Sağlık, sağlıkçılar, pandemi, iletişim, güven ve tek ses

ads ads ads ads
07/04/2020

ads
ads

Aybike Yektaoğlu Aybike Yektaoğlu


Toplumun bir kesimi olumlu haberler duymayı beklerken, bir kesimi ise servis edilen bilgilerin kendilerinin şahsen yaptıkları araştırmalar ile tutmadığını dayanak göstererek, olumsuz veya gerçekçi olmayı tercih ediyor. Umut her açıdan psikolojiyi, ruh sağlığını bozmamak için en önemli etkenlerden biridir. Lakin “Sağlıkçı” veya sağlıkla bağlantılı tüm temel bilimlerde, bilimsel veriler ve dünyadan haberler ile bizdeki çelişkili haberler, herkesin aklını karıştırmaya tamamen müsaittir. Unutulmamalıdır ki Üniversite cennetindeyiz, üniversiteye giden veya özellikle master doktora yapan sayısı en yüksek ülkelerden biriyiz. Veri olmasa bile, toplum küçük, ülke küçük, araştıran çok.

Toplum olarak her zaman büyük ülkeleri örnek göstererek veya örnek alarak, yarım milyonu bile bulmayan nüfusumuz ile büyükler liginde oynamaya adayız. Tanınmamış bir ülke olarak kendi gettomuzun içinde çözümler aramaya çalışıyoruz. Sistemin çökmüş olduğunu bile bile yamalayarak, taş sıkıştırarak yıkılmaya yüz tutmuş gettomuzun içerisinde yaşamaya çalışıyoruz. En büyük sorunlarımızdan bir tanesi de çok bilip konuşmamak ve bilmeden konuşmaması gerekenlerin de konuşmasını izlemek.

Çökmeye yüz tutmuş sağlık sistemi içerisinde daha geçen ay yeni yapılacak olan hastanenin hangi ilçeye yapılacağını tartışırken, bugün elimizde olmayan imkanlar ile sağlığı yürütmeye çalışıyoruz. Doktorlar ve hemşirelerin hastanede, diğer sağlık çalışanlarının da kendi imkanları çerçevesinde büyük özveri ile çalıştığı günümüzde, bu pandemi yönetiminin neden ağır aksak ve paldır küldür gittiğini herkes içten içe biliyor aslında. Hayaller Almanya, gerçekler KKTC. Ama Almanya olmak için de avantajımız yüksek. Çünkü çok küçük bir ülkeyiz. Evet “Önce Sağlık”. Ama bu sağlık her zaman öncelikli olmalıydı. Devletin en birincil önceliği olmalıydı. Yanan Devlet Laboratuvarını dahi gerek hükümetlerin ömrü yetmedi diye, gerekse bazı hükümetlerin önceliği olmadığı için tekrardan bir araya getiremediğimiz ve bugün eskiyi örtmek için “Önce Sağlık” cümlesini bozuk plak gibi, topluma ahmak dercesine tekrarlanan günlerdeyiz ve ilk defa dünya da bizimle birlikte aynı “şey” ile boğuşuyor. Ne yazık ki! Ve bugün bizler TEK başımızayız ve halen bunu anlamamak için diretenler de maalesef ön safhada. Toplum küçük ya, herşey biliniyor ve duyuluyor. Kahraman olmaya çalışanların kahraman olmadığını bu iş bitince hepimiz zaten biliyor olacağız.

Bir aydır artık sayısını bilmediğimiz kadar bilimsel, sağlık vs kurulu kuruldu. Maalesef bu kurullar da siyasetin kurbanı oldular. Bilimsel kurul kurup, bunu topluma reklam ederek, güven kazanma olmaz. Çünkü bu bilimsel kurulda yalnızca “bir” tarafa yönelmek, diğer bütün bilimsel katkı koyabilecek insanları dışlamaktır. Bilimsel kurulda bulunan kişileri ünvanları ile yerel TV lere çıkarmak da çözüm değildir. Çünkü bu halk bildiği, güvendiği veya tanıdığı yüzleri tercih eder. Herşeyden öte, dili kullanım yapısı bile ada insanında çok büyük etki yapar. Başbakanlıkta ayrı, Sağlık Bakanlığı’nda ayrı, Cumhurbaşkanlığı’nda ayrı kurullar, içlerindeki her bireyin değerli olmasına bakılmaksızın, yürütmenin bölük pörçük olduğuna ve yönetsel hata olduğuna işaret eder. Bu da toplum güvenini en baştan derinden sarsmaktır. O sebeple herkes kendi başının çaresine bakmaya çalışır, araştırır, sorgular ve sonunda da yönetilemeyen kaos ortaya çıkar. “Sağlıkçı” olarak nitelendirilen bireyleri ayıramazsınız. Çünkü hepsi bir bütünün parçasıdır. Bu bütüne ek, temel veya yan dallar vardır.

