliğinin güçlendirilmesi gerekmektedir.

Sağlık eğitiminin de içerisinde yer aldığı temel sağlık sistemi kurmak öncelikli bir görev olmaya devam etmektedir.

Çevre ve sağlık arasındaki karşılıklı ilişkiye ışık tutarak, ülkemizde çevre yönetiminin insan sağlığını daha iyi koruyacak şekilde güçlendirilmesine ve çevresel faktörlerin etkilerine cevap verecek sağlık sistemlerinin etkinleştirilmesine katkıda bulunulmasını umuyorum.

HERKESE SAĞLIK VE UMUT DOLU GÜNLER DİLERİM…

26/02/2021 09:21
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Pandemi, sağlık, çevre
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.