Sağlık Bakanı, KHK’ya ''bu şartlarda sınav yapma'', halka ise, ''KHK sınav yapamıyor ben hemşire istihdam edeceğim'' diyor

ads ads ads ads
09/01/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Hükümet Mart 2020’den beridir hem Covid-19 salgını mücadelesinde mevcut personeli rahatlatacak hem de genel olarak tüm hastanelerde görev yapacak gerekli sağlık personelini bir türlü istihdam edemedi. 10 ayı aşkın bir süre geçti, özellikle de hemşire istihdamında arzulanan noktaya gelinemedi. Nispeten daha rahat zamanlarda, örneğin sıfır vakayla gittiğimiz günlerde istihdam işine ciddiyetle eğilmediler.   

   Bir miktar istihdam yapıldı ama yeterli olmadı, üstelik istihdamın statüsü acayipti… Covid-19 şartları bahane edilerek, yasalara ve mevzuatlara aykırı olarak “geçici mevsimlik işçi” statüsünde hemşire istihdam edildi. Tüm uyarılara ve itirazlara rağmen Sağlık Bakanı Ali Pilli bu tavrından vazgeçmedi. Burada amaç açıktı; salgını istismar ederek, partizanca istihdam yapmak.

   Nasıl oluyorsa oluyor sınav yapılamıyor. Sınav, Kamu Hizmet Komisyonu’na (KHK) uyduğunda Sağlık Bakanlığı’na uymuyor, Sağlık Bakanlığı’na uyduğunda Kamu Hizmeti Komisyonu yoğun oluyor, ona uymuyor. Peki Kamu Hizmeti Komisyonu aracılığıyla olamadı diye “mevsimlik işçi” statüsünde mi olmalıydı? Hayır ama bakan bunda ısrar etti.   

   Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, defalarca bu tavrın yani “mevsimlik işçi” statüsünde hemşire istihdam etmenin yasadışı olduğunu, hem yasalara hem mevzuatlara aykırılık içerdiğini anlattı, uyardı ama takan kim? Bu uyarıları dikkate almayan Ali Pilli, şimdi yeniden “mevsimlik işçi” statüsüne hemşire almanın peşindedir, bunun sinyalini de geçen Perşembe günkü meclis oturumunda verdi.

    Öncelikle “mevsimlik işçi” statüsünde hemşire istihdam etmenin yasa ve mevzuatlara aykırılığının ne olduğuna bir bakalım. Birliğin bu konudaki uyarısını iktibas edip bir kez de ben hatırlatayım:

   “35/2017 sayılı Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği Yasası’nın 8’nci maddesine göre;

uzman hemşire, uzman ebe, yüksek hemşire, yüksek ebe, hemşire ve ebeler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde meslek icra edebilmek, kamu hastanelerinde, özel sağlık kuruluşlarında veya diğer resmi veya özel kuruluşlarda meslekleriyle ilgili görev alabilmek ve görevlerine devam edebilmek için, birlik üye kütüğüne kayıtlı olmak ve üyelik yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle üyeliğini korumak zorundadır. Birlik üye kütüğüne kayıtlı olmayan kişiler, hemşirelik ve ebelik mesleğini icra edemez.”

      Buradaki kritik nokta, eğer istihdam edilecek kişi birlik üyesiyse en azından biliniyor ki o kişi gerçekten hemşiredir ama “mevsimlik işçi” olarak alınan kişilerin bu konuda ehil olmadığı, gerçekten mesleği hemşirelik olmayan kişilerin de istihdam edildiği veya edilebileceği görülebiliyor. Bu da hemşirelik gibi kritik görev için risk alınıyor demektir. İlla ki geçici personel istihdam edilecekse, buna ihtiyaç varsa da yine ilgili yasanın 64’ncü maddesi kuralları bunu tarif ediyor ama Ali Pilli bunları dikkate almıyor.

     Covid-19 şartlarını istismar edip, “mevsimlik işçi” istihdam edilmesine tepkiler daha bitmemişken, geçen perşembe günü mecliste dinlediğim Sağlık Bakanı Ali Pilli, yine aynı taktikle personel istihdam etmek istiyor. Bakan, bunun için de Kamu Hizmeti Komisyonu’nun “31 Ocak 2021 tarihinde yapılacağı duyurulan III. Derece Yüksek Hemşire sınavını, 18 Nisan 2021 tarihine ertelenmesini” gerekçe gösteriyor. Bakan, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun, hemşirelik sınavını yaklaşık 4 ay ileriye ertelediği için mecburen istihdamı bakanlık olarak kendilerinin yapmak zorunda kalacağını söyledi.

     Mecliste muhalefet itiraz edince de Bakan Ali Pilli, Covid-19 şartlarında istihdama mecbur olduklarını, vakaların da arttığı, birçok hemşirenin karantinada olduğu bu günlerde, buna itiraz edilmemesini istedi. Hatta itirazlar yükselince “Muhalefet de gelsin bir komisyon kurup sınav yapalım alalım” dedi. Ali Pilli aslında böyle bir şey olmayacağını biliyor, laf kalabalığı yapıyor.

