Sağlıklı dişlerin temeli çocuklukta atılıyor

Çürüyen dişler, düşmeye bağlı travmalar ve diş eti hastalıkları… Çocukluk döneminde sık görülen ağız ve diş problemleriyle başa çıkmada ailelere önemli bir rol düşüyor.

ads ads ads ads
24/11/2023

ads
Sağlıklı dişlerin temeli çocuklukta atılıyor

Sağlık ağızda başlıyor. Bu nedenle ilk süt dişinin çıkmasıyla birlikte ağız ve diş bakımına dikkat etmek gerekiyor. Anne-babalara, çocukları bu bilinci kazanana dek büyük görev düşüyor. Çünkü ağız ve diş sağlığı ile ilgili sorunlar, sanılanın aksine çocukluk yaşlarında da sıkça görülüyor. Üstelik bu dönemde doğru müdahale edilmezse hayat boyu sürecek sorunlara ve diş kayıplarına yol açabiliyor.

Çürüyen dişler, düşmeye bağlı travmalar ve enfeksiyon hastalıkları… Çocukluk çağında ağız ve diş sağlığı konusunda sık görülen problemleri ve çözüm yollarını Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günseli Güven Polat’la konuştuk.

En yaygın görülen sorun: Çürük

Çocukluk çağında diş sağlığı denilince akla ilk çürük geliyor. Prof. Dr. Polat, “Sadece Türkiye’de değil, dünyada da çocuklarda en yaygın görülen kronik enfeksiyöz hastalık çürük. Özellikle 6 yaş altında erken çocukluk çağı çürüğü adını verdiğimiz hastalık çok sık görülüyor” diyor.

Çocuğun dişleri ilk çıkmaya başladığı andan itibaren yaşına uygun fırça ve diş macunuyla günde 2 defa dişleri fırçalanmalı.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günseli Güven Polat

Peki, çocukluk çağında görülebilecek olası çürüklere karşı önlem almak için neler yapılması gerekiyor? Bu konuda ilk adım anne adayı henüz hamileyken atılıyor. “Anne adaylarına hamilelikten başlayarak bir çürükten korunma programı uygulanması” gerekiyor diyen Prof. Dr. Polat, sebebini ise şöyle açıklıyor:

“Çocuklarda görülen çürükler, annenin ağzındaki bakterilerin geçişinden kaynaklanıyor. Annenin ağzında çok sayıda çürük diş varsa, büyük olasılıkla çocuğunun dişleri çıktığı zaman onlar da hızla çürüyecektir.”

Anne-babalar çocuklarının dişlerini fırçalamalı

Tabii çocuklarda görülen diş çürüklerinin tek sebebi bu değil. Hijyenik sebepler ve beslenme alışkanlıklarıyla ilgili olarak da çürükler görülebiliyor. İşte bu nedenle ilk süt dişiyle beraber bakıma başlamak gerekiyor. Prof. Dr. Polat’tan bu süreçte izlenmesi gereken yolu öğreniyoruz:

“Çocuğun dişleri ilk çıkmaya başladığı andan itibaren yaşına uygun fırça ve diş macunuyla günde 2 defa dişleri fırçalanmalı. Çocuklar ilk dişlerini altı aylıkken sürmeye başlarlar. Bundan sonra çocuk hekimlerinin önerisi doğrultusunda en az bir-iki yıla kadar anne sütüyle besleniyorlar. Ancak anne sütü bile masum değil… Çocuğun gece anne sütüyle uykuya dalması, içindeki şekerden kaynaklı dişlerde çürük problemlerine sebep olabiliyor.”

Çocuk ne zaman ayakkabılarını kendi bağlayabilirse, yani küçük motor hareketleri ne zaman koordineli olarak yapabiliyorsa o zaman dişlerini kendi fırçalamaya başlayabilir. Bu da ortalama 9-10 yaşa denk geliyor.

Biberon kullanımı çürüğe sebep oluyor

Bebek ve çocuklarda diş çürüklerini önlemek için sadece fırçalamak yetmiyor. Beslenme alışkanlıklarının da düzenlenmesi çok önemli. “Çocuk altı aydan itibaren anne sütüyle birlikte karışık beslenmeye geçiyor” diyen Prof. Dr. Polat, bu süreçte kaşıkla beslenmeyi tavsiye ediyor.

