Seçim yatırımı amaçlı istihdamlara izin vermeyen üst düzey bürokratı görevden almak da neyin nesi böyle?

ads ads ads
25/11/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Yazdıklarımızla hep kara tablolar çizdiğimizi, umutsuzluk aşıladığımızı söylüyor bazı kesimler.

   Ülkeyi yönetenleri sıkça eleştirerek, devlete yönelik güvensizliğe neden olduğumuzu iddia edenler de var…

   Yaptığımız eleştirilerin, vatandaşın genelleme yapmasına ve tüm siyasileri aynı kefeye koymasına neden olduğunu öne sürüyor kimileri…

   Biliyor musunuz, yazarken kendimi kontrol etmeye çalışıyorum, çok daha ağır ifadeler kullanmak geliyor içimden ama terbiyemi koruyorum…

   30 yılı aşkın bir süredir bu mesleği yapıyorum ve birçok olaya tanık oldum, birçok insan tanıdım.

   Ne yazık ki hayal kırıklıklarım, takdirlerimden, beğenilerimden kat kat fazladır…

   Ne kadar çok hayal kırıklığı yaşadımsa, o kadar bu ülke kötü oldu…

   Zaten hayal kırıklıklarımız, memnuniyetimizden daha fazla olduğu için bu ülke hiç istediğimiz noktaya gelemedi.

   Aslında bu kadar yıl halen hayal kırıklığı sözünü kullanmak da hatadır.

   Çok istenilen veya umulan bir şeyin gerçekleşmeyişinden duyulan üzüntüdür hayal kırıklığı ama süreç içinde bazı kesimlerden bazı şeyler ummuyor beklemiyorsunuz da…

    Öylesine negatif kaldığınız, bir şey beklemediğiniz kişiler sizi neden hayal kırıklığına uğratsın ki?

    Umut bekledikleriniz sizi hayal kırıklığına uğratırsa üzülürsünüz ama biz başımıza geleceğini bile bile üzülüyor, hayal kırıklığı yaşıyoruz, bizimkine aptallık veya ahmaklık denebilir ancak…

  Defa defa aynı şeyleri yaşayıp da şaşırmak ya da üzülmek için insanın hafızasını yitirmesi gerekir.

   Belki de halkımızın çoğunun sorunu budur, hafızasını yitirmediği halde yitirmiş gibi yapması.

   Eğer bu toplumun sağlıklı bir hafızası olsa bu kadar sorunu yaşamazdı ama çıkarcılık, pozisyonunu kaybetme kaygısı, bir şekilde statükonun bir tarafından tutma çabası nedeniyle bu toplumun büyük bir kısmı hafızasız gibi davranıyor.

     Lâfı çok uzattım biliyorum; sözü Başbakan Faiz Sucuoğlu’nun, DP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu’nun baskısıyla Kooperatif Şirketler Mukayyidi Kemal Deniz Dana’yı görevden alacağı haberine getireceğim.

    Başbakan Sucuoğlu, Fikri Ataoğlu’nun, KOOP iştirakleri Binboğa Yem Fabrikası ve Levazım’a seçim yasaklarına günler kala gerçekleştirmek istediği 25 kişilik istihdama karşı duran Kooperatif Şirketler Mukayyidi Kemal Deniz Dana’nın görevden alınması isteğine baskılara direnemeyerek onay vermiş…

   Faiz Sucuoğlu, halka verdiği “istihdam veya atama yapılmayacak” sözünü de gelen baskılar nedeniyle tutamamış ve Kemal Deniz Dana’nın görevden alınma yazısını Cumhurbaşkanlığı’na göndermiş.

    Sayın Sucuoğlu bunu yapmak zorundaymış çünkü hükümet ortağı partinin Başkanı Fikri Ataoğlu, Dana’nın görevden alınmaması durumunda Bakanlar Kurulu kararlarına imza atmama noktasında Başbakan Faiz Sucuoğlu’nu tehdit etmiş…

   Vah vah vaaaahhhh… Hiçbir şey değişmiyor bu ülkede… Önceki azınlık hükümeti dönemi iki küçük ortak önceki Başbakan Ersan Saner’e bu gibi baskıları yapmıştı, mecliste nisap bile sağlanamamış, meclis açılamamıştı.

