Sistemli bir şekilde yok oluyoruz

ads ads ads ads ads
12/06/2023

ads

Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


İSTEDİĞİNİZ KADAR MAAŞ ARTIŞI YAPIN; İSTER ÖZELDE İSTER KAMUDA… DÖVİZ BÖYLE OLDUĞU SÜRECE FAKİRLEŞMEYE DEVAM EDECEĞİZ

ÜLKEDE SORUNLARI BİLİP, ÇÖZMEYEN VE ISRARLA MAKAM TUTMAYA DEVAM EDENLER BENİM GÖZÜMDE ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ ÜYESİDİR… SİSTEMLİ BİR ŞEKİLDE YOK OLUYORUZ

Ülkemizdeki üreticiler, artan döviz kurları karşısında daha fazla dayanamayacaklarını açıkladı. Her kesimin benzer açıklamaları var ve hepsi de haklı. Dövizin çok keskin bir şekilde tırmanması nedeniyle her alanda zam kaçınılmaz bir gereklilik olarak ortaya çıkıyor

Kimse ticareti babasının hayrına yapmıyor. Hiçbir işletme yardım kuruluşu değil. İstihtam yapıyor, hammadde alıyor, risk alıyor, birçoğu borçlanarak ayakta kalıyor. Bu tabloda üreten herkesin zam yapmaktan başka bir seçeneği kalmıyor

Un, ülkedeki ekmek ve benzeri üretimlerin hammaddesi. Una zam beklentisi %20 veya %30 civarında. Döviz bir haftada yaklaşık %40 civarında keskin bir tırmanma yaşadı. İğneden ipliğe her şeye zam gelirken, haliyle una da zam gelmesi kaçınılmaz bir son

Bir de fırıncı açısından bakalım. Asgari ücret artıyor. Elektrik fiyatları malum. Akaryakıt fiyatları ortada. Gaz bir fırının en büyük girdisi, alabilene aşk olsun. Böyle bir tabloda ekmek fiyatlarına gelebileceği noktayı düşünebiliyor musunuz?

Elbette olan yine dar gelirliye olacak. Alım gücü günden güne yerle bir oluyor. İster asgari ücreti 15 bin TL yapın, ister kamu çalışanına %45 artış daha yapın. Ne fark edecek ki? Bu ülkede sorun maaşların geldiği nokta değil, sorun alım gücünün enflasyon ve döviz kurları karşısında erimesidir

Enflasyonu, türlü entrikalarla bir noktada tutabilirsiniz. Alım gücü düşen Vatandaşı yüzdelik artışı ile koruduğunuzu düşünebilirsiniz. Tamamı fasa fiso. Aslolan markete gittiği zaman, benzin alırken, ekmek alırken, tüp gaz siparişi verirken bir dar gelirlinin çektiği sıkıntıdır

Dövizin bu denli artıyor olması artık kaderle, talihle, coğrafya kaderdir zavazingosu ile açıklanamaz. Biz Türk Lirası kullandığımız için savunmasız ve çaresiz bir noktadayız. Türkiye kendi Üretici ve tüketicisini enflasyona karşı türlü hibe ve kredilerle korurken, biz yapayalnızız

Mesela seçimin hemen sonrasında kurban bayramı var. Kaç kişi dini vecibesini yerine getirebilecek? Kısa bir süre önce herkes gücü oranında kurbanını da kesebiliyordu. Oysa şimdi tamamen acımasız enflasyon canavarının insafına bırakılmış zavallı marabalarız…

Geçmişte tarımla ilgilenen, tarım politikalarını belirleyen ve bu alanda kendini geliştiren bürokratlara bir sorun. Buğday tüketim oranı baz alınarak dört yıl yetecek şekildez stoklanırdı. Toprak Ürünleri Kurumu buğday fiyatını bir noktada tutar, hesabını öyle yapardı

Vatandaş, borsada buğday fiyatı arttı, dolar arttı, akaryakıt fiyatı arttı, gaz fiyatları pahalı oldu, asgari ücret pahalı oldu gibi bahanelerle pahalı fiyatların insafına bırakılmazdı. Stokta buğday olduğu için, tüketici üç-dört yıl önceki fiyatlarla korunurdu.

Şimdi böyle bir devlet adamlığı ara ki bulasın. Ülke 2- 3 Monarkın insafına terk edildi, onlar fiyat artışlarından büyük paralar kazanarak piyasayı istedikleri gibi domine ederken, gariban vatandaş da somun ekmeği 15, köy ekmeğini en az 50 TL’den tüketmek zorunda bırakılıyor

Ülke yönetmek basit bir iş değil. Hem Vatandaşı Türk Lirası üzerinden fakirleştireceksiniz, hem piyasanın dolar, sterlin üzerinden şekillenmesine sessiz kalacaksınız, hem enflasyonla mücadele etmeyeceksiniz, üzerine de devlet adamı gibi ortalıkta dolaşacaksınız.

Bugün makam tutan herkes, ister bakan ister bürokrat, bu halk zulmeden bir çetenin üyesidir. Halkın refahı için, ülkenin huzuru için adım atmayan herkes benim için organize suç örgütünün bir üyesidir. Bu saptamamdan bir adım geri atmayacağım, isterse dünya yansın…

12/06/2023 08:40
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
ad
TAGS: haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.