Advertisement

Advertisement

TIP-İŞ Başkanı Dr. Mustafa Taşçıoğlu: Temaslı takip ekibini Ali Pilli bozdu…

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
30/01/2022

TIP-İŞ Başkanı Dr. Mustafa Taşçıoğlu: Temaslı takip ekibini Ali Pilli bozdu…

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (TIP-İŞ) Başkanı Dr. Mustafa Taşçıoğlu, Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin sağlıktaki sorunların dile getirilmesini, eleştiriler yapılmasını ve çözüm önerisi sunulmasını kişisel algıladığını, bunlar kimden gelirse onları düşman ilan ettiğini ve onlara düşmanca tutum sergilediğini söyledi.

Sağlık örgütlerinde yer alan kişilerin, sözlü ve yazılı mobinglere ve disiplin soruşturmalarına maruz kaldığını ifade eden Taşçıoğlu, “Sayın Pilli, sağlık örgütleriyle iletişim kurmama yolunu seçti, defalarca talep etmemize rağmen randevu vermedi. Diyalog kurulması için eylem yaptık, Ali Pilli bizi yine dikkate almadı ama Başbakan Faiz Sucuğlu devreye girdi bizimle görüştü” dedi.

Sağlığa istihdam edilen kişilerin Sağlık Bakanı Ali Pilli tarafından kendi istediği yerlerde görevlendirildiğini belirten Taşçıoğlu, temaslı takip ekibine 130 kişi alındığını ancak daha sonra çalışanların ‘benim taraflımsın’ denilerek yerlerinin değiştirildiğini söyledi. Taşçıoğlu, “Ali Pilli’ye diyoruz ki; ‘Temaslı takip ekibini bozan kişisiniz, keyfi görevlendirmeler yapıyorsunuz ancak gerçekleri söyleyince bizi vatan haini ve arkadan vurma ile suçluyorsunuz” dedi.

TIP- İŞ Başkanı Dr. Mustafa Taşçıoğlu, Haber Kıbrıs WEB TV’de yayınlanan “Markaj” programına katılarak, Ali Baturay’In sorularını yanıtladı.

“Pilli göreve geldiğinden beridir iletişim kuramıyor”

TIP-İŞ’in Sağlık Bakanı Ali Pilli yerine Başbakan Faiz Sucuoğlu tarafından dikkate alınmasıyla ilgili gelen soruları yanıtlayan Taşçıoğlu, “Sağlık Bakanı Pilli’den iki kez randevu talep ettik ancak vermedi. Aracılar aracılığıyla randevuya gittik. Masa kurulmasını istedik, gerçekleşmedi. Pandemi başladığından itibaren göreve geldiği günden beridir ya iletişim kurmada sorun yaşadı ya da iletişim kurmama yolunu seçti. Diyalog kurulması için eylem yapmak istedik bu durumda başbakan devreye girdi” dedi.

“Sağlık çalışanlarına yemek verilmemesi onur meselesidir”

Sağlık Bakanlığı’nın bir dönem sağlık çalışanlarına verdiği yemeği iptal etmesi konusuna da değinen Taşçıoğlu, “Pandemi döneminde bazı sağlık çalışanlarına ve hekimlere yemek verilmemesi onur meselesidir. Yemek gibi basit sorunları çözemeyen bakandan dolayı başbakan devreye girdi. Yemek hakkı verilmeye başlandı” ifadelerini kullandı.

“Pilli, Teknik kurulu halen resmi gazetede yayınlamadı”

 2008 yılı öncesi işe giren hekimlerin yaşadığı mağduriyetlerden bahseden Taşçıoğlu, “Teknik kurulu bakan halen resmi gazetede yayınlamadı. Gerekçesi nedir bilmiyoruz. Diyalog çağrılarına neden cevap vermiyor ve çözüm bulunması için neden hareket etmiyor, bilmiyoruz…” diye sordu.

“Başbakanla görüştük, eylemleri askıya aldık”

Başbakan Faiz Sucuoğlu’nun kendisini aradığını anlatan Taşçıoğlu, “Başbakan bana hükümet kurulma çalışmalarına başladığını söyledi. Eylem gerekçelerini görüşeceğimizi ama muhatap olmadığını ve yeni oluşacak hükümet kurulana kadar eylemlerin askıya alınmasını istedi. İstihdam ve nüfus politikasına hassasiyet nedeniyle, İstihdam ve vatandaşlık kurulları hariç diğer kurul eylemleri askıya alındı. İstihdam ve vatandaşlık kurulları halen eylem nedeniyle yapılmıyor. Hükümet kurulunca istişare ve diyalog yoluyla sorunları çözmek istiyoruz” dedi.