   Hatta programıma konuk ettiğim Sayın Sucuoğlu da bu durumu eleştirmişti, Başbakanın elini masaya vurması, böyle şeylere boyun eğmemesi gerektiğini söylemişti.

   Yeni azınlık hükümetinin iki değil bir ortağı var ama o yarım/ buçuk ortağın başkanı, Başbakanı “Bakanlar kurulu kararlarını imzalamam ha. Kemal Deniz Dana’yı görevden al çünkü iki kuruma, seçim yatırımı 25 kişi istihdam edeceğim” diyor.

    Siz yüzde 60’lık bir oranla başkan seçileceksiniz, tertemiz bir sayfa açacağınızı söyleyeceksiniz ve dakika bir gol bir küçük ortağınıza boyun eğeceksiniz. Aynen sizden önceki Ersan Saner’in boyun eğdiği gibi.     

    Peki, ne değişti ki? Bir başkan gitti başka başkan geldi de ne değişti? Peki, dakika bir, boyun eğen bir başkanın ileride dirayetli olacağına, yanlışları düzelteceğine, iyi bir yönetim göstereceğine nasıl inanalım? Böyle mi olacaktı? Bu bir hayal kırıklığı değildir de nedir?

    Yahu, bu yazıyı yazarken üç ayrı telefon aldım, “ilaç eksikliği” nedeniyle. Çocuğuna ilaç bulamayan ve yavrusunun sağlığından şüphe eden annenin çığlıkları yükseliyordu telefondan.

    Bu devlet kronik hastalarının hayati ilaçlarını satın alamıyor ama DP Genel Başkanı Ataoğlu, KOOP iştirakleri Levazım’a ve Binboğa Yem Fabrikası’na ciddi bir maliyet yükü bindirecek seçim yatırımı 25 istihdam yapacak ha? Başbakan Sucuoğlu da bunu seyredecek, boyun eğecek ve doğrusunu yapıp bu istihdamlara karşı çıkan Kemal Deniz Dana’yı görevden alacak ha? Yazıklar olsun size… Binlerce kez yazıklar olsun… Bence bu karardan dönün…

   Çıkın topluma açıklayın, “ortağım beni tehdit ediyor, bakanlar kurulu kararlarını imzalamıyor” deyin, deşifre edin onu ama boyun eğmeyin… Toplum çıkarlarının önüne parti çıkarları koyan bir ortakla mı yürüyeceksiniz? Toplumu ilgilendiren kararları imzalamazsa toplum versin cezasını…

  Toplumun gözünün içine baka baka yapıyorlar bunu, bu partizanca pazarlıkları…

  Sonra da “Neden toplumun büyük kesimi politikadan, politikacıdan nefret ediyor?” diye soruluyor. Nedeni ortada işte. Seçim yasaklarına bir gün kala yapılanlara bakar mısınız?

  Doğru olanı yapan bir bürokratı, üst düzey yöneticiyi, “yanlışı yapmak için” görevden almak da neyin nesidir? Sayın Sucuoğlu’nun ilk icraatı bu mu olacaktı?

   İki kuruma hem gerekli olmayan istihdamlarla yük bindirilecek hem de seçim öncesi, hiç etik olmayan bir tehditle bir bürokrat görevden alınacak…

   Bu mantıkta olan siyasiler ve siyasi partiler erken genel seçimde yeniden seçilecek, yeniden hükümet kuracak ve iktidara gelecek de ne olacak? Siz söyleyin bana ne olacak? Hiçbir şey olmayacak, bugün yaşadığınız ne kadar rezillik varsa hepsi tekrar edecek…

DİĞER YAZILARI
25/11/2021 18:34
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Seçim yatırımı amaçlı istihdamlara izin vermeyen üst düzey bürokratı görevden almak da neyin nesi böyle?
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.