''Ta başından Ercan’dan ve Larnaka’dan girişler için aynı kriterler aranmalıydı''

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Güney Kıbrıs’a gelen turistlerin Kuzey Kıbrıs’a geçmesine ek kriterler koyup izin verilmemesini eleştirerek, bunun mantık dışı bir uygulama olduğunu söyledi.

ads ads ads ads
10/06/2021

ads
ads
ads
''Ta başından Ercan’dan ve Larnaka’dan girişler için aynı kriterler aranmalıydı''

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Güney Kıbrıs’a gelen turistlerin Kuzey Kıbrıs’a geçmesine ek kriterler koyup izin verilmemesini eleştirerek, bunun mantık dışı bir uygulama olduğunu söyledi.

   Alman Hans ve Rum Yorgo isimleri üzerinden bir anlatım yapan Erhürman, Almanya’dan gelen Hans’ın Rum Yorgo ile temas edip sınır kapısına gelerek kuzeye geçmek istediğini ama ondan ek iki kriter istendiği için geçemediğini ama temaslısı Yorgo’nun bir dakika sonra kuzeye geçebildiğini belirtti.

   Eğer Alman Hans virüs taşıyor diye ondan korkuluyorsa, zaten temaslı olduğu Yorgo’nun virüsü Kuzey Kıbrıs’a taşıyacağını belirten Erhürman, “Biz neden iki kriterin üzerine iki kriter daha istiyoruz? Hiçbir mantığı yok. Ne bilimle ne mantıkla açıklayabilirsin” dedi.

   Güney Kıbrıs’a turistlerin iki kriterle geldiğini, Kuzey Kıbrıs’ta da aynı kriterlerin yeniden talep edilmemesi gerektiğini ifade eden Erhürman, “Ta başından yani pandeminin ülkemizde görüldüğü günlerden itibaren Ercan’dan ve Larnaka’dan girişler aynı kriterlere sahip olmalıydı” diye konuştu. Erhürman, bundan sonra da bunun yapılabileceğini vurguladı.

    Tufan erhürman, Haber Kıbrıs WEB TV’de yayınlanan Markaj programına katılarak, Ali Baturay’ın sorularını cevaplandırdı.

 

“Bu görüş dünyada kimse tarafından kabul görmüyor”

 

   Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Kıbrıs sorununda “iki devletli çözüm tezi” ile ilgili açıklamalarını eleştirerek, Tatar’ın ekonomi ile ilgili açıklama yaparak, ‘2 devletlilik tezi ülkede öngörülebilirliği artırdı’ dediğini ama bu görüşün dünyada kimse tarafından kabul görmediğini, birçoğunun zaten bu konuda resmi açıklama da yaptığını kaydetti.

   Bu durumda öngörülebilirliğin nasıl artacağını ve öngörülebilirlik sözünün Cumhurbaşkanı Tatar’a göre nasıl bir anlamı olduğunu soran Erhüman, “Yeşil hat ve mali yardım tüzükleri ne olacak onların engelleneceğini öngörebiliyorlar mı?” dedi.

 

“Bambaşka bir dünyadan bize seslenmeye devam ediyorlar”

 

    Erhürman, bir süre önce hükümetin yapması gereken işi yaparak, Ekonomik Örgütler Platformu’nun Türkiye’de yetkililere derdini anlattığına işaret ederek, “Turizm sektörü umutlarını giderek yitiriyor. Yükseköğrenimde yüz yüze eğitimle ilgili adım atılmadı. İnşaat sektörünün durumu ortada. Müteahhitlere köy yollarını yapması için bile iş verilmezken, Maraş’ta ne olacağını düşünüyorlar? Maraş’ın ziyarete açılmasını ekonomik kalkınma olarak lanse etmek istiyorlar. Bu 3 sektör yanında tarım sektörü de zordayken bambaşka bir dünyadan bize seslenmeye devam ediyor” diye konuştu.

 

“Hem hayat pahalılığını durdurmak

istiyor, hem de halktan kesinti de yapıyorlar”

 

   Hayat pahalılığını durdurmak isteyen hükümetin akaryakıta ve tüp gaza zam yaptığını ayrıca halktan kesintiler de yapmak istediğine dikkat çeken Erhürman, şöyle konuştu:

   “Sayın Tatar, dövizin Türk Lirası karşısındaki durumunu takip ediyor mu? Kaç kişi işsiz kaldı biliyor mu? Sosyal sigortalı çalışan sayısı 110 binlerden 80 binlere indi, sigortaların aktüeryal dengesi bozuldu, bu çok büyük risk arz ediyor. Öte yandan hükümet art arda ekonomiyle ilgili tuhaf tuhaf kararlar alıyor. Hayat pahalılığını halen durduracağım diye ısrar ediyor? Akaryakıta tüp gaza zamlar yapılıyor ve döviz dolayısıyla her türlü emtiaya zam gelmeye devam ediyor. Sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin üye aidatlarından kesinti yapmak istiyorlar. Düşük maaşlı emekliler, mecburen ikinci iş yapıyor ama kanun gücünde kararname ile hukuka aykırı bir şekilde asgari ücret civarında maaş alanlardan kesinti yapılıyor, maaşını asgari ücretin altına indiriliyor. Memleket yangın yeri Sayın Tatar güllük gülistanlık bir tabloyu çizmeye devam ediyor ve bunu da kendi başarısı olarak lanse etmeye çalışıyor.”