“Hiçbir zaman için biberon kullanımını onaylamıyoruz. Aileler genellikle biberonun içine masum olduklarını düşündükleri, pekmez veya bal gibi tatlandırıcılar koyarak çocuklara veriyorlar. Ancak bunlar dişlerin düşmanı. Sadece şeker değil nişastalı yiyecekler ya da ekmek gibi karbonhidratlar da çürüğe sebep olabiliyor.”

Çocukların diş bakımı küçük yaşlarda ailesi tarafından yapılıyor. Peki, çocuk kaç yaşından sonra artık dişlerini kendi fırçalayabilir? Bunu anlamanın yolunu Prof. Dr. Polat’tan öğreniyoruz:

“Çocuk ne zaman ayakkabılarını kendi bağlayabilirse, yani küçük motor hareketleri ne zaman koordineli olarak yapabiliyorsa o zaman dişlerini kendi fırçalamaya başlayabilir. Bu da ortalama 9-10 yaşa denk geliyor.”

Dişlerde travmaya bağlı kırık ve dökülme

Düşme ya da çarpma gibi çeşitli sebeplerle dişlerin travmaya maruz kalması da çocukluk çağında sıkça görülen sorunlar arasında yer alıyor. Bu travmalar sırasında dişler kırılabiliyor hatta yerinden bile çıkabiliyor. Çocukların ağız ve diş bölgesine yönelik bir travma yaşadığında hemen vakit geçirmeden bir çocuk diş hekimine başvurması gerekiyor. Çünkü sanıldığının aksine yerinden çıkan bir diş kurtarılabiliyor. Böyle bir durumla karşı karşıya kalındığında izlenmesi gereken yolu Prof. Dr. Polat, şöyle anlatıyor:

“Diş, kök kısmına dokunmadan temiz bir su veya sütün içinde yıkanmalı. Eğer yapılabiliyorsa yerine doğru bir pozisyonda yerleştirilmeli. Hafif basınç uygulayarak çocuğun gazlı bez ya da pamuk ısırması sağlanmalı, derhal çocuk diş hekimine veya kliniğine müracaat edilmeli.”

"Primer herpetik gingivostomatitis" sorunu

Çocukluk çağında çeşitli diş eti hastalıkları görülebiliyor. Bunların içinde en fazla görüleni ise özellikle 2-3 yaşlarındaki çocuklarda karşılaşılan primer herpetik gingivostomatitis…

“Bu hem çocuk hem de aileler için gerçekten problemli bir dönem. Çünkü hastalık yaklaşık bir hafta kadar sürüyor. Ağızda beyaz küçük yara gibi lezyonlar çıkabiliyor. Ateş ve ağrı yapıyor, diş etleri kızarıyor. Böyle bir durumda doğruca diş hekimine ya da pediatri uzmanına başvurmak gerekiyor. Çünkü bazı durumlarda çocuğu hastaneye yatıracak denli bir tabloya bile dönüşebiliyor.”

Primer herpetik gingivostomatitis görülen çocuğun tedavisinde ciddi vakalar haricinde spesifik bir tedavi yok. Ancak bu dönemde çocuğun ağrısını daha da artıracağı için asit içeren meyve sularından uzak durulması gerekiyor. Yine çiğneme gerektirmeyecek çorba gibi yemeklerle beslenmesine özen gösterilmesi de öneriliyor.

24/11/2023 19:05
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
ad
TAGS: Sağlıklı diş, haber, dünya
MANŞETLER

HK SAĞLIK

Cilt ve kalp sağlığını korur

HK SAĞLIK

Kamkat, bilinen diğer adıyla kumkuat veya kumkat, turunçgiller ailesinden küçük bir meyve türü olup hem lezzetli hem de sağlıklıdır. Kamkat, C vitamini, A vitamini, potasyum ve lif gibi birçok besin ögesi bakımından zengindir. Kamkat faydaları sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, sindirim sistemini düzenler, cilt ve kalp sağlığını korur, enerji verir. Kamkat tıpkı bir portakal gibi soyup yenebilir, kabuğu ince ve tatlı olduğu için, kabuğuyla birlikte de yenebilir.

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.