Rasıh Reşat yazdı: Brüksel Senin Neyine...

ads ads ads ads
05/12/2023

ads
Rasıh Reşat yazdı: Brüksel Senin Neyine...

Brüksel- Zannederim Avrupa’nın en soğuk günlerinin birinde 20 derecelik Kıbrıs havasını bırakıp Brüksel’e gidecek kadar aklımı bozmuş başka bir gazeteci grubu yoktur. 
Avrupa Komisyonu birçok önemli Avrupa-i kişilik ile bizi buluşturmak için hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesini beklemiş. Bir bildikleri vardır. Ne de olsa Avrupalılar. 
‘Hava sıcak olursa bunlar Grand Place’ten geri gelmezler, midye ve şaraptan kafalarını kaldırmazlar, bizim çalışma ziyareti de piç olur’ diye düşünmüşler ve ona göre gün belirlemişler herhalde. 
Şaka bir yana iki günlük bir çalışma ziyaret için bir grup Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk gazeteci buralardayız. 
Avrupa Birliği’nin organlarının bu değişen dünya düzenine nasıl adapte olduğunu ve nasıl tavır aldığını anlamanın ilginç olacağını düşünerek geldim. İyi de oluyor.  
Kıbrıslı Rum meslektaşlarımız ile biz Kıbrıslı Türklerin motivasyonu buralara gelince oldukça farklı oluyor elbette. 
Onlar gerçek anlamda parçası oldukları Avrupa Birliği’nin daha genel politikalarını öğrenmek, onlar hakkında soru sormak, konuşmak istiyor. 
Gıda Güvenliği, pandemi sonrası sağlık, AB’nin Gaza-İsrail savaşı bağlanımındaki duruşunu merak ederken, bizler sanki Kıbrıs sorunu ve Kıbrıslı Türklerin mağduriyeti çamurunda patinajdan öteye gidemiyoruz, ne yazık ki. 
Ha ben kişisel olarak, AB’nin Dış Politika ve Güvenlik Politikasını Baş Sözcü Peter Stano’dan dinlemeyi çok önemli buldum. Merak ettiğim şeyleri öğrendim. Misal Avrupa Birliği’nin herhangi bir binasının herhangi bir koridorunun üzerinde bulunan hiçbir odasında Kıbrıs için iki devletli çözüm ifadesinin asla kullanılmadığını aleni bir şekilde söylediler.  Bunu Stano Off The Record aktardıklarının yanında, On The Record olarak söyledi.   Bak yine Kıbrıs Sorunu. 
Sağlık ve Gıda Güvenliği Komiseri Kıbrıslı Stella Kryiakides ile oturduk bayağı.  Stella Hanım, bütün Avrupa Birliği ülkelerinin sağlık ve gıda güvenliğinden sorumlu iken biz yine ettik edemedik ona Kıbrıslı Türklerin ilaca erişimi konusunu sorduk. Öyle ya, yapacak bir şey yok. 
Tecrit, dış dünya ile irtibatın kesik olması sizi global sorun ve haliyle sorulardan uzak tutup AB’ye ve NATO’ya  ev sahipliği yapan dünya kenti Brüksel’de bile yerel düşünmeye sevk ediyor çaresiz. 
Tabi Macaristan ve Polonya’daki yolsuzlukla mücadele konusunda Avrupa Birliği’nin yaptıklarını ve iki ülkeyle yaptıkları çalışmalarını, bu konudaki yetkili isim Christian Wigand anlatmaya başlayınca, biz sessizce dinledik. Kıbrıs Yolsuzluk endeksi falan maazallah mahcup olmayalım dedik.
İlk günün sonundaki görüşmemiz Kjarton Bjornsson idi. O da Kıbrıs Çözüm Destek Birimi’nden. Konu çok Kıbrıslı olduğu için rahat ettik. 
Biz Kıbrıslı Türkler çözüm olmuyor diye ağladık, Kıbrıslı Rum gazeteciler de çözüm olmuyor diye ağladı.  Daha çok bir araya gelmek konusunda sözleştik ve slogan atarak değişik yönlere doğru dağıldık. 
Kısacası Kıbrıslı Türk değil de evrensel bir gazeteci olarak Brüksel’e daha sık gelmek, dünyanın merkezinde olduğumu hissetmek ve buradan ilginç bilgilerle dolu yazılar yazmak isterim. Buradan yayınlar yapmak, saçları kırlaşmış, tecrübeyle dolu akredite gazeteciler arasındaki yerimi alıp, her gün 12.00’deki brifinge katılıp dünyanı her yeri ile iğli aklıma gelenleri sormak isterim. Harika olur. 
Ama Kıbrıslı Türk bir gazeteci olarak geldiğinizde dediğim gibi Kıbrıs sorunu ve Kıbrıslı Türklerin Mağduriyeti sarmalından çıkamıyorsunuz. 
Aynaya bakıp ‘Brüksel senin neyine’ diyesim geliyor ama Kjarton Bjornsson’un ‘Kıbrıslı Türkler’in AB’ye daha yakın olması hedefinden bahsedince vazgeçiyorum.

05/12/2023 09:57
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
ad
TAGS: rasıh reşat, yazı, yorum
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.