“Sağlık örgütleri mobinglere ve disiplin soruşturmalarına maruz kalıyor”

 Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin eleştirileri ve çözüm önerilerini kişisel algıladığına işaret eden Taşçıoğlu, “Eleştirileri ve çözüm önerilerini sunanlara düşmanca tutum sergiliyor. Sağlık örgütlerinde yer alanlar, sözlü ve yazılı mobinglere ve disiplin soruşturmalarına maruz kalıyor” şeklinde konuştu.

“Yeni istihdam edilen hekimler neden istifa ediyor?”

 Lefkoşa Acil Durum Hastanesi’ndeki hekimlerin istifalarına da değinen Taşçıoğlu, “Acil bölümlere istihdam edilmedi. Acil Durum Hastanesinde de istihdam edilen genç hekimler istifa ediyor. Bu kişiler istifa ederken, yetkililer ‘Çalışma şartları mı ağır yoksa başka bir sorun mu var?’ diye sormuyorlar. Nöbet ertesi izin verilmiyor. Vardiya rotasyon verilmiyor. Ek mesaileri geciktiriliyor. Bazı hekimlerin mobinge maruz kaldıkları duyumlarını alıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Tek derdimiz para değil, yasal mevzuatın uygulanmasıdır”

Dünyada pandemi nedeniyle hekimlerin çalışma şartları iyileştirilirken, ülkemizde tersinin uygulandığına vurgu yapan Taşçıoğlu, “Tek derdimiz para değil, yasal mevzuatın uygulanmasıdır. Dünyada pandemi nedeniyle çalışan hekimlerin alacakları artırılırken, ailesinden feragat eden hekimlerin, izin haklarının ve vardiyalarının verilmemesi doğru değil” dedi.

“Kamudaki hekimler arasındaki fark giderilemedi”

1 Ocak 2008 yılından önce kamuya girenler ile sonrasında girenler arasında oluşan adaletsizliğin giderilmediğini anlatan Taşçıoğlu, “2008 yılından önce girenlerler devlet emeklisi, sonra girenler sosyal sigorta emeklisi oluyor. Maaşları düşük kalmıştı, yapılan girişimlerle maaşlar iyileştirildi. Bu anomoliyi düzeltirken, diğer sorunun da giderilmesini istedik. O dönemin Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu çözeceğini söylemişti ancak sonuç alınamadı. 2017 yılından beridir kadrolu hekim istihdam edilmedi ve şu an çalışan hekimlerin yarısı sözleşmeli durumda. Hekimler bunu hak etmiyor” ifadelerini kullandı.

“Temaslı sağlık çalışanları çalıştırılmamalı”

Temaslı olan sağlık çalışanlarının çalıştırılması konusuna da değinen Taşçıoğlu, “Bazı ülkelerden örnekler vererek ‘sakınca yok’ deniliyor. Temaslı olan sağlık çalışanları çalışmaya devam ederse çalışma arkadaşlarına ve hastalarına virüs bulaştırabilir. Bölümler kapanabilir. Örneğin Kalkanlı Yaşam Merkezi’nde çalışan hemşireler pozitif oldu ardından 2 yaşlı yaşamını yitirdi” şeklinde konuştu.

“Siyasiler, covid-19 kurallarına uymadı”

Siyasileri Covid-19 kurallarına uymadığı için eleştiren Taşçıoğlu, “Omicron varyantı, delta varyantına göre daha hafiftir ve hastaneye yatışları azaltabilir ancak başka hastalıkları olanlar yoğun bakıma girebilir. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından kurultay süreci kuralların tam olarak uygulanmamasına neden oldu. Son seçimlerde de maskesiz halka açık toplantılar oldu” dedi.