 

“Kapıların açılması geciktirildi”

 

   Güney Kıbrıs’a gelen turistlerin Kuzey Kıbrıs’a geçmesini engelleyen aynı yapının kapıların açılması üzerinden de başarı öyküsü çizmek istediğini anlatan Erhürman, “İçimize bir tane Rum gelmesin diyenler şimdi içimize Rumlar gelsin düşüncesine döndü. Kapıların açılması iyi oldu ancak zamanında adımlar atmayarak açılması geciktirildi” şeklinde konuştu.

 

“Maraş uluslararası hukuka uygun açılmalı”

 

   Statükoyu bozma açısından Maraş’ın uluslararası hukuka uygun açılması gerektiğini savunan Erhürman, Maraş’ın sadece ziyarete açılmasının ekonomik getirisinin olmadığını, çözümü zorlamadığını, statükoyu bozma açısından anlamı olmadığını, sadece oradan bazı mesajlar verildiğini kaydetti.

 

“Sağlık teknik komiteleri birlikte hareket etmeli”

 

   Pandemide ekonomiyi en az zararla kapatmak için İki Toplumlu Sağlık Teknik Komitelerinin ada genelinde en baştan birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Erhürman, halen geç olmadığını bundan sonra da bunun yapılabileceğini kaydetti.

 

“Ercan ve Larnaka aynı kriterlere sahip olmalı”

 

   Güney Kıbrıs’a turistlerin iki kriterle geldiğini, Kuzey Kıbrıs’ta da aynı kriterlerin yeniden talep edilmemesi gerektiğini belirten Erhürman, “Ercan’dan ve Larnaka’dan girişler aynı kriterlere sahip olmalıydı. Kriterler yeniden gözden geçirilmeli” diye konuştu.

  

“Alman Hans kuzeye geçemiyor ama temaslısı Yorgo geçebiliyor”

 

   Güney Kıbrıs’a gelen turistlerin kara sınır kapılarından Kuzey Kıbrıs’a girmesine izin verilmemesini eleştiren Erhürman, bunun mantığının olmadığını, şöyle açıkladı:

   “Hans isimli bir Alman, Almanya’dan geldi Larnaka’ya indi. Girerken iki tane kritere tabi. Kriterleri tanımlamaya gerek yok. Hans uçaktan indi, doğal olarak otele gitti. Taksiye bindi, Yorgo isimli Rumla doğal olarak temasa girdi. Otelde de, takside de herhangi bir Rumla temasa girebilir. Şimdi aynı Hans, çıktı otelden yürüyerek geldi Lokmacı’ya. ‘Lokmacı’dan Kuzey Kıbrıs’a geçmek istiyorum’ dedi. Lokmacı’da deniliyor ki kendisine ‘güneyde iki kriter vardı ama biz kuzey için iki kriter daha istiyoruz.’ Hans, ‘Ben bilmiyordum ki senin iki kriter daha istediğini, o zaman ben kuzeye geçmeyeyim’ dedi ama Hans’la temasta olan Yogo bir dakika sonra geldi ve o kuzeye geçti. Şimdi bu neyi gösteriyor? Hans eğer virüsü taşıyorsa o virüsü Yorgo aracılığıyla kuzeye gönderecek. Mademki bunu engelleyemiyoruz. Biz neden iki kriterin üzerine iki kriter daha istiyoruz? Hiçbir mantığı yok. Ne bilimle açıklayabilirsin ne mantıkla açıklayabilirsin ama doğrusu şuydu; İki Toplumlu Sağlık Teknik Komitesi’ne verilen talimatlar doğrultusunda eşgüdüm sağlanmalıydı. Ercan’dan girişle Larnaka’dan girişin aynı kurallara, kriterlere tabi olmasıydı doğrusu. Ta başından onu yapmak gerekiyordu. Onu o zaman yapamadınız, ya aklınız kesmedi, ya düşünmediniz ama şimdi yaptığınız şey hiçbir mantığa sığmaz. Siz diyebilirsiniz ki ‘KKTC olarak daha tedbirli davranıyorum.’ Davranmıyorsunuz. Mantıken öyle değil. Bunun mantığı yok. Hans, bir tek kuzeye mi bulaştırıyor, güneye bulaştırmıyor mu? Peki güneye bulaştırıyorsa, biz her gün neden ‘dört bin kişi daha geçti, beş bin daha geçti’ diye mutluluk nidaları atıyoruz? Hans’la hiç temas etmeyen insanlar mı geliyor Kuzey Kıbrıs’a? Bunun Garantisi mi var?”

10/06/2021 11:29
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ercan, larnaka, tufan erhürman
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.