ad

Rogers:‘Adaletin tesisi için çalışmalıyız’

ads
09/10/2019

ads
Rogers:‘Adaletin tesisi için çalışmalıyız’

Halkın Partisi (HP)  Girne Milletvekili Jale Refik Rogers, parti olarak Meclis’e girdiklerinden bugüne kadar kayıt dışılığı önlemek için düzgün bir politika oluşturmak adına birçok çalışma yaptıklarını belirtti.  

Bu yöndeki  çalışmaların başını İçişleri Bakanlığının çektiğini söyleyen Rogers,  güzel gelişmelerin olduğunu, 23 Ekim’de yürürlüğe girecek olan Muhaceret Tüzüğüyle ülkede kalan herkesin bir şekilde kayıt altına alınmasının  sağlanacağını kaydetti.

HP’den yapılan açıklamaya göre geçmişteki tüzüğün geçerliliğini kaybettiğini  çok uzun zamandır da güncellenmediğini belirten Rogers şöyle devam etti:

“KKTC vatandaşı olmayan 60 yaş üstü kim gelirse kaydı olmadan ülkemizde hayatına devam edebiliyordu. Bu, dünyanın herhangi bir yerinde pek de örneğini bulamayacağımız bir uygulamadır. Tabi ki bu ülkede kimse kalmasın demiyoruz. Sadece kalacak olan kişilerin ne amaçla burada olduğu, ne kadar, nerede kalacağı bilinsin istiyoruz. Ülkemizde yaşayacak kişilerin bir çeşit ikamet izni alması gerekiyor. 17 farklı ikamet izni şekli var.  Doksan gün üzerinde ülkede kalacak kişilerin ikamet veya çalışma izni alması gerekiyor. İkamet iznini de alırken özellikle 60 yaş üzerine bir ayrıcalık tanındı ve bu tüzükle daha uzun süreli izin almalarına fırsat verildi. 60 yaş üstünün izin süresi 3 sene olacak” ifadelerini kullandı.

“KAÇAK İŞÇİLİĞE  SON VERİLMESİ GEREKİYORDU”

Kaçak işçiliğin de ülke sorunlarından biri olduğuna işaret eden Rogers, birçok kişinin turist vizesiyle ülkeye gelip çalışarak hayatını sürdürdüğünü söyledi. 

Roger şu ifadeleri kullandı: 

“Kaçak işçiliğe bir son verilmesi gerekiyordu. Dünyanın her yerinde bir ülkede 90 günden fazla kalıyorsanız siz artık turist değilsiniz demektir. Farklı ikamet izin çeşitlerinden birini seçip izni almanız gerekir. Çalışacaksanız da çalışma izni almanız gerekecek. Bununla beraber; yasası olmasına rağmen 2009’dan beri öğrenci izni de uygulanmıyordu ama artık çalışma izni alır gibi öğrenci izni alınması da zorunlu hale getirildi. Öğrenci adı altında gelip de burada birçok kirli işlere giriliyordu. Bunun da önü kesilmiş oldu. Tüm bu adımlarla bir düzen getirmeye çalışıyoruz.”

“YURTTAŞLIK YASASI VE BEYAZ KİMLİK UYGULAMASI MECLİS’E EŞZAMANLI GELECEK”

Rogers, Yurttaşlık Yasası ile ilgili de şunları söyledi.

“Ümit ediyorum ki, Meclis’in bu döneminde genel kuruldan geçtiğini göreceğiz. Yurttaşlıkla ilgili de çok sıkıntılar var. Dünyanın hiçbir yerinde bir yere çalışmaya gittiniz diye bir süre sonra otomatik olarak yurttaş olma hakkı kazanmıyorsunuz. Bunun da kriterleri var. Bu kriterleri düzenleyen bir yurttaşlık yasası yaptık. İstisnai vatandaşlıkların ve yurttaşlığın kriterleri belirlendi.  Aynı zamanda beyaz kimlik uygulaması için de çalışmalar devam ediyor. Son rötuşları yapılıyor. Beyaz kimlik, belirli kişiler için oy verme hakkı dışındaki haklarını kazanacakları bir uygulama. İkisinin de paralel olarak Meclis’e gelmesini bekliyoruz. Bu ülkede aslında birçok kişinin derdi, vatandaş olmaktan çok burada daha rahat çalışıp iş kurabilmek. Siyasetçiler olarak bize düşen görev, kamusal yararı olacağını düşündüğümüz, doğru bildiğimiz konularda tereddüt etmeden cesaretle adım atmak. Ancak o zaman bu ülke daha iyi bir noktaya taşınacak. Çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakmak istiyoruzdan yola çıkarak adım atarsak, yanlış yapmayız.”

“NÜFUS SAYIMI YAPILMALI AMA SORUNLARIN NEDENİ GİBİ GÖSTERİLMEMELİ”

Nüfus sayımının düzgün yapılmaması konusundaki eleştirileri de değerlendiren Rogers, sorunların temelinde yatan nedenin nüfus sayımı olmadığına dikkat çekti.

Nüfus sayımıyla ilgili geçen hükümette bir bütçe ayrıldığını ancak sonradan maddi sıkıntılar nedeniyle bu kaynağın başka konulara aktarıldığını anlatan Rogers, bazı sorunları halletmenin farklı yolları olduğunu ifade etti.

