Tacan Reynar: Avrupa Parlamentosu’nun kararı hukuki değil, siyasi bir değerlendirme
10/07/2026
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri, Eski Kıdemli Yargıç Av. Tacan Reynar, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs’a ilişkin kabul ettiği kararı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla değerlendirdi. Reynar, söz konusu kararın hukuki değil, siyasi nitelik taşıdığını belirterek, uluslararası hukuk açısından bağlayıcı bir yargı kararı olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Avrupa Parlamentosu’nun bir mahkeme olmadığını vurgulayan Reynar, uluslararası hukuka göre savaş suçu ya da uluslararası suç işlendiğine karar verme yetkisinin siyasi organlara değil, bağımsız uluslararası yargı mercilerine ait olduğunu söyledi.
Kararda kullanılan dilin hukuki değerlendirmeden çok siyasi bir anlatıyı yansıttığını kaydeden Reynar, uluslararası insancıl hukukta silahlı çatışmaların değerlendirilmesinde objektiflik ve tarafsızlığın esas olduğunu belirtti. Sivillere yönelik suç iddialarının elbette araştırılması gerektiğini ifade eden Reynar, bunun tek taraflı siyasi raporlarla değil, delile dayalı bağımsız hukuki mekanizmalar aracılığıyla yapılmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kıbrıs’a ilişkin kararlarının bireysel hak ihlallerini hukuki çerçevede ele aldığını hatırlatan Reynar, bu kararlarla Avrupa Parlamentosu’nun siyasi çoğunlukla aldığı kararların birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi. “Mahkemeler delille hareket eder, parlamentolar ise siyasi çoğunlukla karar alır” ifadelerini kullandı.
Kalıcı barışın, geçmişte yaşanan acıları tek taraflı siyasi kararlarla derinleştirmekten değil, her iki toplumun mağduriyetlerini tanıyan ve Birleşmiş Milletler parametreleri çerçevesinde yürütülen çözüm çabalarını destekleyen bir yaklaşımla mümkün olacağını belirten Reynar, Avrupa Parlamentosu’nun son kararının taraflar arasındaki güveni artırmak yerine kutuplaşmayı derinleştirme riski taşıdığına dikkat çekti.
Reynar, açıklamasının sonunda Kıbrıs’ta ortak bir gelecek inşa edilebilmesi için her iki toplumun yaşadığı acıların birlikte görülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Sadece ‘benim acılarım var’ diyen bir siyaset yerine, ‘hepimizin acıları var ve Kıbrıs ortak vatanımızdır’ diyen bir siyasi dile ihtiyaç vardır.” ifadelerini kullandı.



























































































































































