“Sağlık binaları, teçhizat, ekipman ve yasalar güncellenmeli”

 Sağlık sisteminin reforma ihtiyacı olup olmadığıyla ilgili soruyu yanıtlayan Taşçıoğlu, “Sağlık binaları, teçhizat, ekipman ve yasalar güncellenmeli. 1987 yılında yasa yapıldı ve güncellenmedi. Yasadaki kadroya göre kamuda çocuk doktoru sayısı 12 ama nüfus arttı 12 çocuk doktoru ülkeye yetmez. Hastanede ilaç yok, eczacılık dairesinde otomasyon sistemi yok, ilaçlar çöpe atılıyor. 30 yıl önce sendikamızın başkanı Erol Şehirlioğlu ne söylüyorsa sıkıntılar aynen devam ediyor” ifadelerini kullandı.

 “Sağlıkta bütçe artırıldı ancak yetersiz”

 Sağlığa ayrılan bütçenin artırıldığını ancak yeterli olmadığını savunan Taşçıoğlu, “Sağlığa ayrılan yüzde 6.5 bütçe, yüzde 8 oldu. Avrupa Birliği’nde sağlık bütçelerinin ortalaması yüzde 12-13’tür” şeklinde konuştu.

“Nalbantoğlu’nda olağanüstü işler başarılıyor”

 ‘Bina olarak ömrünü tamamladı” denilen Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde olağanüstü işler başarıldığına işaret eden Taşçıoğlu, “Binadan değil, dere yataklarındaki sıkıntılardan dolayı hastaneyi su basıyor. ‘Dere yataklarında düzenleme yapılacak mı?’ diye soruyoruz, ‘para yok’ deniliyor. Sermayeden de vergi alınmalı. Alınacak vergilerle, kayıt dışılığa üretilecek çarelerle dere yatakları ıslah edilebilir, altyapı çalışmaları yapılabilir, yağmur suları yeraltına kazandırılır” dedi.

“Nüfusu bilmiyoruz, sağlığı planlayamıyoruz”

Ülke nüfusunun bilinmemesi ve kaçak işçilerden dolayı sağlık sisteminde yapılandırma yapılamadığını savunan Taşçıoğlu, “KKTC’de her yıl ortalama 4 bin kişi doğuyor. Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlıklar veriliyor. Bu uygulama ortadan kaldırılmalı. Kayıt dışı çalışan ve bilinmeyen iş gücü var. Öğrenci diye gelen ama öğrenci olmayan kişiler var. Sağlık servisleri planlama yapılamadığından dolayı yükleniyor. Devletin, insan ticareti ve nüfus planlaması için politika üretmesi gerekir” diye konuştu.

“Ya bankamatik memurudurlar ya da başka yerlerde görev alıyorlar”

Cengiz Topel Hastanesi’ndeki sorunlara da değinen Taşçıoğlu, “Cengiz Topel Hastanesi’nde 15 doktor var. Öğleden sonra santral ve röntgen teknisyeni yok. Hemşire ve doktorlar dışında 80-90 kişinin çalıştığı söyleniyor ancak ortada yoklar. Ya bankamatik memurudurlar ya da başka yerlerde görev alıyorlar. Hastanede odalar ve koridorlar yeterli değil. Düzeltmek veya yıkıp yeniden yapmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 “Temaslı takip ekibini Pilli bozdu”

Sağlığa istihdam edilen kişilerin Sağlık Bakanı Ali Pilli tarafından kendi istediği yerlerde görevlendirildiğini anlatan Taşçıoğlu, “Temaslı takip ekibine 130 kişi alındı ancak daha sonra çalışanlar ‘benim taraflımsın’ diye yerleri değiştirildi. Ali Pilli’ye diyoruz ki; ‘Temaslı takip ekibini bozan kişisiniz, keyfi görevlendirmeler yapıyorsunuz ancak gerçekleri söyleyince bizi vatan haini ve arkadan vurma ile suçluyorsunuz” dedi.

“Hastanelerimizin devlete ve torunlarımıza kalınmasını istiyoruz”

Lefkoşa’da yapılacak yeni hastanenin şehir hastanesi değil, devlet hastanesi olması gerektiğini savunan Taşçıoğlu, “Genel hastane, devlet hastanesi yapılmalı. ‘Şehir hastanesi’ denilerek müteahhitlere yönelik yapılmamalı. Hastane hasta ve kira garantili yapılmamalı. Hastane yapıyoruz, otel yapmıyoruz. Hastanelerimizin devlete ve torunlarımıza kalınmasını istiyoruz. Yeni yapılacak hastane için BRT’nin arkasının belirlendiği söyleniyor. Ancak BRT’nin arkası sapa bir yer, ulaşım sorunu var. Şu anki hastane tam merkezdedir, yeniden buraya yapılabilir” şeklinde konuştu.

