Solyal: “Kapsayıcı kurumlar için erken seçim şart”
16/06/2026
CTP Milletvekili Ürün Solyal, erken seçim ve değişimin önemine ilişkin yaptığı açıklamada, Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun çalışmalarına atıfta bulunarak, ülkelerin zenginlik ya da yoksulluğunun yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını belirtti.
Solyal, Acemoğlu’nun yaklaşımının, bir ülkenin gelişmişlik düzeyini belirleyen temel unsurun kurumların işleyişi, siyasal gücün kullanımı ve ekonomik kaynakların toplum içinde nasıl dağıtıldığı olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.
Ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını kaydeden Solyal, ekonomi büyürken alım gücünün gerilemesi, konuta erişimin zorlaşması, gençlerin ülkeyi terk etmesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinin zayıflaması ve kamu kaynaklarının belirli çevrelerde yoğunlaşması durumunda ortak refahtan söz edilemeyeceğini söyledi.
Bu noktada iktidar eliyle kurulan kurumların yapısının önem kazandığını belirten Solyal, kurumların kapsayıcı mı yoksa sömürücü mü olduğunun belirleyici olduğunu vurguladı.
Acemoğlu’nun kapsayıcı ve sömürücü kurumlar ayrımına dikkat çeken Solyal, kapsayıcı kurumların hukukun herkese eşit uygulandığı, fırsatların geniş toplum kesimlerine açıldığı, liyakatin esas alındığı ve kamu gücünün denetlendiği yapılar olduğunu ifade etti. Sömürücü kurumların ise ekonomik ve siyasal gücü dar bir çevrede topladığını, kamu kararlarını toplum yararından çok ayrıcalık üretmek amacıyla kullandığını belirtti.
Yolsuzluğun yalnızca kamu kasasından para çalınması anlamına gelmediğini söyleyen Solyal, kişiye özel izinler ve kiralamalar, liyakatsiz atamalar, kamu arazilerinin düşük bedelle kullandırılması, vergi ve teşviklerin siyasi yakınlığa göre düzenlenmesi, denetimin bilinçli şekilde işletilmemesi veya engellenmesi ile kamu kaynaklarının partisel çıkarlar için kullanılmasının da yolsuzluk ve kamu zararının farklı biçimleri olduğunu kaydetti.
Bu düzenin yalnızca ekonomiyi bozmadığını ifade eden Solyal, kamu kaynaklarıyla güçlenen ayrıcalıklı çevrelerin zamanla siyasal kararları da etkilemeye başladığını, böylece ekonomik gücün siyasal güce, siyasal gücün ise yeni ekonomik ayrıcalıklara dönüştüğünü belirtti. Bu döngünün hem demokrasiyi hem de adil rekabeti zayıflattığını söyledi.
Genel seçimin en erken tarihte yapılmasının önemine değinen Solyal, bunun temel nedeninin kurumları yeniden kapsayıcı hale getirebilmek olduğunu ifade etti.
Kuzey Kıbrıs’ta yalnızca hükümet değişikliğinin artık yeterli olmadığını savunan Solyal, esas olanın iktidarın kullanılma biçiminin, kamu kaynaklarının dağıtımının, kurumların çalışma düzeninin ve denetim mekanizmalarının değişmesi olduğunu belirtti.
Yetkilerin kişilere göre değişmediği, liyakatin esas alındığı ve kamu yararının özel çıkarlardan üstün tutulduğu bir düzen kurulmadan ekonomik kalkınmanın da demokratikleşmenin de kalıcı olamayacağını vurgulayan Solyal, “Bu yüzden değişim en erken günde olmalı ve hep birlikte kolları sıvamalıyız” dedi.































































































































































































