Peki ekonomik yıkıma çare olacak çözümleriniz var mı?

ads ads ads
13/02/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Yaklaşık 10 saat süren Bakanlar Kurulu toplantısının ardından tahmin edilen açıklama yapıldı. Sokağa çıkma yasağı, bir hafta daha sürecek ve ilçeler arası gidiş geliş yasağı da devam edecek. Bu haftanın farkı ise paket servisler ile online alışverişlerin serbest bırakılması ve bankaların açılacak olmasıydı.

   Başbakan Ersan Saner’in dediğine göre, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin kararlarıyla yetinmemişler, Bakanlar Kuruluna başka uzmanlar da çağırmışlar. Basın toplantısında olsaydım, Başbakan Saner’e sormak isterdim, hangi kriterlerin ön plana çıktığını, biraz daha ayrıntı isterdim, neden bir hafta kapalı kalacağımızı, online alışveriş ile paket servislerin serbest bırakılmasında hangi kriterlerin ön plana çıktığını?

     Geçen haftayla bu hafta arasındaki fark neydi? Bu hizmetlerin açılmasını getiren, ya da bankaların açık olmasını getiren neydi acaba? “Yanlış yaptılar” demiyorum, neye göre bu kararlar alındı, kriterler üzerinden biraz bilgi istiyoruz.

    Mesela orada olsam sorardım, ekstradan Bakanlar Kuruluna çağırdıkları uzmanlar, hangi gerekçeler, kriterler üzerinden yardımcı oldu onlara? Bu uzmanlar ile Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi aynı görüşte birleşti mi, ayrıştıkları noktalar oldu mu? Halkın bunları bilmesinde fayda vardır, halka doyurucu bilgiler verilirse, alınan kararlara daha iyi uyulur diye düşünüyorum.

     Hade vakaları azaltmak, vakalarda aşağıya doğru giden ivmeyi daha da aşağıya çekmek için bir hafta daha kapanalım; tamam, aldık kabul ettik de ekonomik bazı ek tedbirler var mı acaba? Merak ediyoruz, ekonomi için ne düşünülüyor? Batan, batmaya devam eden, zor durumda olan işletmelere açılımlar var mı?

     Bir ekonomik pakete benzemeyen, hiçbir açılım içermeyen “ilk ekonomik pakete” ek yeni kararlar içeren bir ekonomik paket olmayacak mı? Mesele bu, sağlığı düzeltmeye çalışırken ekonomiyi tam kaybediyoruz, durum tam bir felaket…

    Bu arada vakalar biraz aşağıya doğru gitti, başladı yine Başbakan, “durumumuz iyi” demeye. Neremiz iyi acaba? Sürekli olarak aynı şey yapılıyor, Covid-19 mücadelesinde dünyadaki kötü örneklere bakarak, Kuzey Kıbrıs olarak durumumuzun iyi olduğu söyleniyor. Başbakan Ersan Saner, yine dünyada yaşananlarla ülkemizi kıyaslayarak, bir ay içerisinde ülkemizde çok ciddi bir tırmanış olmasına rağmen dünya ülkelerine oranla KKTC’nin hastalıkta çok iyi durumda olduğunu belirtti.

   Başbakan iyi görmek istediği için iyi görüyor galiba, halbuki uzmanlar nüfusumuza göre bulaş hızında KKTC’nin hem Türkiye’yi hem de Güney Kıbrıs’ı geçtiğini söylemektedir. Tam kapanmayla biraz vakalar azaldı diye durumun ülkemizde iyi olduğunu söylemek doğru değildir. Ülkede hiçbir şey iyi gitmemektedir ne sağlıkta ne de ekonomide…

  Karantina otelleri doludur, bu otellere yenileri katılmaktadır, vakalar çıkmaya devam etmektedir, halen pozitif olup kendini saklayanlar, temaslı olup gizlenenler vardır. Halen sağlıkta Covid-19 ile mücadele eden ekipler zor şartlarda çalışıyor, personel eksikliği devam etmektedir. Salgınla mücadeleye başlayalı neredeyse bir yıl oluyor, bir türlü hemşire eksikliği giderilemedi.

   Sağlıkta örgütlü sivil toplum örgütleri geçen gün yine uyarı yaptı; “salgın tüm dünyada bitmeden ülkemizde de bitmeyecek” dedi. Dana önce yapılan hatalar tekrarlanmadan, ileriki dönemlere hazırlıkların hız kesmeden yapılması gerektiği söylendi. Başta hekim-hemşire olmak üzere yeterli sayıda sağlık çalışanı istihdamının yapılmasının şart olduğu vurgulandı. Covid-19 dışı hastaların birinci dalgadaki gibi olumsuz etkilenmesine izin verilmeden ayrı ekiplerin oluşturulması gerekliliği kaydedildi.