Rogers şu ifadeleri kullandı:

“Nüfus sayımı  tabi ki yapılmalı. Ama devlet olarak bir şeyleri yapmak için nüfus sayımına ihtiyaç yoktur. Örneğin sağlıkta ne kadar ilaca ihtiyacımız olduğunu bilmemiz için sayım gerekmiyor. Hastanedeki otomasyon sisteminden, İlaç Eczacılık Dairesi verilerinden belirleyebiliriz. Her alanda belli başlı bilgilerle ne yapmamız gerektiğini şekillendirebiliriz. Nüfus sayımı olmadığı için bir şeylerin kötü gittiği fikrine katılmıyorum. İlaç Eczacılık Dairesi’nin envanteri neden hala daha otomasyona girmedi? Bugün en basit bir marketin veya ecza deposunun envanteri bilgisayar sistemindedir.  Bu bir kötü yönetimin örneğidir. Bu kadar ilaç israf edilmesinin sebebi budur.  Düzeltmemiz gereken budur. Kurumlar ve daireler doğru yönetilmediği zaman yanlışlar oluyor. Her sorunu nüfusa indirgememeliyiz.”

“ÜLKEDE ADALET DUYGUSU TESİS EDİLMEZSE, İÇ HUZURA ULAŞAMAYACAĞIZ”

Rogers, parti olarak ilkelerinden ve hedeflerinden taviz vermediklerini belirtti. Siyasetin dilini değiştirdiklerini söyleyen Rogers, bunun birçok örneği olduğunu anlattı ve şöyle devam etti.

“Bizim savunduğumuz birçok konu; başka partiler tarafından da kucaklanıyor. Temiz siyaset dedik birçok parti de bunu söylemeye başladı. Biz söylemekle kalmıyor, bir uğraş veriyoruz, sözlerimizi tutuyoruz. Bu yurttaşlık yasası, tüzük, öğrenci izinleri bunlar net örneğidir. 

Ulaştırma Bakanlığı’nca polisle beraber yapılan denetimlerin sayısı 500’ü geçmiştir. İddia ediyorum ki geçmişte hiçbir dönem bu sayıya ulaşılmamıştır. Dokunulmazlık konusu da bunu güzel bir örneğidir. Kötü bir şey gibi gösteriliyor ama bu ülkede adalet duygusu ciddi anlamda zedelenmiştir. Ve ülkemizde adalet duygusu tesis edilmezse hiçbir zaman iç huzura ulaşamayacağız. 

Bence biraz da toplumdaki şikayetlerin, veryansınların sebebi budur. Kimse yaptıklarından sorumlu tutulmamıştır bugüne kadar. Özellikle yöneticiler ve siyaset çevresinde bu örnekleri göstermemiz, hesap verilebilirlik ve o kaybolan adalet duygusunu yeniden tesis etmemiz açısından önemlidir. Meclis’in açıldığı gün çok önemli bir şey yaşandı. Geçmişte başbakanlık ve bir partinin genel başkanlığını yapmış birinin dokunulmazlığı kaldırıldı. Suçsuzluk karinesi yargı kararı olana dek geçerlidir. Kimse suçludur da demiyorum. Şunun görülmesi önemli; siyasetçiler de herhangi bir vatandaş gibi hesap vermek zorundadır.”

“ADALETİN TESİSİ İÇİN ÇALIŞMALIYIZ”

Dokunulmazlığın kaldırılması konusunda Meclis’te bir parti başkanı tarafından yapılan eleştiri ve suçlamaların kurumların itibarını sarstığını ileri süren Rogers, mali polis raporlarının, Başsavcılığın talebinin görmezden gelinemeyeceğini söyledi:

Rogers, “Atılan bu adımı, mali polisin raporlarını, Meclis özel komitesinden çıkan raporu görmezden gelmek veya birilerini şov yapmakla suçlamak kurumlarımızın itibarını sarsan çok ciddi suçlamalardır. 

Bir dokunulmazlık komitesi kurulmuştur. 7 milletvekili 45 gün Meclis’in bodrumunda var gücüyle çalışıp ciddi bir inceleme yapmıştır. Dokunulmazlığın kaldırılması için konunun ciddiyeti ve bu dokunulmazlık kaldırılma talebinin siyasi sebeplere dayanıp dayanmadığı incelenmiştir. Bizim milletvekilleri olarak kimseyi yargılama gibi görevimiz yoktur, olamaz da, milletvekilleri bu yönde oy kullanarak yargının önünü açmıştır sadece. Dokunulmazlık kaldırılması ile ilgili talebi küçümsemek, önemsiz göstermeye çalışmak, milletvekillerinin komitede aldığı kararı değersiz göstermeye çalışmak kurumlara olan saygıyı zedelemenin yanında vekillere karşı da saygısızlıktır. Bu kötü bir gidişattır. Özellikle devlet yöneticilerinin ve siyasilerin başta olmak üzere hepimizin adaletin yeniden tesisi için çalışmamız, buna köstek olmamamız gerekir.”

09/10/2019 19:56
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Jale Refik Rogers, Meclis, HP, adalet, yurttaşlık, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.