Seçimi bırakın, fırtına sonrası enkazına odaklanmalıyız

**6 ay erteleme yetmez, yeniden toplanıp 6 ay daha uzatmak zorunda kalacaksınız

ads ads ads
19/03/2020

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Tüm dünyada bir taraftan koronavirüs salgınından korunmanın yolları aranır, çeşit türlü tedbir alınırken, diğer yandan da bazı ekonomik öngörülerde bulunuluyor, bazı hazırlıklar yapılıyor. Ne yazık ki tahminler pek iç açıcı değil. Tün dünyada ciddi bir ekonomik yıkımdan söz ediliyor.

    Dünyadaki bazı değerlendirmelere bakmadan önce, ülkemize dönecek olursak, insanımız koronavirüsten korunmayı yani sağlığını düşündüğü kadar, bu salgın bittikten sonraki ekonomik durumunu düşünmeye başladı. Hatta bırakın 3 ay, 6 ay sonrasını, şu anda bile maddi sıkıntı çeken, en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlar var. Yardım çağrıları her geçen gün artıyor, süre uzarsa, mağduriyet daha da artacak…

     Durumu iyi gibi görünen ama konut, araç ve benzeri borçları olan, evlatları yurt dışında eğitimde bulunan kişiler de kara kara düşünmeye başladı. Bankaların borçları birkaç ay erteleyceği haberi de vatandaşın endişesini gidermiyor çünkü işini kaybedip kaybetmeyeceğini, maaş alıp almayacağını bilemiyor. Maaş alamayacağını ya da kısıtlı maaş almak zorunda kalacağını düşünen kişiler korku içinde. Birçok kişi şimdiden işini kaybetti, kimisi için işini kaybetme tehlikesinin çanları çalıyor, çok sayıda insan ödeneksiz izinde.

     Tabii işveren de endişe içinde. Birçok işyeri kapalı, ne zaman işe başlayacakları meçhul, işe başladıklarında, krizden etkilenmiş halkın alışveriş yapabilecek durumda olmayacağını düşündüğümüzde, iş çevrelerini de çok zor günler bekliyor. Belki bugünlerde bunları konuşmak moral bozucu olabilir ama ileriye de bakmak zorundayız. Yani koronavirüs fırtınası dindiğinde, önümüze zincirleme etkileri olacak ekonomik bir enkaz kalacak.

    Bu nedenle çok ciddi bir ekonomik çalışma/planlama yapılmalı ve her kesim bilmeli ki uzunca bir süre eski konforunu bulamayacak. “Maddi rahatlık” anlamına gelen “konfor” kelimesi birçok kişiye pek hoş gelmeyebilir aslında, “maddi rahatlığı kim buldu?” diyebilirler bize. O nedenle “eski durumumuzu da arayacağız/ bulamayacağız” diyeyim kısaca… Herkesin buna hazırlıklı olması gerekiyor. İdare edebilme, tasarruf yapma günleri gelecek. Bunun için devletin, bugün almaya başladığı “hayatı kolaylaştırma tedbirleri”, daha uzun sürelere yayılacak şekilde artırılmalı. Devlet, kısıtlı kaynaklarını çok daha itinalı/verimli bir şekilde tüm toplumun faydası için kullanabilmeli.

    Meclis, seçimi 6 ay ertelemek için toplandı ama derdimiz seçim değil. Derdimiz, toplumu bu salgından sağlık bakımından en az mağduriyetle atlatmak ve bizi saran ekonomik fırtına sonrası enkazına odaklanmaktır. 6 ay erteleme yeterli değildir, enkazla mı uğraşacağız, seçimle mi? 6 aylık sürede yine yöneticilerin, yine siyasilerin dikkatleri dağılacak, o nedenle en az bir yıl erteleme olmalı.

    İsterseniz bir de dünyaya bakalım; dünyadan gelen tahminler de pek iç açısı değil. Ekonomi dergisi Bloomberg Businessweek’in bir haberine göre, Oxford Economics Ltd., içinde bulunduğumuz uluslararası sağlık krizinin dünyanın Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’nda (GSYİH) yaratacağı zararın 1 trilyon doları geçebileceğini düşünüyor. İşe gelmemenin, düşen verimliliğin, hız kesen seyahatlerin, sekteye uğrayan tedarik zincirlerinin ve azalan ticaret ve yatırımın bedeli bu olabilir.

    Dergiye göre, yatırımcılar çok gergin. ABD’de ortaya çıkan hengame nedeniyle, hisselerin yıl boyunca sağlanan tüm kazancını alıp götürmüş. 10 yıllık devlet tahlillerinin gelirleri rekor seviyede aşağılara inmiş.

   Uluslararası Para Fonu (IMF) Baş ekonomisti Gita Gopinath, bir röportajında, salgının, gerçekten zararlı, korkunç ekonomik senaryoları beraberinde getireceğini söyledi.

    Salgın bugünkü kadar yayılmadan yani gerçek anlamda patlak vermeden yapılan bir analizde, Dünya Bankası, yakıcı bir salgının milyonlarca kişinin ölümüyle sonuçlanabileceğini hesaplamıştı ve ılımlı tahminlerin bile böylesi bir deneyimin küresel GSYİH’nin yüzde 1’i kadarını yok edeceğine işaret etmişti.

    Oxford Economics, mevcut koronavirüs salgınının ortaya çıkaracağı etkinin maliyetinin, küresel verimliliğin yüzde 1.3’ne eşit olacağını ve 2020’nin ilk yarısında hem ABD’de hem de Euro Bölgesi’nde resesyonların (ekonomik durgunluk) baş göstereceğini vurguluyor. Kurum, böylesi bir senaryoyu “dünya ekonomisinde kısa süreli ama etkili bir şok” olarak tanımlıyor. Bloomberg Businessweek’e göre bunlar daha iyimser tahminler, durum çok daha kötü olabilir.

      Küresel kriz, hem bizi hem dünyayı yakarken, konsantremizi bozacak hiçbir şeyle ilgilenmemeliyiz, hele de siyasileri mantıklı düşünmekten alıkoyan, popülizme yönelten seçimi hiç düşünmemeliyiz. Meclis ileride tekrar toplanıp, bu seçimi 6 ay daha ertelemek zorunda kalacaktır. Yeniden karar almak yerine şimdiden bir yıl erteleme almalıydılar. Dediğim gibi, herkes fırtına sonrası enkaza odaklanmalı, salgın bitecek, hayat devam edecek, o zaman birbirimizi yiyecek duruma düşmeyelim…

DİĞER YAZILARI
19/03/2020 13:18
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.