Testlerin yapılması konusunda doktorlar, sağlık bakanlığı ve sağlık temel bilimcileri arasındaki ilk anlaşmazlıklar, ilk günden çok basit bir şekilde çözülebilseydi, bugün testlerin güvenirliği, sayısı vs sorgulanmayacaktı. Bir laboratuvarda etken kişiler, o alanla alakalı kişilerdir. Klinik Mikrobiyolog, Genetik Uzmanı, Moleküler Biyolog veya Biyokimyager özellikle sağlık alanında laboratuvarların temel sağlıkçılarıdırlar. Test yapılır, veri çıkar, tespit üzerine öneri verilir ve gerisi ise doktorların, alanda uzman doktorların ve hemşirelerindir. Biyostatistik alanında olanlar, verilerin gidişatını değerlendirenlerdir. İstatistik verilerini girebilecek olan matematik veya bilgisayar uzmanları vardır. Çıkan tabloyu değerlendirecek olanlar biyostatistikçilerdir. Veri veya sonuç değerlendirmesine göre de tedaviyi uygulayacak ve kararı verecek olanlar doktorlardır. Sağlık ve sağlıkla alakalı temel bilim alanlarında kimse okuduğu alan üzerine sırf ünvan almak için okumamıştır. Aynı mühendislik gibi. İnşaat Mühendisi, Endüstri Mühendisi, Bilgisayar Mühendisi ve dahası. Hepsi mühendistir, lakin hepsi alanında uzmanlaşmıştır. Bilgisayar mühendisi, inşaat mühendisine hangi malzemeyi kullanacağını veya hangi statik uygulamayı yapacağını söyleyemez. Belki tavsiye verebilir, ama belki. Eczacılar dükkanda “mal” satan bireyler değildirler. Temel tıp eğitimi alanlar kadar birçok alanda zorlu ve uygulamalı aşamalardan geçerek, yemin vererek bu mesleği icra etmektedirler. İlaçta uzmandırlar.

Birliği hali hazırda kurulmuş olan ve tüm imkanlarını kullanarak bu topluma yardımcı olmaya çalışan sağlıkçıların içinde Fizyoterapistler ve Diyetisyenler vardır. En köklü iki birlik ise Tabipler Birliği ve Eczacılardır. Tabi bir de Veteriner Hekimler Birliği vardır. Adı üstünde “hekim”. Pandemileri en iyi bilen ve yönetiminde en yetkin sağlıkçılar. Bugün ülkede sağlık alanında yüksek öğrenim açısından bir patlama vardır. Fakülte patlaması. Lakin devlet bu fakülteleri yalnızca yüksek öğrenim ve öğrenci olarak gördüğü için, birliği veya derneği kurulabilecek birçok sağlık bilim dalı savruk vaziyettedir. Sağlık yönetimi bölümlerimizin olduğu, ama sağlığı düzgün yönetemediğimizin en trajikomik örneklerini yaşıyoruz. Sağlığın rengi yoktur. Sağlık bir bütündür. Diğer ülkelerde araştırdığımız birçok enstitü, sağlık bakanlığı, sağlık birimleri yapılardan bahsederken, unuttuğumuz en temel konu şudur: Yapılarına bir bakın. Örnek vermeye çalıştığımız Almanya’nın Robert Koch Enstitüsü’ne bakın. Yukarda sayılan birçok alan içindedir. Eksik bıraktıklarım arasında sağlık temel bilimlerden fizik (biofizik), biyoloji, botanik, psikoloji, kimya, immunoloji, viroloji, parazitoloji vb temel bilimler vardır. Bilimsel ve uygulamaların, yaklaşımların bütünsel bir sağlık mükemmelliği.

Bugün iyi durumda olabiliriz. Ama yarın bu pandemi bitecek diye bir durum söz konusu değildir. En büyük temenni, kimsenin ölmemesidir. İyi gidebiliriz. Şimdilik. Ama yarın iyi gideceğimiz anlamına gelmez. Bunu en çok da Veteriner Hekimler tahlil edebilir. Bugün yalnızca 100 yaş üstü bir insan hem ispanyol gribini hem de COVİD-19’u yaşayıyor olabilir. Ama Veteriner Hekimler her daim pandemiyi deneyimleyen sağlıkçılardır. Süreçleri, hayvanlar üzerinde olsa dahi, teknik olarak en iyi öngörü ve pratiğe dayalı olan tek meslek grubu şimdilik onlardır. Sağlık temeliyle de, uzmanlığıyla da bir bütündür. Süreci iyi yönetmek için bilgisayar uzmanına da, teknik bilimlere de, iletişim alanına da ihtiyaç vardır. 10 Mart’tan bugüne öncelikli olarak sağlıkta ve daha birçok alanda çalışmaya ihtiyacımız vardır. Herşeyden önce bireylerin sağlıklı veri, bilgi ve iletişim ihtiyacı vardır. O yüzdendir ki Tek Merkezde, tüm paydaşların da içinde olacağı bir yapı kurulmalıdır. İnsanların iletişim araçları ile bir “tık” uzaklıkta merak ettiği tüm bilgilere ulaşacağı bir merkez elzemdir. Böylece sosyal medyada da, gazetelerde de bu kadar bilgi karmaşıklığı ile karşı karşıya kalmayız. En azından ruh sağlığımız için! Sağlıkçılardan oluşan her kesim de “feysbuklarda” yazı yazıp, açıklama yapmak zorunda kalmaz! Çünkü ülke “feysbuklar” üzerinden yönetiliyor!

Bugün o kadar karmaşık bir ortamdayız ki, önce Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’nin kurduğu daha sonra da Sağlık Bakanlığı ile ortaklaşa olarak devam ettirdiği “Online Korona Testi” gözden kaçtı veya online olduğu için eleştirildi. Esas amacın toplumun genel sağlık durumu için veri toplamak olduğunu anlatılabilirdi. Çünkü “çok ses”in olduğu bir ortamda, doğru olan her icraat, güven kaybı nedeni ile amacına ulaşamaz duruma gelir. Bir de iletişimi güçlü ve topluma anlaşılır dille anlatacak “bir” kişi de güveni tekrardan inşaa edebilir!

07/04/2020 16:39
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: aybike yektaoğlu, yazar, Sağlık, sağlıkçılar, pandemi, iletişim,
MANŞETLER

HK Aybike Yektaoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.