HABER KIBRIS

ad

Sorumsuz Cumhurbaşkanları, Biçare Başbakanlar…

ads
27/11/2018

ads

Birikim Özgür Birikim Özgür


Güneyde seçilmiş başkanlar hem Kıbrıs sorununa ilişkin süreçleri hem de ülkeyi yönetiyor.

Bizde ise cumhurbaşkanlarımız sadece en büyük yapısal sorunumuz olan Kıbrıs sorununa odaklanabiliyor.

Ülkeyi ise başbakanlar yönetiyor.

Bu yapı orta ve uzun vadeli stratejik plan ve programlara dayalı bir yönetim vaat edemiyor.

İlla ki başkanlık sistemine geçilsin gibi bir cephe yaratmaya gerek yok ancak yürütmenin başı her kimse ki bizde başbakanlardır, güçlendirilmeli!

Yürütmenin başı beş yıl göreve devam etmeli ve iç meselelerin idaresinde siyasi istikrar sağlanmalı.

Eğer başkanlık sistemine geçilmeyecekse, “beş yıl için seçilmiş başbakan” modeli üzerinde çalışılması gerekiyor.

Aksi takdirde ekonomi yönetimi slogandan öteye gitmeyecek.

Geçenlerde Cumhurbaşkanı Akıncı Boğaziçi Zirvesi’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yaptığı açılış konuşmasında bir cümle dikkatimi çekti:

“Popülist korumacı politikalardan kurtulmak elzemdir”…

Sayın Cumhurbaşkanı bu cümleyi bizi muaf tutarak sarf etmiş olamayacağına göre insan gayriihtiyari bunun içteki yansımalarını görmek, bilmek, tartışmak zorunda hissediyor.

Ekonomimizi kilitleyen en temel unsurların başında geliyor verimsiz korumacılık ve teşvikler.

Ancak burada mesele değişim için kimin elini taşın altına koyacağı noktasında tıkanıyor.

Cumhurbaşkanları beş yıllığına seçiliyor ama “sorumsuz”.

Bunun da ötesinde popülist korumacı politikaların faydalanıcıları ne zaman bir risk sezinlese ilk iş cumhurbaşkanlarına gidip hükümetleri şikâyet ediyor.

Cumhurbaşkanları da sırt sıvazlayıp “hükümetle istişare” sözü veriyor ve aslında sadece bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine siyasi yatırım yapıyor.

Biçare başbakanlar ise hem bugünden yarına göreve devam edip etmeyeceğini bilemiyor hem de riskli kararları almakla mükellef bir makamda oturuyor.

Başbakanlar cesur ve kararlı olsa partileri onları bencillikle suçlayıp alaşağı edecek.

Çünkü başbakan bir birey olarak bir sonraki seçimi gözden çıkarabilir ama siyasi partiler asla.

Özet olarak mevcut sistemle bu ülkede reform yapmak imkânsız denecek kadar zor...

Bu durum sadece siyasete güveni azaltmıyor aynı zamanda Kıbrıs sorunu bağlamında da elimizi ciddi şekilde zayıflatıyor.

Özker Özgür’ün 1993 yılında yaptığı tespit geçerliliğini koruyor:

“Bugün demokratik ve ekonomik sorunların çözümü yolunda kendi kişiliğini ve demokratik dinamizmini geliştiremeyen bir toplum yarınki Kıbrıs’ın sağlıklı bir kanadı olamaz”.

Üstelik durumu toparlamak bakımından zaman ilaç değil zehir oluyor çünkü geniş halk kitlelerinde umutsuzluk ve memnuniyetsizlik arttıkça çözüm iradesi ile iyi yönetişim idealinin kesişme noktaları azalıyor, çatışma büyüdükçe büyüyor.

Bu ise Kıbrıs’ta karşılıklı kabul edilebilir çözüm iradesine bağlı olmayanların mutlak iktidar sürecini besliyor.

2020 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi var.

Her şeyden önce sistemdeki bu tıkanıklığın masaya yatırılması gerekiyor.

Aksi takdirde kim seçilirse seçilsin, yurtdışında veya kişisel temaslarında doğruları konuşan ama pratikte sadece sırt sıvazlayan “sorumsuz” cumhurbaşkanları dönemi devam edecek.

Diğer taraftan da;

Yumurta küfesini sırtında taşıyan,

İthalat-ihracat farkı üzerinden üretimin önemini anlatmaya çalışan,

Ancak günün sonunda bu farkın neredeyse yüzde 20’sini teşkil eden aşırı lüks tüketimi frenleyecek cesur kararlara imza atamayan,

Örneğin toplu ulaşımı yeterince özendiremeyen,

Yani kısacası sorunların kökenine inip yaşamın bizatihi kendisini düzenleyecek kudreti de zamanı da bulamayan,

Biçare başbakanlar,

Siyasi istikrarsızlığın kurbanı olmaya devam edecek.

Acilen çözüme kavuşturulması gereken yığınla toplumsal sorunumuz var.

Ancak sanırım en önemlisi siyasetteki verimsizliktir.

Bir biçimde iç dinamiklerimizi çalıştırıp bu meseleyi temize havale etmek mecburiyetinde


Bu habere tepkiniz:
TAGS: Birikim Özgür, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.