ad

Seçenekler ihtiyacın ne olduğuna işaret ediyor

ads
07/07/2019

ads

Cenk Uzunoğlu Cenk Uzunoğlu


GÖR DENİLEN / Cenk Uzunoğlu

İki devletli çözüm modelinin, gaz ile ilgili belirsizlik devam ederken Rum kamuoyunu ve AB’yi de içine çekecek şekilde tartışılmasına ve tüm taraflar için bunun hayal olup olmadığının anlaşılmasına ihtiyaç var.

Çözüm ile ilgili ezberlerin bozulduğu apaçık ortadadır ama bu boşluğu neyin dolduracağı meçhuldür.

Bu fiili durumu inkâr etmekten ne kadar erken kurtulursak o kadar erken yol alır mesafe kat ederiz. AB çatısı altında iki devletli çözüm fırsat kapısı, Federasyon penceresinin açık kaldığı kadar açık kalmayacaktır.

Bu denklemin içine gazın nakde dönebilecek piyasa değerinin girmesi ve bunun önündeki siyasi ve askeri engellerin netleşmesi ile çözüme ulaşmak çok daha karmaşık bir hal alacaktır. Başka bir yazının konusudur ama gidilen yolun olası toplumsal psikolojik etkisi her iki taraf için de 1974’e benzer alışılmadık travmaların yaşanmasına gebedir. İşaret ettiğim yalnızca savaş olasılığı değildir.

Acele edilmesi gerektiğindeki hassasiyet bundan dolayıdır.

***

Kaliteli bir diyaloğu başlatmanın bir yolu Akıncı’nın konuyu tartışmaya açacak adımlar atıp liderlik etmesiydi.

Örneğin, Anastasiades’in kısa açılımına karşılık AB çatısı altında iki devletli çözüm düşüncesinin federasyona göre nerelerde farklılık gösterebileceği ile ilgili bir tartışmayı başlatabilirdi.

Crans Montana’nın hemen sonrasında ya da Rum Başkanlık seçimlerinden hemen önce bunu yapabilirdi. Yapmadı. Ya da yapamadı.

Bunun tam tersini yaptı ve iki devletli çözüme ‘’hayal ürünü’’ dedi.

Kendisi adı konmamış Akel ve CTP’yi de içine alan bir ‘’çatı’’ aday olma hevesinde olduğu için bu yolu seçtiği görüşündeyim. Çatı adaylığın da toplumu hayati konularda bağlayan böyle zorlukları vardır. Rum lider ikinci döneminde çatı adaylığa gerek duymadan seçilmenin rahatlığı ile hareket etmektedir.

Dolayısıyla Rum liderin yaptığı açılım çağrısını tamamlayıcı bir yaklaşımı Akıncı’dan beklemek bugün elbette ki artık hayaldir. Yazık olduğu görüşündeyim çünkü federasyondan AB çatısı altında iki devletli çözüme yürümek Akıncı ile çok daha hızlı ve sağlam olurdu.

***

İkinci seçenek, federasyona alternatif olacak olan çözüm modelinin nerelerde farklılık gösterebileceği ile ilgili görüşlerini Türkiye’nin açıklamasıdır.

Böyle bir açıklamayı Çavuşoğlu’nun Akıncı’ya rağmen yapmasının doğuracağı olası polemik, olması gereken tartışmanın öznesinin önüne geçeceği kesindir.

Bundan da belli ki özellikle iç siyasete yapabileceği etkiden dolayı imtina ediliyor.

Bunun yerine Özersay’ın yetkinliğinin de verdiği özgüven ile somut sonuçlar vermeye yönelik performansını öne çıkartmasını sağlayarak Akıncı’nın temsil ettiği görüşün ekarte edilmesine odaklanılmış bir yol izleniyor. Strateji bu.

Üçüncü seçenek, yeni siyasetin federasyondan farklılığını Tatar-Özersay ikilisinin yapacakları açıklamalarla ipuçlarını ortaya koymasıdır.

Bu da devletin tepesinde iki devletli çözüme nasıl ulaşılabileceği ile ilgili kaliteli tartışmayı değil yetki konusu ile ilgili iç siyasete yönelik tartışma ile sonuçlanır.

Bu yola başvurmaktan da iki sebepten dolayı uzak duruluyor.

Birinci sebep, CB seçimlerini yetki tartışmasına malzeme yapmak ve Akıncı’nın Kıbrıs sorunundaki sıkışıklığını sulandırmasına fırsat vermek istenmemesinden dolaydır.

Diğer sebep de izlenecek yol haritasının açıklanmasının yaratacağı tartışmanın federasyona artık çok daha güçlü bir sayı ile karşı duran sağ bloğu kendi içinde erken bir bölünmeye zorlama ihtimalidir. Bilgilendirme olmazsa ‘’niye Akıncı değil’’ çerçevesinde konsolidasyon sağlamak çok daha kolay olur.

Şu an federasyona karşı duran bir kesim var ki, iki devletli çözüm modeline ulaşmak için verilecek olası ek tavizler ile ilgili konu açıldığında ‘’ne münasebet Federasyon müzakerelerinde vermeyi kabul ettiklerimizin aynisini vereceğiz. Bir de bizden gasp ettikleri Kıbrıs Cumhuriyeti onlara kalacak. Yetmez mi?’’ diye de üste çıkıyorlar.

 ‘’AB çatısı altında ayrı devlet olmayı’’ bu şekilde önceliklendirip yorumluyorlar.

Belki bu yorumu yapmak için erken ama yeri gelmişken söyleyelim. Makul olmakla elde edilebilecek AB çatısı altında iki devletli çözümü, imkânsız olanı talep etmekle ulaşılmaz kılma riski oluşturuyor bu küme.

Federasyona hayal diyenler ile bugün ayni kümenin içindeler, ama bu katı görüşlerinde ısrar ederlerse vakti geldiğinde Kıbrıs sorununun çözümü arayışında sağ blokta bölünmenin fay hattını oluşturacaklar.

Bunlarla birlikte bunların karşı iz düşümündeki ‘’ne olursa olsun ille de Kıbrıslılık ekseninde federasyon’’ diyen her iki gruba da ‘’uzaylı’’ diyorum. Kim bilir belki de bizim bilmediğimiz bilgilere sahipler. Göremediklerimizi görüyorlar. Dedim ya uzaylı bunlar.

Bu resmi bir bütün olarak karşınıza alıp bundan sonraki ilk adım için ne olması lazım diye düşündüğünüzde tek alternatif ortaya çıkıyor.

Halkın iradesinin hangi yönde ağır bastığını bir an önce öğrenmek lazım. Bunun için magazinsel değeri dışında değeri olmayacak aday seçimi sürecini kısaltmak adına seçimi erkene almak lazım.

Bir de CB seçimlerini 2015’te olduğu gibi iç siyasete odaklı olmaktan çıkartıp, Kıbrıs sorununa çözüm arayışında farklı modellerin ve atılması gereken adımların tartışıldığı bir yarışa bir an önce taşımak lazım. 

Haftada bir yazdığımdan dolayı uzun yazıyorum diye zaman zaman eleştiri geliyor. Bugünlük bu kadarla duralım. Devam edeceğiz.

07/07/2019 09:11
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Seçenekler ihtiyacın ne olduğuna işaret ediyor, haber, kıbrıs,
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.