PCR sahteciliği yapan 21 müzisyeni kodes yerine konsere göndermek, devleti küçük düşürücü bir zihniyettir

ads ads ads ads
30/08/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


    Konser vermek için ülkemize gelen Türkiye’nin ünlü sanatçısı Bülent Ersoy’un ekibindeki 21 müzisyenin KKTC’ye girerken sahte PCR belgesi ile yakalanması ve sonrası gelişmeler, düşündürücü ama sürpriz değildir…

    Evrakta sahtecilik suçu işleyen 21 müzisyenin, tutuklanmak yerine, “halkı mağdur etmemek” bahanesiyle konsere gönderilmesi, KKTC’nin nasıl bir devlet olduğunu, yasaların kişilere göre ya da kişilerin arkasındaki güce göre nasıl geçersiz sayılabildiğini ya da eğriltip büğrültüp esnetilebileceğini açıkça göstermiştir yeniden…

    Evrakta sahtecilik yapan 21 kişi, halkı mağdur etmemek için mi konsere gönderildi yoksa otel/ kumarhane sahiplerini mağdur etmemek için mi? Bu ülkede bazı kesimlerin ülkeyi yönetenler üzerinde etkili olduğu, bunlar içinde de bazı kumarhane sahiplerinin de bulunduğu demek ki bir şehir efsanesi değilmiş…

   Mesela ben ülkeye girerken evrakta sahtecilik yaparken yakalansam ve “durun, beni işyerime gönderin çünkü köşe yazımı yazacağım, yazmazsam vatandaş mağdur olur” desem beni affeder miydiler? Hiç sanmam… Böyle bir şey yapacak değilim, böyle bir talepte de bulunmayacağım ama normal bir KKTC vatandaşı için suç sayılan ve yaptırımı olan şey, neden Türkiye’den gelen 21 müzisyen için esnetilebiliyor?

   Bülent Ersoy, Türkiye’nin en ünlü, en çok kazanan sanatçılarından birisidir. Onun kadar olmasa da müzisyenlerinin de hatırı sayılır bir kazancı vardır. PCR testi yaptırmak bu müzisyenleri maddi olarak kesinlikle zorlamamaktadır. İki kuruş PCR ücreti vermemek için böyle zor bir durumda kalmayı kesinlikle istememiştirler diye düşünüyorum.

    Peki neden böyle oldu? Muhtemelen onlara aracı olanlar, “siz merak etmeyin biz hallederiz” demiştir. Mesela bu müzisyenler içinden birisi, “Aman bir aksilik çıkmasın” demişse bile, ona buradaki aracı; “KKTC ne ki? Orada parası ya da nüfuzu/ torpili olanlar her işi halleder. Siz niye uğraşasınız ki?” demiştir…

    Müzisyenler PCR yaptırmadı, bir şekilde onlara sahte PCR belgesi hazırlandı, çünkü KKTC’nin gerçek anlamda bir devlet olmadığına, burada yasaların, kuralların kolayca ihlal edilebileceğine, aksilik çıkarsa da araya birilerini koyup konuyu kapatabileceğine inanıyor bazı kesimler…

   Hatta inanmaktan da öte emindirler, çünkü deneyimlemiştirler, bazı istedikleri olmuştur, şımartılmıştırlar. Hiçbir şey yapamazlarsa “sizi biz kurardık” deyip, tüm yasaların üstünde bir hakka sahip olduklarını düşünerek, en yüksek yerleri etkileyebilmektedirler.

   Yaşananlara baktığımız zaman aslında kendilerince haklı çıktıkları da anlaşılmıştır. Ülkeye girerken polis, müzisyenlerin sahte PCR belgesi taşıdığını tespit etmiştir. O polis veya polisleri de görevlerini yaptıkları için yürekten tebrik ederim. Ancak sonrası tamam değil.

