Tekrarlanan sorunlar ülkesinde yaşamak hiç kolay değil

ads ads ads ads
21/06/2022

ads

Ali Baturay Ali Baturay


Bu ülke tam bir tekrarlar ülkesi… Daha doğrusu “tekrarlanan sorunlar ülkesi” diyelim…

 Dönüp dolaşıp hep aynı yere geliyoruz ama bir sonuca varamıyoruz.

 Benzer sorunları tekrar tekrar yaşıyoruz, ders çıkarmayı bilmiyoruz.

 Tekrarlanan sorunlar halkı yoruyor, bezdiriyor ve “bu memlekette hiçbir şey olmaz” noktasına getiriyor.

 Bu noktaya gelen insanlar göçü düşünüyor, gelecek planı yapamıyor çünkü.

 Göç edebilen gidiyor, gidemeyen Güney Kıbrıs’ta çare arıyor, orada çalışmak, daha iyi maaş almak, geçinebilmek, ailesinin yaşamını idame ettirebilmek için.

  İş seçmek gibi bir niyeti, çabası da yok Güney Kıbrıs’ta, maaşı tatminkâr olsun yeter, ne iş olursa yapıyor Kıbrıslı Türkler…

   Ne yapsın insanlar? Geçinemiyorlar, maaşları yetmiyor, evine ekmek götüremiyor, borcunu ödeyemiyor ama sesini duyan yok Kuzey Kıbrıs’ta…

   Kimisi hayvanlarını, kimisi tarlalarını satıyor, baba mesleğini bırakıyor Güney Kıbrıs’a gidiyor.

   Yıllarca çalıştığı işyerlerini ağlayarak terk ediyor birçok kişi.

   Kuzey Kıbrıs’ta şu anda hemen hemen her iş kolunda ciddi eleman eksikliği var, birçok işveren ne yapacağını bilemez halde.

   Bir firma sahibiyle konuşuyordum; “Kızamıyorum da gidenlere, maaşını artırdığım halde ‘yetmiyor’ deyip Güney Kıbrıs’ta çalışmaya gitti personelim. Daha fazla artırabilsem artıracağım ama benim de durumum iyi değil” diyor.

   Böyle dramlar her gün yaşanıyor ama gören kim, duyan kim?

   Bakıyor musunuz, “ödeyemeyiz, elektriğe indirim yapın” diyor vatandaşlar, KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı, “zam yapılacağını” söylüyor. Hade bakalım gel de sinir olma gel de bu ülkede yaşa… Milletle adeta dalga geçiyorlar… Kurum batmış, mecburlarmış bu zammı yapmaya.

   Peki ama KIB-TEK’i vatandaş mı batırdı ki bedelini ona ödetmeye çalışıyorsunuz? Batıranlar, bu hale getirenler ne olacak?

   Ülkeyi yönetenler anlayamıyor halkın ne çektiğini…

   Kıbrıslı Türkler akın akın Güney Kıbrıs’a gidiyor, ülkenin tepesindekiler “Ruma muhtaç olmayız” diyor…

    Evet çok belli, olmuyorsunuz, her sıkıştığınızda güneyden elektrik takviyesi alıyorsunuz, çarşınızı, piyasayı ayakta tutan Güney Kıbrıs’tan gelen müşteriler, çaresiz bıraktığınız, ilgilenmediğiniz vatandaşlarınız Güney Kıbrıs’ta çalışıyor ve siz “muhtaç olmayız” masalı anlatıyorsunuz.

    Ülkeyi yönetenler gerçeklere gözünü kapamış, halkın, yaşadığı sorunlara alışmasını bekliyorlar anlaşılan…

     Ülke halkı sorunlar içinde cayır cayır yanıyor ama hiçbir şey olmamış gibi ha bire atamalar yapılıyor, danışmanlar istihdam ediliyor.

     Cumhurbaşkanının sarayı danışman doldurması eleştirilirken, günlerdir bu tavır kınanırken, sanki bunları hiç duymuyormuş gibi Başbakan da hukukçu danışman istihdam ediyor, üstelik de Başbakanlıkta üç hukukçu varken. Gerçekten akıl alır gibi değil…

     Hükümet hiçbir yükümlülüğünü yerine getiremiyor, yapmak için çaba da sarf etmiyor.

     Ülke darmadağın, kimse hayatından memnun değil, tüm sektörler sorunlu.

      Ekonomik kriz ülkeyi yakıp kavuruyor, döviz krizinin yarattığı depreme dayanmak mümkün değil.  

     Bir “ekonomik önlemler paketinden” söz ediliyor ama kimse ortaya tatmin edici tedbirler çıkacağına inanmıyor.

    Hiçbir konuda tedbirli değiliz, hiçbir konuda hükümetin çözümü yok.

    İşte bakın bugün de yangınlar çıktı ülkemizde, yine tedbirsiz yakalandık.

    Bir değil, iki değil, kaç defa aynı şeyleri yaşayacaksın ki?

    Türkiye’den bir yangın helikopteri kiralanmamış mıydı? Evet haziran ayının ilk günlerinde ülkeye gelmiş, Orman Dairesi'nin Lefkoşa'daki kereste atölyesinde bekletilmiş…

    Eeee bugün iki ayrı bölgede yangın çıktı, helikopter nerede? Nerede olacak? Teknik bakım için Türkiye’ye gönderilmiş.

    Şimdi “şanssızlık” diyecekler… Bula bula da helikopter teknik bakımdayken yangın çıktı ha?

    Şanssızlık ya da kader değil, bunun adına “tedbirsizlik” derler. Eğer o helikopter bakıma gidecekse, o gelene kadar yerine başka helikopter konulur. Tedbir budur işte. Bizdeyse iş şansa bırakılıyor, “inşallah yangın çıkmaz” deniliyor.

     Her konu öyle… Bu ülkede insan yaşamının da ormanın da yeşilin de doğanın da dağın da tepenin de denizin de havanın da bir önemi yok ki… Yok, hiçbir şeyin önemi yok, öylesine yaşıyoruz, öylesine gidiyoruz…

     Tekrarlar ülkesi dedik değil mi? Yahu dün Mecliste personelin “ek mesai yapmama eylemi” nedeniyle genel kurulda milletvekili konuşurken Meclis Başkanı oturumu kapattı, o saatten beri herkes bu konuyu konuştu, kimisi eleştirdi, kimisi kınadı, kimisi dalga geçti.

     Peki bugün ne oldu? Dünkü olay yaşanmamış gibi benzeri bugün de yaşandı. Bugün de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı konuşurken Meclis Başkanı söz konusu eylem nedeniyle pat diye meclis oturumunu kapattı.

     Sanki dünkü olay yaşanmamış gibi hiçbir tedbir alınmadı, bugün de aynı absürt durum yaşandı. Zaten meclisi erken açamıyorlar, bir de bu şekilde oturumlar yarım kalıyor, üstelik de yarıda kesilen film gibi…

     Şimdi gelin de bu hükümetten, bu yöneticilerden, bu zihniyetten bir şey bekleyin, gelin de umutlu olun… Olmaz ki… Kontrolden çıkmış her şey, bir şey beklemek nafile…    

DİĞER YAZILARI
21/06/2022 23:21
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Tekrarlanan sorunlar ülkesinde yaşamak hiç kolay değil
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.