Professio 1

Aybike Yektaoğlu yazdı

ads
20/02/2020

ads

Aybike Yektaoğlu Aybike Yektaoğlu


İnsan ırkı çoğalmaya ve topluluklar oluşmaya başladığında, kendi ihtiyaçları doğrultusunda, yetenekleri ve zekalarını kullanarak bu ihtiyaçlarını gidermeye başlamışlardır. Kas gücü daha gelişmiş insanlar odunu, taşı taşırken, el becerisi olanlar hayatı ve günlük yaşamı kolaylaştıracak araç gereçler üretmeye başladılar. Görsel olarak nasıl olacağını zihinlerinde geliştirenler de fikirlerini sunarak ve hayata geçmesini sağlayarak toplulukları içerisinde yaşam mücadelesini günümüze taşımıştırlar.

İnsan ırkı daha da çoğaldıkça biyolojik olarak güçlü olanlar avlanma, inşa etme v.b. işlerle ilgilenmişler, zeki olup fikir üretenler kurdukları hayallerle yönetme becerilerini birleştirmişler, yetenekli olanlar ise günlük yaşamı topluluk içerisinde kolaylaştıracak işler konusunda kendilerini geliştirmişlerdir. İnsan ırkı evrildikçe takas yöntemleri ile ihtiyaçlar giderilmiş ve para keşfedildikten sonra ise farklı boyutlara geçmişlerdir. Takas, para, yazı, meslek, iş hepsi insan ırkının hayatını idame ettirebilmesi için ürettiği fikirlerdir aslında. Böylece bir düzen ve yapı ile günümüze kadar gelinmiştir.

Professio Latince bir kelime olup, dilimize çevrildiği zaman meslek anlamına gelmektedir. Ülkemizde bir süre boyunca bir nevi alerji olduğumuz, kelime olarak da küçümsediğimiz, büyük bir mana taşıyan bir kelime. Eskiler “bir meslek sahibi ol” veya “xxx yapsın ve bir meslek sahibi olsun” cümlelerini kullana kullana bu kelime bizde “oku ve iş sahibi ol”’a dönüşmüştür. Aslında ikisinin de anlamları çok farklıdır. Meslek bir insanın sahip olduğu yetenek veya eğitimini aldığı bir kurum sayesinde edindiği bir vasıftır. İş ise bu edindiği vasıfları icra ettiği zaman dilimini tanımlar. Bir kılıç düşünelim örneğin: O kılıcı yapmak kişinin mesleği, üretmek için kullandığı zaman ise işidir. Yani tamirci, öğretmen, danışman, doktor, piyanist, sanatçı olma durumu meslek olarak tanımlanır. Bu meslekleri icra etmekte kullanılan zaman dilimi ise iş.

Ülkemizde kısa süre önce toplum üzerinde travmatik olayların sonucu çıkan psikolojik çöküşler, bu ülkede yaşayanlar için bir mücadeleye dönüşmüştür. Bunun sonucunda yeniden inşa edilen bir yapının içerisinde eğitim alarak “yüksek” tabir edilen meslek eğitimleri için yurtdışına gidilmeye başlanmıştır. Daha iyi bir yaşam, daha iyi bir gelecek için kişilerin meslekleri de kendilerinden önde gelmeye başlamıştır. Sesi güzel olana “şarkıcı mı olacak”, el becerisi ile birşeyler üretene “oku da bir iş sahibi ol” cümleleri içerisinde günümüze kadar gelinmiştir. Son beş yıl içerisinde bu durum bir nevi değişmeye başlamıştır. El becerisi, fikir sahibi, yetenekli ve üretmeye meraklı olan insanlar eğitimleri sayesinde edindikleri mesleklerini birer iş olarak görmeye, yani ekonomik olarak hayatı idame ettirmek için bir araç olarak görmeye ve gönülden yapmak istediklerini de hayatın amacı olarak görmeye başlamışlardır. Sayıları az dahi olsa, toplum içerisinde bu gibi insanların örnekleri arttıkça, cesaretini toplayan ve meslek olarak da bu işi yapmak isteyen insanlar da çoğalmaya başlamıştırlar. Herşeyden önemlisi ise, işledikleri zaman dilimini en verimli şekilde kullanan topluluğa dönüşmüştürler. Toplumun büyük çoğunluğu yaptığı işi, hayatını ve ailesinin geleceğini idame ettirebilmek için yaparken, kendi istediğini yapanlar ve “meslek” kelimesinin kudretini anlayanlar ise bu işi birçok açıdan tatmin olarak gerçekleştirmektedirler.

Gelişmiş ülkelerin çoğunda bugün ara ara ilanlar verilmektedir. “Üniversite mezunu kişilerin ülkemize gelmesi halinde ...”. Sebebi ise çok açıktır. Bizim uzun süre “meslek” olarak nitelendirdiğimiz birçok dal, meslek okullarında eğitim alınarak veya insanların o ülkelerde yetenek, fikir veya becerileri sayesinde meslek olarak edindikleri işlerinin revaçta olmasından kaynaklıdır. Buradaki anlamı bugün dilimizde “ara eleman” olarak kullandığımız “uzman eleman”’lar, veya teknisyenler veya teknikerler. Çünkü gelişmiş ülkelerde bu gibi “emek” gerektiren mesleklerin önemi çok büyüktür. İnsanlar emeklerinin karşılığını hak ettikleri şekilde eksiksiz almaktadırlar. Herkes üniversite mezunu değildir. Yüksek Meslek Okullarına giderek, ya hayatlarında kendi sevdikleri, becerileri olan dallara eğilmişlerdir ya da ülke onları gelecekelerini kurarken iş bulabilecekleri ve yetenekleri sayesinde yapabilecekleri eğitim dallarına yönlendirmiştir. O yüzden ülkeler kendi vatandaşları ile birçok dalda kendilerini geliştirebilecek noktalara çoktan ulaşabilmişlerdir.

20/02/2020 17:15
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: aybike yektaoğlu
MANŞETLER

HK Aybike Yektaoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.