Seçimi yapmak değil de seçim sürecini sıkıntısız atlatabilmektir mesele…

ads ads ads ads
12/01/2021

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Uğradığım yerlerde insanların konuşmalarına kulak misafiri oluyorum, hükümetin büyük ortağı UBP’nin yaşadığı iç çekişmeler, hiziplerle ilgili; “UBP parçalanmaz, bu işin de altından kalkar” diyorlar. Televizyon kanallarına konuk olan bazı UBP’li vekiller de aynı şeyleri söylüyor, “Yara aldık ama bu sıkıntının üstesinden geliriz” diye.

    Dün de yazdım, mesele UBP mi yalnızca? Tabii ki parçalanmasın UBP, neden parçalansın ki?

Parçalanmayacağını, bir şekilde bu sorunları atlatacağını biliyorum ama konumuz UBP değil, bu ülkedir, bu halktır. UBP’nin sorunları, ülkenin sorunlarının önüne geçiyor, ülke insanı mağdur oluyor.

    Ülkede o kadar çözüm bekleyen sorun varken, UBP’deki parti içi kişisel kavgalar, hizipleşmeler ön plana çıkıyor. Siyaseti hizmet için, ülke menfaati için yapacaklarına kişisel beklentiler üzerinden parti içi savaş yapıyorlar.

    Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinden beridir, bu ülke insanının yaşamadığı saçmalık kalmadı. Akıl almaz şeylerle uğraştık, inanılmaz şeylere cüret ettiler, en sonunda kendi kendilerini de yemeye başladılar.

    Cumhurbaşkanlığı seçiminin etkilerini daha atlatmamışken, “acil erken seçim” gündeme geldi. Sekiz ay, on ay sonra değil, “iki buçuk ya da üç ay sonra seçim” diyorlar bize. Başbakan Ersan Saner, erken seçimi parti içi muhalefeti bastırmak, isyancıları ıslah etmek için silah olarak kullanacak. Saner, meclis başkanlığı seçiminde itibarını zedeleyenlerden erken seçimle intikam alacak.

    UBP parti içi intikamlar alıyor, hesaplaşıyor ama biz halk ne olacağız? Vatandaşlar, bu Kıbrıslı Türk halkı hazır mı acil erken seçime? 10 ay sonraki seçimi bile fazla bulan vatandaşlara “hemen şimdi” deniyor.

    Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecindeki rezillikleri yaşamayacağımızın garantisi yok, yeniden olabilir. Peki, bunlara kimin tahammülü, kimin takati var? Moral da yok, umut da beklenti de…

    “Toplama azınlık hükümetinden mi beklentin vardı?” diye sorabilirsiniz. Hayır yoktu, onların da bir şey yapacağına hiç inanmadım, zerre kadar bir beklentim olmadı ama hiç olmazsa 8 veya 10 ay kadar durumu idare ederlerse, biraz da hatalardan ders alırlarsa taka tuka gideriz diye düşündüm.

   Aslında mesele şu ki hiçbir beklentimiz kalmadı, inancımız kalmadı, saygımız kalmadı. Çocukken oynadığımız ve “çocuk oyunu” ya da “çocuk oyuncağı” denen şeyler bile sanki yaşadıklarımızdan daha ciddiydi. Hiçbir şey değilse bile çocukken oynadığımız oyunların bir saflığı, temizliği vardı, bugün ülkeyi yönettiğini iddia edenlerin içini kin bürümüş, saflık, hoşgörü, anlayış, sağduyu gitmiş. Her biri insan görünümlü canavara dönüşmüş durumda, yaşadıklarımıza bir bakın, akıl almaz işler.

    Merak ediyorum, Covid-19 salgınından dolayı zorda olan binlerce insanı akıllarına getiriyorlar mı, bu konudaki sorumluluklarını hatırlıyorlar mı? Bu bilinçte olsalar, bunları yaşıyor olmazdık…

    Peki seçim hazırlıkları içinde yine ülke insanı kaderiyle baş başa mı kalacak, ağır aksak giden işler de mi duracak? Seçimin, yeni bir başlangıç, yeni, bir sayfa açmak, dağılan ortamı düzenlemek için bir fırsat olduğu, başka çare kalmadığı söyleniyor. Evet, düşünce olarak ya da kâğıt üzerine yazıldığında öyle de ya pratikte öyle olabilecek mi? Bu ülke insanı tertemiz bir seçim yaşayabilecek, kendi iradesiyle bir seçim yapabilecek mi?

     Evet seçim bir gün gelecekti, ister zamanı geldiğinde (yani normal süre dolunca), gerekse daha erken ama acil erken seçim, henüz cumhurbaşkanlığı seçimi tantanalarının etkisinden kurtulmadan yapılacağı için insanda tedirginlik yaratıyor. İnşallah cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşadıklarımız ve UBP kurultayındaki tuhaflık/adaletsizlik, ülke seçimlerinin geleneği ya da rutinine dönüşmez.

   Şimdi bu süreçte; yine partizanca istihdamlar olacak mı? Yine devlet imkanları peşkeş çekilecek mi? Yine UBP rakiplerini alt etmek için müdahaleyi davet edilecek mi bu ülkeye? Yine birileri seçimi kazanmasın diye kötülenecek, şeytanlaştırılacak, Türkiye düşmanı ilan edilecek mi? Yine hükümetin büyük ortağı Covid-19 tedbirleri ile YSK yasalarını- kurallarını ihlal edecek mi? Yine Türkiye havuz medyası UBP’nin lehine çalışacak, asılsız iddialarla buradaki adaylara saldıracak mı?

    Yine bunları yaşamaya kimin takati var? Bunların olmayacağını kim garanti edebilir ki? “Korkunun ecele faydası yok” diyorsunuz galiba bana. Korku değil, olabilecekleri söylüyorum ve inanın midem artık bunları hiç kaldıracak durumda değil. Seçimi yapmak değil de o seçim sürecini sıkıntısız atlatabilmektir mesele… Yine de hayırlı olsun, bazı şeyleri eken değil, acil erken göreceğimiz varmış… Hade görelim bakalım acil erken seçim, tüm pislikleri, kötülükleri, sorunları süpürüp götürebilecek mi? Keşke o kadar kolay olsa…

12/01/2021 20:00
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.