Toplumun gözünün içine baka baka acayip işler yapılıyor…

ads ads ads ads
20/10/2022

ads

Ali Baturay Ali Baturay


  Ülkeyi yönetenlerin birçok konuda yanlış yaptığını birçok kişi görüyor, hatta bunu onlara söylüyor, kimi zaman eylemler de yapılıyor ama onlar bunu halen yapmaya devam ediyorsa bunun adı nedir?

   İnat mı? Bile bile lades mi? Yoksa işin içinde başka bir şey mi var?

   İşin içinde başka işler… Kritik cümle bu işte ve birçok kez de böyle oluyor, işin içinden başka işler çıkıyor…

   Birilerinin ısrarla yanlışı savunması, gerçekten yaptığı şeye inandığından değildir çoğu kez.

   Evet, bazen böyle de olur ama bizim çoğunlukla karşılaştığımız mesele inanmak değil, çıkarı doğrultusunda kendini inandırmaktır.

   Ülkeyi yönetenler ısrarla yanlışlar yapmaktadır.

   Toplumun gözünün içine baka baka acayip işlere imza atıyorlar.

   Halkın menfaatine olmayan işleri yapmaktan geri durmuyorlar, yasalara ve anayasaya aykırı işler de yapıyorlar.

    Ülkenin tepesindeki insanlar yaptıklarının yasal olmadığını, yasalara, anayasaya aykırı olduğunu bilmez mi?

    Mümkün mü bilmemeleri? Bile bile yapıyorlar ve yaptıklarının da doğru olduğunu iddia ediyorlar.

    Halk için yaptıklarını söylüyorlar, “buna mecburuz” diyorlar…

    Ülkeyi yönetenlerin yanlışlarının bazılarında beceriksizlik var gerçekten ama çoğunluğunda partisel ve kişisel çıkarlar ön plana çıkıyor.  

    Bunu görebilmek zor değil… KIB-TEK’teki gelişmelere, yakıt alımındaki olaylara bakar mısınız?

     İhalenin sonuçlanmaması için her şeyi yapıyorlar, fahiş fiyatlarla doğrudan alımlarla devleti milyonlarca zarara uğratıyorlar.    

     Bir tefrika gibi her gün yeni tuhaf işlerle toplumun karşısına çıkıyorlar.

     Yok oyunu bozmuşlar, yok halk için uğraşıyorlarmış, hepsi hikâye…

     Her bir numara çevireceklerinde de “yakıt az kaldı” mazeretini ön plana sürüyorlar, en son olarak “10 günlük yakıt kaldı” diyerek, yeni bir senaryoyu önümüze koydular.

     Bu ülkede artık ihalelere de güven duyamıyoruz… Bir şekilde kılıfına uydurulan adrese teslim ihaleler, ihaleyi alması için kurulan uyduruk şirketler…

    Tümü de halkın gözünün içine baka baka yapılıyor ve “sizin için yapıyoruz” diyorlar.

    Ne tarafa dönseniz bir şüphe ne tarafa dönseniz bir koku…

    Yapmaları gerekenleri yapmıyorlar ama ne kadar yapmamaları gereken şey varsa yapıyorlar.

    Muhalefet, sendikalar, diğer sivil toplum örgütleri her şeye itiraz ediyormuş…

    Neden acaba? Hiçbir şeyi tamam yapmıyor oluşunuzdan değil mi?

    Yaptığınız icraat da yasa da yargıdan dönüyorsa, suçlu yargıya başvuranlar mıdır?

    Söyleyecek, sıralanması gereken çok şey var…

    Mesela partizanca istihdamlar… Yine seçim yanaştı, yine partizanca istihdamlar arttı.

    Bir de savunuyorlar yaptıkları partizanca istihdamları, gençlere iş buluyorlarmış, ülkeden göç etmesin diye.

    Hangi gençlere? Torpilli olanlara mı? Fırsat eşitliğinin, adaletli tutumun olmadığı yerde mutluluk, huzur mu olur?

      Olmaz, olmayacak… İşin kötü tarafı nedir biliyor musunuz? Tepkisizlik…

     Evet, birkaç kişi bağırır, çağırır, birkaç kişi medyaya açıklama yapar, birkaç gazete yazar, birkaç köşe yazarı canını yer bir şeyler karalar, bir miktar kişi de sosyal medyadan yüklenir ama hiçbiri yüksek bir sese dönüşemiyor, yönetenleri geri adım attıramıyor.

    Çünkü bu küçük küçük serzenişler dev bir tepki olamıyor. Herkes kendi yerinden söylenince, kim ne derse desin yönetenler, bildiklerini yapıyor. Herkes söylenip duruyor, üstelik de tepkilerin arkası gelmiyor. O zaman yaşadığımız her şey bize müstahak değil midir? Üzgünüm ama öyle…

     Keşke insanlar düşündüklerini yapabilse, keşke düşündükleri gibi yaşayabilseler ama öyle olmuyor işte. Yoksa Karl Marx, “İnsanlar düşündükleri gibi yaşamazlar, yaşadıkları gibi düşünürler” sözünü bizim için mi söyledi?  

20/10/2022 22:41
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Toplumun gözünün içine baka baka acayip işler yapılıyor…
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.