HABER KIBRIS

‘Şimdi birleşelim’

ads
21/06/2017


Orhan Aydeniz


Son günlerde bazı kişilerin ‘şimdi birleşelim’ sloganını gündeme taşımasının, üzerinde durulması  ve ibret alınması gereken  ciddi bir eylem olduğu görüşündeyim.

Çünkü birleşmek için, gerekli koşulların görüşülmesi ve bunlar üzerinde her iki tarafın da anlaşması gerekir. Müzakereler henüz sonuçlandırılamadığına göre, birleşme koşulları üzerinde mutabakata varılamamıştır.

Halen, görüşmelerde, karşı tarafın istek ve dayatmaları da, amaçlarının Türk ordusundan kurtulmak ve egemenliklerini kuzeye yaymak olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Buna rağmen hemen birleşelim diyenler herhalde, karşı tarafın koşullarının ve taleplerinin kabul edilerek teslim  olmamızı murat etmektedir.

 Bu durumda birleşmemizi isteyenler, acaba günlük yaşamlarında Rumca konuşmayı ve Rum ile ayni okullarda Yunanca dilinde eğitim yapmayı kabul ediyor mu?

 Aslında şimdi birleşelim diyen kişilerin,  Leymosun’a giderek halen orada yaşayan soydaşlarımızın durumunu görüp öğrenmeleri, karşı tarafın nasıl bir birleşemeden yana olduğunu anlamaları bakımından yararlı olacaktır.

KKTC’de bazı kişilerin Rum ve Emperyalistlerin güçlü desteği sayesinde, Türk halkını Rum’un azınlığı  konumuna getirmek gayretleri, belki şimdi barışseverlik, ilericilik ve solculuk olarak yutturuluyor. Fakat tarih bunları hak ettikleri hanesine kaydedecektir.

Sayıları fazla olmasa da, KKTC’de  bazı kişilerin her koşulda Rumlarla bileşmemizi, teslim anlaşmasını kabul etmemizi ve azınlık olmamızı  savunacak duruma getirilmesi, üzerinde durulması gereken çok önemli bir davranıştır.

Çünkü bazı kişilerin aldatıldığını ve özgürlüğünden, devletinden vazgeçerek azınlık olarak Rum çoğunluğun boyunduruğu altına girmeyi içine sindirebilecek duruma sokulduğunu ortaya koyuyor.

Yakın geçmişte yaşanan acı deneyimlere ve güneydeki yetkililerin açık bir şekilde ortaya koydukları niyetlerine rağmen, bazı kişi , kuruluş ve siyasilerin her koşulda birleşmeyi savunması, yöneticilerimizin geçmişten günümüze benimsedikleri yanlış, nemelazımcı ve duyarsız yönetim anlayışının doğal bir sonucudur.

Kuşkusuz ideolojik saplantıların etkisi altında hareket ederek, eğitim sistemimizin ulusal niteliğinin ortadan kaldırılmasını sağlayan bazı kişi, kuruluş ve siyasilerin de bu konudaki sorumluluğu  göz ardı edilemez ve  tarihe mal olacak bir gerçektir.

Karşı tarafın planlı, beyin yıkama kampanya ve etkinlikleri karşısında, KKTC’de barış safsatası ile ulusal mücadele tarihimizin ve geçmişte Rumların bize yaptıklarının  gizlenmek istenmesi, yapılabilecek hataların en büyüğüdür.

Çünkü Rumların geçmişte yaptıklarının gizlenmesi, karşı tarafın yalana dayanan propagandalarının kabul ettirilmesine yardımcı olmuştur.

KKTC’de sol maskesi arkasına saklanan bazı kişilerin milliyetçiliği  sürekli kötülemesi ve tehlikeli bir akım göstermesi, bazı kişilerin  kimliksizleştirilmesine, Kıbrıslılık kimliğini benimsemesine  sebep olmuştur.

Sonuçta böyle kişiler her koşulda ve derhal birleşmeyi ve  Rum çoğunluk içinde asimile olmayı içine sindirebilmektedir.

Ayrıca, bazı kişilerin sürdürdüğü Müslüman dinini kötüleyici beyin yıkama kampanyaları ise, yabancı misyonerlerin işini kolaylaştırılmış ve bazı gençlere Hristiyan dinini kabul ettirilmesini kolaylaştırmıştır. Bu gençlerin de derhal birleşmek istemesi normaldir.

Kuşkusuz anavatanın gölgesi altında ve kendi yönetimimizde böyle eylemlerin pervasızca sürdürülebilmesi, üzücü olması yanında, demokratik hak olarak da yutturulamaz.

Bu habere tepkiniz:
TAGS: orhan aydeniz
MANŞETLER

HK Orhan Aydeniz

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems