Rumlar kaçıyor, dünya kovalıyor / KOP ve KTFF konusu
28/10/2013
Serhat Kotak
AP Milletvekili DİSİ’li Eleni Theoharus Türk karşıtı eylemlerine bir yenisini daha ekledi. TC-AB katılım müzakereleri için AB tarafından açılacağı açıklanan 22. müzakere başlığının Maraş Rumlara verilmediği takdirde 5 Kasım’da yapılacak hükümetler arası toplantıda Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti tarafından veto edileceğini söyledi. DİSİ’nin Anastasiades’in partisi olduğunun da altını çizmek isterim ki siz, okuyucularım durumu daha açıklıkla anlayabilesiniz. Bu ne demektir? Başlatılmaya çalışılan müzakere sürecinin başlaması böyle bir yaklaşımla engellenmeye çalışılıyor. Tabi aslında bu tehdit sadece bir tehdit olarak kalacaktır ama o başlı başına değişik bir konu…
Ayni anda Rum lideri Nikos Anastasiades’de Ab Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso’dan müzakerelere başka bir darbe indirebilecek bir şey istedi. Anastasiades aklınca AB Komisyonunun müzakerelerde “etkin rol alacak” bir temsilci atamasını istiyor ve Barosso’dan da bunu gerçekleştirmesini istedi. Bilindiği gibi hem Yunanistan hem de Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti AB üyesi. Dolayısı ile de AB Kıbrıs sorununda taraftır. Eğer AB temsilci atayıp müzakerelere müdahil olmaya çalışırsa Birleşmiş Milletlerin şu ana kadar korumaya çalıştığı dengeler de altüst olacağından bu istem aslında pek de yapıcı bir yaklaşım değil. Bir diğer deyişle, Anastasiades bir kez daha müzakere süreci başlamadan samimiyetten uzak davranış göstererek aslında masadan kaçmak niyetinde olduğunu gözler önüne serdi.
Barosso ise tam bir devlet adamlığı örneği sergileyerek “Müzakerelere hele bir başlayın. AB’nin etkinliğinin artırılmasına daha sonra bakarız” diye cevap verdi ve AB’nin Rumlar tarafından masadan kaçmak için kullanılmasına izin vermedi.
Türk tarafına baktığımızda hala daha umut dolu barış şarkıları söylenmekte. Birileri yine yanlış bir yola sokuldular ama hüsrana uğrayacaklarının farkında değiller. Görüşmelerin tekrar başlayacağı tarih olarak Türk kanadının ilan ettiği 4 Kasım’a çok az zaman kaldı. Özel temsilcilerin eşzamanlı Ankara ve Atina ziyaretleri de güya ay sonundan önce gerçekleşecek. Bence ne özel temsilcilerin ziyareti ne de liderler görüşmesi bu takvimde gerçekleşemeyecek çünkü Rum kanadı bu sürecin başlamasını ertelettirmenin yollarını zorlamaktadır ve bir şekilde de başaracaktır.
KTFF ve KOP
UEFA ve FIFA tüzükleri üyelik için ülkenin BM üyesi olmasını şart koşuyor (bu her zaman böyle değildi ve yakın denebilecek bir geçmişte saçmaca değiştirildi). Ben bu detayın sadece Kıbrıs Türklerine sürdürülen spor ambargosuna kılıf olması için böyle değiştirildiğine inanıyorum. Ancak şu anda içinde bulunduğumuz durum bu.
Her üye ülkeden de sadece bir federasyon kabul ediliyor. O zaman denklem de açıkça ortaya çıkmış bulunuyor: Kıbrıs Türk takımlarının UEFA çatısı altında Avrupa’da maç yapabilmesi için ya yeni bir ortak federasyon kurulup KOP’un üyeliğinin yerine geçecek (ki buna Rumlar kesinlikle yanaşmaz) ya da KTFF veya takımlarımız KOP çatısı altına girecekler. Şu an için bunun başka yolu da yok. Peki yeni federasyon kabul bulsa bile Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti altında olacağı için biz yine Rum yönetimine yama olmuş olacağız.
Hal böyle iken nasıl olur da KTFF yönetimi bu konunun müzakeresini yapar onu ben pek anlamış değilim. Hasan Sertoğlu ve arkadaşlarının amacı eğer Kıbrıs Türk futboluna ve insanlık dışı ambargoya dikkat çekmekse, bu alkışlanacak bir yaklaşımdır. Ancak eğer amaç yukarıda detaylanan şekilde Rumlara yama yapılmamız ve “osmois”, yani asimilasyon yoluyla Kıbrıs sorununun çözümüne bir mil taşı olmak ise o zaman KTFF çok tehlikeli sularda yüzmektedir ve bir an önce geri dönmelidir.
Ben Sertoğlu başkanlığındaki KTFF yönetiminin sağduyulu davranacağını ve Kıbrıs Türkü’nün haklı davasını baltalamayacaklarını umut ediyorum ve buna inanmak istiyorum.
- Nasıl bir “çözüme” doğru yol alıyoruz?
- Babama mektup - 4
- 20 Temmuz
- Kasulidis’ten al haberi – Umut(suzluk?)
- Gerçek çözüm için tabuları yıkalım
- Garantörlük ve diğer kırmızı çizgilerimiz
- DP'nin attığı önemli adım ve dezenformasyon ekibi
- İyi niyetli(!) mayınlar
- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra kısa kısa…
- Önümüzdeki süreç mayınlarla dolu
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































