Tamam anladık, sınır kapısı açma kararını hükümet verecek

ads
ads
02/06/2020

ads ads

Ali Baturay Ali Baturay


    Hükümet reel sektöre katkı yapamadıkça ve yapabileceği konusunda pek umut da veremedikçe sektörler, hava, deniz ve sınır kapılarının açılması için bastırıyor.

    Hükümetin katkı anlamında reel sektöre “kredi” verme taahhüdü, bazı sektörleri, işletmeleri, küçük esnafı tatmin etmedi.

     Zaten borç içinde olan ve önünü göremeyen birçok işletme sahibi, hibe anlamında bir katkı istiyor ve “Mademki bize maddi katkı yapamıyorsunuz, hava, deniz ve sınır kapılarını açın” diyor.

     Özellikle küçük esnaf, perakendeciler, mağaza sahipleri, dövizin de yüksek seyrettiği bu dönemde sınır kapıları açılırsa, Rumların yeniden kuzeyden alışveriş yapacağına inanıyorlar.

     Hükümet, “Ya hibe katkısı yap, ya da kapıları aç” çağrısına cevap veremiyor, ne hibe verebiliyor ne de sınır kapılarının açılması konusunda net bir şey söyleyebiliyor.

     Ülkede durum kötü, turizmciden, perakendeciye kadar herkes endişe içinde, piyasa daraldı, işler azaldı, birçok işyeri açıldı ama memnun değil, yeniden kapatmayı düşünüyor.

     Kapalı olmak, açık olmaktan daha kârlı geliyor birçok işletmeciye.

     Açık olduğu ama iş yapamadığı her dakikanın zararlarına olduğunu söylüyorlar.

     Ülkede, devlet yasak koyduğu halde işten çıkarmalar sürüyor, birçok kişi işsiz kaldı, bunun arkasının da geleceği görülüyor.

     Türkiye’den gelen katkının reel sektöre değil, bütçe açıklarını kapatmaya gidecek olması ekonomistler tarafından da eleştiriliyor.

    Hükümetin bir şeyler yapması gerekiyor, radikal adımlar atılmalı, ezber bozan işler yapılmalı ya da işletmecilerin dediği gibi kapı açılımına gitmeli.

    Ancak sınır kapılarının açılma sürecinin, yine can sıkıcı olacağını görebiliyoruz.

    Başbakan sıkça, “Kapıların açılıp açılmamasına hükümet karar verir” demeye başladı.

    Biliyoruz, tamam, sınır kapılarının açılmasına hükümet karar verecek, anladık, her fırsatta bunu neden söylüyorsunuz ki?

    Söylemeseniz de böyle olduğunu herkes biliyor, bilim kurulları sizin altınızda, yürütme sizsiniz, kararları siz alıyorsunuz, bunu bilmeyen mi var?

    Başbakan, “Rumların emrivakisini kabul edemeyeceğini” söylüyor.

    Neden emrivaki olsun ki? Neden olaya hep böyle “düşman” gözlükleriyle bakıyorsunuz?

    Biliyoruz, siz Rumlardan da emrivaki kabul etmezsiniz, siz Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dan da emrivaki istemezsiniz, siz muhalefetten de emrivakiye katlanamazsınız…

   Bunları neden dert ediniyorsunuz ki?

   Size birisi, birinden emir alacağınızı mı söyledi?

   Biri size “Başbakanlık yetkisini kullanamıyorsun” mu dedi?

   Yoksa yine cumhurbaşkanlığı seçimi kaygınız mı var?

   Cumhurbaşkanı Akıncı’ya ya da Rum Lider Anastasiadis’e rol kaptıracağınızı mı sanıyorsunuz?

   Merak etmeyin bu toplum Akıncı’nın yetkisinin ne olduğunu da bilir, Başbakan Tatar’ın yetkisinin ne olacağını da bilir, Sağlık Bakanı Pilli’nin yetkisinin ne olduğunu da bilir.

   Makamlar olarak; cumhurbaşkanı, başbakan, sağlık bakanı bir araya gelmeye de korkmayın, işbirliği yapmaya, ortak karar almaya çekinmeyin.

     İki Toplumlu Sağlık Teknik Komitesi Kıbrıslı Türk üyesi Dr. Bülent Dizdarlı, komitenin “sınır kapılarında günübirlik geçişlerin yapılabilmesi” için olumlu görüş verdiğini açıkladı.

   Taraflar, ellerindeki verileri birbirlerine vermiş, hem tedavi hem de izole olarak yapılan çalışmalardan tatminmiş ve angaje olmuşlar.

    Bilimsel olarak Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar arasında büyük bir sıkıntı olmadığına karar verilmiş.

    Her iki tarafın bilim kurullarının alacağı tedbirlerle sınır kapılarının açılabileceği söyleniyor, karar almak için artık top siyasilerde.

   Dr. Bülent Dizdarlı, siyaset irade koyar ve açmak isterse bu konunun bir hafta ya da 10 gün içerisinde çözüleceğini vurguladı. 

   Bence Başbakan ve diğer hükümet üyeleri buna üzüleceklerine, sevinmeleri gerekir.

   İki toplumdan sağlıkçılar “tamamadır, zamanıdır, açılabilir” diyorsa, siyasilerin buna uyması gerekir.

  Siyasiler, sağlıkçılara güvenmezse, kime güvenecek?

  Başbakan, “Rum tarafının emrivakisini” kabul edemezmiş…

  Ha, Rum Hükümeti sanki çok isteklidir, yanıp tutuşuyorlar sınır kapıları açılsın ve halkı kuzeye akın etsin diye…

   Bırakın sınır kapılarını açmak için emrivakiyi, Anastasiadis muhtemelen üzülüyordur bile, kapılar açılınca Rum halkı kuzeyden yoğun alışveriş yapacak diye…

    Yeter artık, başta başbakan ve sağlık bakanı olmak üzere, bakanlar bize yetkilerini hatırlatmasın, biz kimin ne kadar yetkisi olduğunu biliyoruz, sizden önce oralara kimler geldi, kimler gitti, kimleri görmedik ki?

  Biz yetkilerinizin ne olduğunu biliyoruz da sizin ne kadar irade koyabileceğinizi görmek istiyoruz.

  Merak etmeyin, makamlar arası rol kapma da olmaz, bu halk herkesi tanıyor, kimin ne yaptığını ve ne yapabileceğini de biliyor.

   Hükümet temsilcileri, artık cumhurbaşkanı ile bir araya gelsin, sınır kapılarının açılması için çalışma yapsınlar, tedbirleri konuşsunlar ve bir tarih belirlesinler.

   Halk sizden bunu bekliyor, zıtlaşmanızı, inatlaşmanızı ve zaman kaybetmenizi istemiyor.

  

 

 

               

 

DİĞER YAZILARI
02/06/2020 19:58
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.