Sınır kapılarını ciddi tedbirlerle açmak, canı çıkmak üzere olan esnafa oksijen gibi gelecektir

ads ads ads ads
15/04/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


     Esnaf, sınır kapılarının açılmasını istiyor… Ülkenin her tarafında esnafın, iş insanlarının, perakendecilerin ortak talebi sınır kapılarının açılması yönündedir.

     Özellikle de Lefkoaşa ve Mağusa surlar içi esnafı, bitmiş durumda, daha fazla dayanacak hali kalmadı, zaten birçok kişi binasına kilit vurdu.

     Sınır kapılarının açılmasıyla birlikte dövizin yüksekliğinden dolayı, Kuzey Kıbrıs’ın Kıbrıslı Rumlara cazip geleceği, yine Rumların bu taraftan ciddi alışveriş yapacağı düşünülüyor.

     Gelen haberler doğruysa, hem kuzeyde hem güneyde yöneticiler kapıların yine bazı kurallar çerçevesinde kademe kademe açılmasına sıcak bakıyor.

     Başbakan Ersan Saner de son meclis oturumunda HP Genel Başkanı Kudret Özersay’ın bu yöndeki konuşması ve sorusu üzerine sınır kapılarının açılmasına olumlu yaklaştı ancak topu Bulaşıcı Hastalıklar üst Komitesi’ne attı. Bu konuda hükümet, komiteye öneride bulunmuş.

     Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da komiteye böyle bir öneride bulunulduğunu söyledi.

     Yenidüzen gazetesi geçen gün, Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Mahmut Kanber’le, Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner’le ve Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz’le bu konuda röportaj yaptı.

    Mahmut Kanber, esnafın yüzde yüz gelir kaybı yaşadığını, kapıların açılmasını ve kur farkının değerlendirilmesi, güneyden müşteri çekilmesi gerektiğini, hatta bu konuda geç kalındığını söyledi.

     Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner, geçiş noktalarının kademeli şekilde açılması gerektiğini, geçiş noktalarının açılmasının ekonomiye ciddi katkı sağlayacağını belirtti.

    Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, günübirlik ya da belirli saatlerde karşılıklı geçişler yapılabileceğini, gerekli sağlık tedbirlerinin alınarak, hiçbir kısıtlama yapılmadan, geçiş noktalarının açılması gerektiğini, bu durumun ekonomiye olumlu yansıyacağını kaydetti.

    Tabii gazetelerde bu yönde çıkan haberler, sosyal medyada ciddi tartışmalara da neden oluyor, kapıların açılmasını isteyenlerle istemeyenler birbirine giriyor.

    Kapıların açılmasını isteyenler, reel sektör ve çalışanlarıdır, çünkü pandeminin başladığı günden bugüne devletten katkı görmeyen, kaderine terk edilen onlardır.

   Bu saatten sonra da hükümet edenlerin reel sektöre katkı yapacağına kimse inanmıyor, bu nedenle kapıların açılmasını ve güneyden müşteri gelmesini neredeyse tek çıkış noktası olarak görüyorlar.

    Peki risk yok mu? Elbette var ama risk zaten her yerde var…

    Bakın kapılar kapalı ama kuzeyde çok sayıda yerel bulaş var, yeterli tedbir ve denetim olmadıkça kapıyı açsan da açmasan da fark etmiyor.

   O nedenle gerekli tedbirler ve ciddi denetimle, “PCR testi” ve “aşılanma” unsurları da dikkate alınarak, sınır kapılarının açılması şarttır, reel sektörde özelikle küçük esnaf, işletme sahipleri, perakendeciler pandeminden ölmezse açlıktan ölecek ya da kafayı yiyecek…

   Ne iş kaldı ne para ne de psikoloji… Psikoloji bozuldu mu da sağlık bozuldu demektir.

   Hükümet edenler reel sektörün “hibe”,  “işyeri kiraları” ve “borçlarla” ilgili taleplerini yerine getiremedi, dövizden kaynaklanan mağduriyetle ilgili de bir şey yapamadı, en azından kapıların açılmasını sağlamalıdır.

   Biliyorum sağlıkçılar kapıların açılmasına mesafeli duruyor, vakaların artmasından, hastanenin, pandemi merkezinin yetersiz kalmasından korkuyorlar, açılacaksa da bunun sınırlı ve kısıtlı olmasını, adım atılacaksa bunun dünyadaki uygulamalara benzer şekilde risk kategorilerini gözeterek, düzenleme yapılması gerektiğini söylüyorlar.

   Elbette onların da haklı tarafları vardır ama piyasada kriz büyük, reel sektörün büyük bir bölümü, özellikle esnaf, mağazalar, perakendeciler bitmiş durumda, birçoğu iflas bayrağını çekti.

   Korkarak oturmak ve hiçbir açılım yapmamak çare değildir, hayat devam ediyor ama bazıları için daha dezavantajlı bir şekilde…

   Mevcut durum dayanılacak gibi değildir, öyle sosyal medyadan “yapmayın”, “etmeyin” demek, hatta kapıların açılmasını isteyenlere küfretmek, hatta bunu sözde bazı milliyetçi duygularla başka yere çekmek kolaydır, biraz da kendinizi perişan haldeki esnafın, küçük işletme sahiplerinin ve çalışanlarının yerine koyun bakalım…

Kimse kimseyi anlamaya çalışmadan, aklına geleni yazıyor, söylüyor…

Canıyla uğraşan insanlara kapılar üzerinden milliyetçilik dersi veriyor, “keçi can kasap et derdinde” misali…

 Peki sınır kapılarının açılması tüm sorunları çözecek mi? Tabii ki hayır…

 Zaten bu saatten sonra birçok işletme ayağa kalkabilecek durumda bile değildir ama kapılar bir nebze olsun katkı sağlayacak, canı çıkmak üzere olan kişiye verilen oksijen gibi olacaktır.

 Sınır kapılarının açılması esnaf için bir nebze geleceğe tutunmaktır, bir umuttur…

 Kapıların açılması ve güneyden müşteri gelmesi öyle geçiştirilecek, önemsenmeyecek bir konu değil, tam tersine ciddi şekilde gündeme gelmeli ve üzerinde kafa patlatılmalıdır.

  Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi, bu konuda öyle kafadan retçi olmamalı, hükümetle ve diğer paydaşlarla bir araya gelerek neler yapılabileceğini görüşüp, “sınır kapısı açmayı” alınacak ciddi tedbirlere bağlayarak onay vermelidir.

   Reel sektöre hiçbir katkı yapmayan hükümet bu konuda da topu komiteye atıp, danışıklı dövüşle bu konuyu savmamalı, çözüm yolu aramalıdır…

    Onu yapmıyorsunuz, şunu yapmıyorsunuz, bunu yapmıyorsunuz, işinize geldiğinde pandemi kurallarını yok sayıyorsunuz, işinize geldiğinde hatırlıyorsunuz. Toplum faydasına bir şeyi de yapın artık...

 

DİĞER YAZILARI
15/04/2021 19:00
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Sınır kapılarını ciddi tedbirlerle açmak, canı çıkmak üzere olan esnafa oksijen gibi gelecektir
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.