Sosyal devletmiş!

ads ads ads ads
05/06/2021

ads
ads
ads

Aybike Yektaoğlu Aybike Yektaoğlu


Yaratıcılık, vizyon ve yenilik her insanın, dahası her ülkenin geleceğinin garantisidir. Varoluşunu devam ettirmek üzere bir düzen içerisinde ilerlenir ve insan da, ülke de kendini geleceğe taşımak için eylemlerde bulunur.

Yaşadığımız ülkenin güzelliklerini görmek, ortaya çıkarmak, anlatmak veya tanıtmak için önümüzde hiçbir engel yoktur. Engeller aşmak için vardır.

Binlerce genç kendini geliştirmek için yurtdışına okumaya gitmektedir/gitmekteydi. Bazıları yurtdışında bulunmak, bazıları da başka dünyalar görmek için seçer bunu.

Ailelerinin şirket sahibi olduğu birçok gencin, bu şirketleri dönüştürdüğü ve girişimcilikleriyle onu daha ileri bir mecraya taşıdığı ortadadır.

Ya diğerleri? Birçokları kendini geliştirerek ülkelerine dönmüş ve farklı fikirlerle bu ülkede tutunmaya çalışmışlardır. Gözlerdeki cin gibi ışıltı zamanla maalesef birçoğunda sönmüştür.

Tek başına yola çıkan ve başarılı olan elbette ki yüzlercesi vardır. Ama bu ülkede yapılan eğitim ve iş planlamasındaki aksaklıklar, büyük bir kısmını mesleğini icra etmekten alıkoymaktadır.

Eğitim alan her birey, çocuklarının da kendinden daha iyi eğitim alması için elinden geleni yapmaktadır. Belki bir vesile olur ve zamanın değişmesi ile kendinin yapamadığını çocuğun yapabilmesi dileği ile.

Fakat sistemdeki bozukluk kendini geliştiren, öğrendikleri ve bildikleri ile bu ülkenin küçük bir kesimi dahi olsa, değiştirebilen kişilerin önünü anında tıkamaktadır.

Bu ülkeyi “ev, aile, arkadaş” bilmiş her kişi, içgüdüsel olarak en az ailesi veya ailesinden de daha yukarda yaşam standartları arar. Bu insanın doğasında vardır. Alışılmış konforu tutmak veya daha iyi bir yaşama sahip olmak.

Hayata yeni atılmaya hazırlanan kişilerin büyük bir çoğunluğu pozitif düşünceler ile bir şeyler yapmaya çalışır. Şansı yaver giden küçük bir azınlık, ilerlemeye devam ederken, çoğunluk alan değiştirmeye veya yaşam kalitesini indirgemeyecek işler aramaya başlar.

İş arayan birçok insan denetimsizlikten kaynaklı kötü iş koşulları dolayısı ile birden kendini en kolay ve kestirme yol olan devletin kapısında bulur. Bu şartlarda en doğalı da maalesef budur.

Eğitim ve sağlığın anayasaya ve sosyal devlet anlayışına göre ücretsiz olması gereken bir ülkede yaşayan bizler, eğitim ve sağlık hizmetlerini çok uzun yıllardan bu yana ücretsiz alamıyoruz.

90’ların başlarına kadar doğan nesillerin aldıkları eğitim veya sağlık hizmeti ülkenin nüfusuna ve sosyal devlet anlayışına göre yeter nitelikteydi. Gerek özelde, gerekse devlette çalışan herkesin çocukları ve ailesi eşit sağlık ve eğitim hizmeti almaktaydı.

“Bizim ülkemizde eğitim ve sağlık bedavadır, herkes yararlanır.” mantığının yanında, bu ülkede oy uğruna verilen her vatandaşlık, düzenlenmeyen her yasa veya tüzük bu ülke, onu yurt bilmiş herkese artık dar gelmeye başlamıştır.

Devletin “hizmet” veren kısımları insanların en büyük şikayeti haline gelmişse, o ülke artık çekilmez bir yer haline gelir. Eninde sonunda herkes aynileşir, herkes uzaklaşır.

İsterseniz dünyanın en iyi üniversitesinde okuyun, en iyi eğitimi alın. Ülkeniz size sosyal devlet anlayışı ile doğru nüfus politikası ekseninde sağlıklı hizmet sunamıyorsa, yaşam standartlarını aşağıya çekiyorsa ve siz her şeyden şikayet etmeye başlamışsanız, o zaman garanti işi devlet kapısında aramak doğaldır.

Eskiden aldığınız kaliteli eğitim ve sağlık hizmetinin standartları bugün kalmamışsa ve “eğitim ve sağlık bedavadır” sloganına rağmen, özele mahkum olmak sizin suçunuz değildir. Makam uğruna bu ülkeyi satanlarındır! Ama seçtiklerinizden yüzünden DOLAYLI olarak sizin suçunuzdur.

Bu ülkeyi yurt bilen, evi, ailesi gören, kaçmak istese dahi kaçamayan, gitse bile geri gelen herkes, şikayet etse dahi, bıkmadan usanmadan daha iyi bir yaşam ve gelecek için mücadeleyi bırakmamalıdır. Ama her şeyden önce bireysel değil TOPLUMSAL varoluş ve haklar için GELECEK olan GENÇLER için mücadele etmelidir.

Bugün almış olduğunuz eğitim ile geçmişte gelecek için kurduğunuz hayaller, daha iyi bir yaşam standardı ve çocuklar için daha iyi bir gelecek diye devlet kapısında veya “onlara” oy vermekte görülebilir. Ama yarın çocuklarınız için çok geç olabilir.

Bazılarının makam uğruna, oy uğruna iki imzaya sattığı bu ülke BİZİM ülkemizdir. Bu ülke BİZİM çocuklarımızındır. Bu ülke BİZİM geleceğimizdir.

Bugün almış olduğunuz eğitim ile geçmişte gelecek için kurduğunuz

hayaller, daha iyi bir yaşam standardı ve çocuklar için daha iyi bir gelecek diye devlet kapısında veya “onlara” oy vermekte görülebilir. Ama yarın, çocuklarınız için çok geç olabilir.

Bazılarının makam uğruna, oy uğruna iki imzaya sattığı bu ülke BİZİM ülkemizdir. Bu ülke

BİZİM çocuklarımızındır. Bu ülke BİZİM geleceğimizdir.

05/06/2021 16:10
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Aybike Yektaoğlu
MANŞETLER

HK Aybike Yektaoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.