     Kamu Hizmeti Komisyonu, Covid-19 şartlarında sınav yapmak riskli olduğu için sınavları ertelediğini duyururken, Sağlık Bakanı’nın komisyon kurup sınav yapacağını söylemesi, “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” misali bir durumdur. Kamu Hizmeti Komisyonu Covid-19 şartlarında sınav yapamayacak ama Sağlık Bakanlığı yapabilecek ha? Bizimle dalga mı geçiyorsunuz?

     Bana sorarsanız Sağlık Bakanlığı ile Kamu Hizmeti Komisyonu danışıklı dövüş yapıyor. Kamu Hizmeti Komisyonu, Sağlık Bakanlığı’na “bu şartlarda sınav yapılabilir mi?” diye soruyor. Bakanlık “hayır olmaz” diyor. Ancak Sağlık Bakanlığı sanki de kendisi görüş vermemiş gibi “Kamu Hizmeti Komisyonu yetkilileri ile görüştük, sınav yapabilecek durumda değildirler” diyor. Mesele budur, başka bir şey değildir…

    Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından 6 Ocak’ta yapılan açıklamadan şimdi size bir parça alıntı yapacağım, o zaman siz bana söyleyin, bu iş nasıl bir iştir.

    İşte o açıklamadan bir bölüm: “…Son zamanlarda ülkede özellikle yerel vakalarda yaşanan artışlar nedeniyle komisyonun okullarda düzenleyeceği ve geniş katılımlı olan yazılı yarışma sınavlarında ne gibi ek önlemler alınması hususunda Sağlık Bakanlığı’ndan yeniden görüş talep edildi. Sağlık Bakanlığı’ndan alınan görüşte, ülkemizdeki karantina uygulamaları nedeniyle sınavlara katılmak isteyen bazı adayların temaslı ve/veya pozitif olmaları ve karantinada olmaları nedeniyle düzenlenecek olan sınavlara katılamayacakları ve buna ilaveten geniş katılımlı olan ve okullarda düzenlenen yazılı yarışma sınavlarında katılımın bu denli yüksek olması beklenirken kapalı ortamlarda bulaş riskinin artacağı düşünülmüş ve tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, bu sınavların gerçekleştirilemeyeceği sonucuna varılmıştır…”

    Bak bak bak… Şu işe bakin siz… Yukarıdaki gerekçeleri okudunuz mu? Okudunuz… Kim vermiş bu görüşü? Tabii ki Sağlık Bakanlığı… Yani Sağlık Bakanlığı, komisyona “Bu sınavları yapmayın” demiş. Ne için demiş, hem karantinada ve tedavide olup sınava katılamayacaklar için adaletsiz olmasın diye, hem de bulaşın arttığı bu günlerde salonlara insan doldurmak sakıncalıdır diye. Tamam, gerekçeler mantıklı…

    Peki mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olmayan, Sağlık Bakanı’nın sanki de komisyon sınav yapmama kararı alırken kendilerine sormamış gibi davranmasıdır. Mantıklı olmayan, kendisi sınav yapılmaması yönünde görüş verdiği halde “komisyon sınav yapamayacağı için ben istihdam yapacağım” demesidir. Mantıklı olmayan “karantinada ve tedavide insan var, onlar da sınava katılacaktı, adaletsiz olur” deyip, kendisinin sınav dahi yapmadan “sen, sen, sen” diye partizanca istihdam yapacak olmasıdır. Mantıksız olan, mecliste sınavsız personel istihdamına muhalefet itiraz edince, Sağlık Bakanı’nın, “Siz de gelin komisyon kurup sınav yapalım da personel alalım” demesidir. Çünkü aynı Sağlık Bakanı, Kamu Hizmeti Komisyonu’na salonlara insan doldurup sınav yapmanın sakıncalı olduğu yönünde görüş vermiştir.

     Burada, neresinden bakarsanız bakın mantıksızlık, tutarsızlık hatta pişkinlik vardır. Amaç bellidir, illa ki kendi istediklerini alacak, partizanca istihdam yapacak, Covid-19 istismar edilip yine “mevsimlik işçi” adı altında sağlık çalışanı istihdam edecek. İnanın artık bunları midemiz kaldıramıyor. Kendilerini akıllı, milleti de aptal zannediyorlar.

    Kamu Hizmeti Komisyonu daha önce şu ya da bu nedenle öğretmen alımları için sınav yapamadığından birçok partizanca geçici öğretmen istihdamı yapıldı. Şimdi yine “hemşirelik” ve “öğretmenlik” sınavları nisan ayına ertelendi. Sağlık Bakanı şimdiden mevsimlik işçi statüsünde hemşire almak için ellerini ovuşturmaya başladı. Umarım eğitim için de benzer bir durum olmaz, umarım yıl içinde bu sınavlar yapılabilir… “Salgın şartları” diye diye bir hayli de Alicengiz oyunu oynanıyor maalesef…

DİĞER YAZILARI
09/01/2021 20:38
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.