   Müzisyenler gözaltına alındı, mahkemeye çıkarıldı, haklarında tutukluluk emri verildi ama yüksek yerlerden gelen emirle, tutuklu olması gereken 21 müzisyen gidip konser için çaldı. Olacak iş mi şimdi bu? Konsere polis nezaretinde gitmişler. Peki, polisin işi torpilli bir otelin, torpilli sanatçısının, torpilli müzisyenlerini müzik yaparken beklemek midir? Değildir ama bu ülkede oluyor…

   Müzisyenler tutuklanıp sorguya alınsa ve konserde çalmasa Bülent Ersoy konser veremeyecekti, konser iptal edilmek zorunda kalınacaktı… Konseri izlemek isteyen kişiler de mağdur olacaktı… Tabii ki süreç böyle olacaktı. Böyle olmalıydı… Sahteciliğe tenezzül eden kişiler bunun cezasına da katlanmalıdır… Bunun bir bedeli de olacaktı… Müzisyenler böyle bir sahtecilik yaptığı için otele tazminat ödeseydi, konseri izleyecek kişilere de paraları iade edilseydi olmaz mıydı?

   Olması gerek buydu ama burası KKTC ve burada her şey olur… Torpil memleketinde birkaç yerden birkaç telefon gelir ve tüm yasalar, tüzükler, kurallar yerle bir olur…

   Bir de “vatandaş mağdur olacak” deniyor ya… Bu ekonomik krizde evine ekmek götürmekte zorlanan çok sayıda vatandaş, ülkenin en lüks otellerinden birisinin kumarhanesinde, yüksek bedellerle Bülent Ersoy’u dinleyebilir mi?

   “Vatandaş mağdur olmasın diye” deniyor ya? Vatandaş kimdir? Konser izleyemediği için mağdur olan öyle bir vatandaş yok ortada. Covid-19 salgını başladığından beridir, yığınla sorun yaşayan çok sayıda vatandaş var, onlara bakan ilgilenen yoktur ama “konser izleyemeyen vatandaşları” düşünerek onlar için torpil mekanizmasını işletiyor bazı devlet büyükleri…

   Oraya gidebilenler, o konseri izleyebilenler, iyi bir maddi gücü olan kişilerdir ve “konseri kaçırmaktan” başka bir mağduriyetleri olamaz. Bunca vatandaş bin bir sıkıntı yaşarken o elit kesimin mağduriyeti mağduriyet bile sayılmaz. Mağduriyet olacaksa da olacak… Yasalar uygulanacak, kim mağdur olursa olsun. Sahtecilik yapan düşünecek sonunu…

    İnsan düşünmeden, şüphelenmeden edemiyor? Yurt dışından gelen 21 müzisyene KKTC’de bazı çevreler sahte PCR belgesi hazırlama cesareti gösterebiliyorsa, bundan önce bunu denemiş ve başarmışlar mıdır acaba? Daha önce birçok sahte PCR sonucunu yutturmuşlar mıdır ki bunu da yapma cüretinde bulunmuşlardır?

    İlelebet KKTC’yi yaşatacağını, yüksek seviyelere çıkaracağını ve dünyaya tanıtacağını söyleyenler, kendileri KKTC’yi küçük düşürmektedir, yasalarının ihlal edilmesine göz yumarak ya da böyle olmasına yardımcı olarak. Suçüstü yakalanan 21 müzisyeni tutuklayıp sorgulamak yerine konsere gönderen zihniyetin ne kendine, ne yasalarına ne de devletine saygısı vardır…

    Hatır gönül işlerinin, torpilin, adam kayırmanın olduğu, yasaların belli güç odaklarına işlemediği ya da esnetildiği bir devlet, tamam bir devlet değildir. İlelebet yaşatılacak ve saygı duyulacak bir devlet böyle mi olur? Kendi elinizle kendi devletinizi küçük düşürüyor daha bir hiçleştiriyorsunuz…

DİĞER YAZILARI
30/08/2021 18:49
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: PCR sahteciliği yapan 21 müzisyeni kodes yerine konsere göndermek, devleti küçük düşürücü bir zihniyettir
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.