    Bu uyarılar daha önce de yapılmıştı, sıfır vakaya geldiğimiz günlerde de “aman ha, gevşemeyin” denilmişti ama hükümet ve Sağlık Bakanlığı, uyarıları da salgını da ciddiye almadı. Birçok duyarlı kesim, sağlık camiası, örgütler, “kapsamlı çözümlerden ve organizasyondan uzak, sadece günübirlik çözümlerle sorunların ötelemeye devam edilmesine” tepki gösterdi.

    Ancak işin başındakiler bu uyarıları dikkate almadı, “başarılıyız” diyerek, gözlerini gerçeklere kapadı ve bırakın sağlıkla ilgili sorunları, hemen her şey etkilendi, ekonominin çarkları durdu, ülkede hayat tamamen felç oldu. Üstelik nasıl düzeleceği de meçhul.

    Sağlık örgütleri, “Sağlık çalışanları ve ilgili diğer sektörlerle işbirliği yapıp ortak adımlarla ilerlemek yerine tek başına davranmayı alışkanlık haline getiren Sağlık Bakanı, bugün ülkemizin içinde bulunduğu sosyoekonomik kaosun sorumlusudur” diyor. Bana göre, Sağlık Bakanı da Bakanlar Kurulunun, hükümetin bir parçası olduğuna göre hükümet de sorumludur.  

   Başbakan “her şey tamam” izlenimi vermeye çalışıyor ama sağlık örgütleri, hastane kapasitesiyle ilgili yeterli düzenlemeler yapılmadığı için Covid-19 pozitif hastalarla temaslıların mevcut sistemde toplam 6 pandemi otelinde bir arada tutulduğunu söylemektedir.

    Vaka sayısı arttıkça özellikle pandemi otellerindeki hastaların sağlık hizmetine erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığı vurgulanmaktadır. Üstelik sağlık örgütleri, bu konuyu aylardır defalarca dile getirmesine rağmen, Sağlık Bakanlığı’nın organizasyonu sağlayamadığını, sonuç olarak artan vaka ve temaslı sayısına karşın zaten yetersiz olan insan iş gücü kaynaklarının, gereksiz şekilde ayrı ayrı merkezlere dağıtılarak daha da yetersiz hale getirildiğini, sağlık hizmetlerinin niteliğinin düşürülüp hastaların riske atıldığını belirtmektedir.

    Sağlık Bakanlığı tarafından aylar öncesinden yapılması gereken planlama ve organizasyonun yapılmaması nedeniyle, toplumumuzun sağlığının daha fazla riske atılmasını önlemek için sağlık örgütleri, hekimlerin çalışma organizasyonunu düzenlediğini kaydetmektedir.

   Bir yıla yakın zamanın heba edilerek sağlık kapasitesinin ihtiyaca uygun hale getirilemediği için, günümüzde hızla artan Covid-19 hastalarının hastanelerde takip edilemediği söyleniyorsa siz Başbakan olarak nasıl “çok iyi durumdayız” diyorsunuz?

     Çaresizlikten oluşturulan karantina otelleri gibi hastane dışı tedavi merkezleri halen gerekli donanımlara kavuşturulamamış, hasta takibinin ve tedavisinin sorunsuz yapılabileceği şartlar oluşturulamamışken neden “durumumuz çok iyi” diyorsunuz? Siz bu sistemsizlikle, öngörüsüzlükle Covid-19 dışı hastaları da riske atıyorsunuz, sağlık hizmetlerinden yararlanmasını engelliyorsunuz.

    Ülke olarak durumumuz iyi değildir, Covid-19 ile mücadelede, sağlıkta da çok iyi durumda değiliz, ekonomide ise tam bittik. Maliye Bakanı, birkaç gazetenin manşetinde; “Kasa boş”, “Bütçede 430 milyon açık var” gibi başlıklarla yer aldı. Hiç de moral verici haberler değil bunlar.

   Her gün gazetelerde birkaç sektörün “durumumuz kötü” haberleri çıkıyor. Çok sayıda sektör bu ay çalışamadı, iş insanları, küçük esnaf bu ayı iş yapamadan geçirdi, zaten durum zordu, açıkken bile iş yapamıyorlardı, şimdi daha da zora girdiler. Sayın Başbakan, sayın hükümet yetkilileri her mikrofon başına geçtiğinizde “durumumuz iyi” demeyin, çünkü hiç iyi değil durumlar. Büyük bir ekonomik yıkım var, bunun için ne yapacağınızı düşünseniz iyi olur.  

13/02/2021 21:44
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.