 “Şartlar oluşturulursa tam gün sağlık sistemine geçilebilir”

Hastanelerdeki yükü hafifletmek, kamu hekimlerinin maaşlarını yükselterek ikinci işin önüne geçmek, kamuda olmayan doktorlara fırsat sunmak ve aile hekimliği sistemine geçmek gibi konularda seçim öncesi siyasilerin vaatleri olduğunu hatırlatılması üzerine Taşçıoğlu, “Bahsedilen konularda geçmişte çalışmalar oldu ancak yasalarda düzenleme yapılmadı. Bir hekime binlerce hasta yüklemek yerine, sağlık ocakları ve poliklinikler geliştirilmeli yaygınlaştırılmalı. Hekime hâkim maaşı verilirse ve gereken şartlar oluşturulursa tam gün sağlık sistemine geçilebilir” dedi.

“Eczacılıkta otomasyon sistemine geçilmeli”

İlaç sorunu hakkında konuşan Taşçıoğlu “Nüfusu bilirseniz hasta sayısını da bilirsiniz. İlaç ve Eczacılık Dairesi’nde otomasyon sistemine geçerseniz, ne kadar ilaç kaldığını ve son kullanma tarihlerini görürsünüz ve önceden ilaçları tedarik edebilirsiniz. Tahlil kitlerinde de 7-8 aydan beridir sorun var. Eskiden de vardı son dönemde arttı” ifadelerine kullandı.

“Aşı yaptırmayanlara yaptırım uygulanmalıydı”

Aşı karşıtlığınının bilimsel bir dayanağı olmadığını ancak Sağlık Bakanlığı’nın da aşılama konusunda yetersiz olduğunu savunan Taşçıoğlu, “Sağlık Bakanlığı hastalığın aşıyla üstesinden gelineceğini açıklayamadı. Kimse zorla aşı yapılamaz ancak aşı yapmayanlara yönelik sağlıktan izole ve maaş kesintisi kararı alabilirdi. Seçimden dolayı bu kararı alamadılar” şeklinde konuştu.

“Sağlık üst kuruluna siyasi baskı yapılmış olabilir”

 Bulaşıcı Hastalıklar Sağlık Üst Kurulu’nun aldığı kararlara da değinen Taşçıoğlu, “Son kararlarda siyasi baskı olduğu yönünde kuşkularımız var. Teknik kurulun olduğu bir yerde siyasilerin müdahalesi doğru karar alınmasını etkiler” diye ifade etti.

“Tıp eğitimi ve uzmanlık sırasında çok hasta bakmak önemlidir”

Uluslararası normlara göre nüfus bir milyondan az ise tıp fakültesi açılmaması gerektiğini anlatan Taşçıoğlu, “Teori yanında pratik de önemlidir. Öğrenciler nüfusun az olmasından dolayı pratik yapacağı yeterli hasta sayısını bulamaz. Tıp eğitimi ve uzmanlık sırasında çok hasta bakmak önemlidir” dedi.

“Devlet hastanelerini geliştirmiyor özele 50 milyon TL veriyor”

 Devletin ücretsiz sağlık sunması gerektiğine dikkat çeken Taşçıoğlu, “Ülkemizde temel sağlık sigortası yoktur. Buradaki özel bir hastanenin Türkiye’deki SGK ile anlaşması var ve hastalara ücretsiz bakıyor. Bizde devlette bazı sağlık bölümlerinde yatırım yapılmadığı için hastalar özele sevk ediliyor. Özele 50 milyon TL veriliyor. Bu parayla hastane, okul ve cami yapılır. Devletin özel hastanelerin seviyesine gelmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

“Özeldeki sağlık çalışanları da sendikalı olmalı”

Devlette olduğu gibi özelde de sendikalaşma olması gerektiğini savunan Taşçıoğlu, “Özeldeki sağlık çalışanları da sorunlar yaşıyor. Fazla saat çalıştırılıyorlar, yatırımları yapılmıyor, özlük haklarını alamıyorlar” dedi.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: mustafa taşçıoğlu, ali pilli, pandemi, temaslı ekibi,
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.