Professio-II

Aybike Yektaoğlu yazdı

ads
20/02/2020

ads

Aybike Yektaoğlu Aybike Yektaoğlu


Akdeniz ülkelerinin bir kısmında, Afrika ve Asya ülkelerinden bir çoğunda ara eleman diye küçümseyerek bahsettiğimiz, aslında kendi alanlarında büyük bir çoğunluğun yapamayacağı işlerin uzman elemanı olan kişilerin eksikliği o kadar çoktur ki, ülkelerin gelişememesinde çok büyük bir rol oynar.

Üniversite eğitimlerinde yapılan planlamalar daha çok ekonomik açıdan olduğu için, bir on yıla kadar işsiz profesörler ordusu yaratacağımızın öngörüsü aslında daha önceleri tespit edilip, dillendirilmiştir. Ama bu konuda bugün halen doğru düzgün önlem alınamamıştır. Ne yazık ki kendini üniversite eğitimi sonrası geliştirenler dışındaki üniversite mezunlarının bir çoğu ya eğitim alarak edindikleri mesleklerini icra edememektedirler ya da işsiz ordusu içerisinde yerlerini almaktadırlar.

Gelişmiş ülkelerin uzman eleman yetiştirmek için planladıkları sistemler incelenmeli ve ülkemizde hem içe hem de dışa yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Tekniker, teknisyen, uzman eleman v.s. olarak icra edilen mesleklerin önemi, toplumun geleceği açısından çok önemlidir. Doğru bir emek karşılığı planlaması ile hem içe dönük olarak rahatlama sağlayacak bir noktaya geleceğiz hem de ülkemizi geliştireceğimiz ortadadır.

Aslında meslek eğitimi üzerine birçok çalışma yapan kişiler ile rotanın nasıl çizilmesi gerektiğine dair bir başlangıç yapsak, her zamanki uygulamamız olan “sil baştan”lardan kurtulmuş olacağız. Ne yapılması gerektiğine dair ön çalışmalar üzerine kapsamlı bir değerlendirme ile pratiğe geçmemiz, ülke planlaması içerisinde çok büyük bir rol oynamaktadır.

Hayalini kurduğunuz eğitim, ülkeyi yarınlara taşıyacak ve geliştirecek bir eğitim, eğitim alanında ne gibi bir stratejiniz olduğu ile alakadardır. Kısa-orta-uzun vadede bu alanda ne gibi plan ve projeler öngördüğünüz ile ilgilidir. Küçük detaylar içerisinde boğulurken, gelecekten ne kadar çaldığımızı farkında olmadan kara bir deliğe çekiliyoruz aslında. Çünkü stratejik olarak geleceği planlama konusunda attığımız adımlar, yarını değil anı düşünmeye yönelik adımlar içerisinde boğulmuştur.

Eğitimin ilk basamağından son basamağına kadar bir kaos içerisinde sürüklenirken, alacağımız önlemler veya yapacağımız stratejik planların, geleceği kurtaracak adımlara giden yolda engebeli oluşunu kabul etmeyişimiz, bizleri zaman içerisinde aşılamayacak daha zor ve ağır engel koşullarına getirecektir.

“İngiliz Dönemi”’nde diye tanımladığımız bir zaman dilimi vardır. Seksenler içerisinde doğanlara kadar birçoğumuzun hatırlayacağı uygulamlardan biri vardı. Cam şişelerde içtiğimiz içecekler depozitoluydu. İçeceği içer, cam şişesini “bakkal”a götürdüğünüzde depozitosu geri ödenirdi. Bugün sosyal medya ortamlarında dönen ve gelişmiş versiyonunu videolarda görüp, “bizde neden yok?” dediğimiz bir uygulamaydı.

Aslında birçok konuda gelecek için bir planlama içerisinde ilerlerken, kaldırılınca geriye doğru götüren. İşte o toplanan cam şişeler için bugün bir planlama yapılsaydı eğer, cam ustası eleman yetiştirmek gibi bir öngörümüz olurdu. Bununla birlikte belki geri dönüşüm tesisi. Şu plastik şişelerden içtiğimiz sular üzerine yaptığımız şikayetlerimiz de olmazdı. Belki de mesleki olarak Avrupa’da uygulanan sistem gibi üniversitelerimizin altında meslek dallarında olan boşluğu tespit ederdik ve uzman elemanlara ihtiyaç duyan ülkelere, bu ve benzeri meslek dallarında eleman yetiştirir ve ülkemizde bu coğrafyada öncü olurduk.

Bununla beraber bugüne kadar geldiğimiz süreç içerisinde, bir planlama olmamasından dolayı ihtiyaç fazlası meslek grupları oluşmamış olurdu. Veyahut üniversitelerimizde yetiştirilen ve pratik açıdan çok fazla staj gerektiren meslek dallarında eğitim alan insanlarımıza maalesef ve maalesef kabul etmesek de, kendi yarattığımız algı nedeniyle güven sorunu yaşamıyor olacaktık. Bulunduğumuz coğrafya içerisinde, bizden geri olanlar günü gelecek akılcı bir stratejik planlama ile bizden daha önde olacaklar. İşte o gün bu ülkede eğitim alanında kendimizi sorgular durumda olacağız.

Fakat çok geç olacak. Kendi kurum ve kuruluşları olan bir ülkede, yüksek öğrenim/öğretim konusunu eğer ki yalnızca ekonomik olarak görüyorsak ve bu ülkeye katkısının açılan üniversiteler ile birlikte ortadaysa, palyatif, günü kurtaran çözümler değil, kısa-orta ve uzun vadede stratejik olarak geliştireceğimiz bir planlama ile eğitimin kurtarılabilir olduğunu görmeliyiz. İstenmeyen değil, özlenilen eğitimi uygulamak bizim elimizdedir ve hiçbirşey için geç kalmış değiliz.

Kendi insanımız ve ülke ihtiyaçları için tüm eğitim sürecini planlayabilecek ve sürdürülebilir kılacak bir sistem, hem ekonomik hem de ülkenin gelişmesi açısından pozitif yönde etkisini gösterecektir. Dıştan gelecek ve eğitim alacak öğrenci sayesinde de sürdürülebilir ekonomik bir istikrar sağlanacaktır.

Artık neyin nasıl yapılamayacağını değil de neyin nasıl yapılacağını tartışmaya, planlamaya ve uygulamaya başladığımız gün, günü değil ülkemizi kurtaracak sürdürülebilir bir yapıya evrileceğiz.

20/02/2020 17:17
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Aybike Yektaoğlu
MANŞETLER

HK Aybike Yektaoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.