''TÜK, 10 bin ton arpayı peşkeş çekti'' iddiasını suçlanan tarafla konuştuk

ads ads ads ads
27/12/2020

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Toprak Ürünleri Kurumu’nun (TÜK) 10 bin tona yakın arpayı birkaç kişiye sattığıyla ilgili geçen gün bir yazı yazmıştım. O yazıyı üreticilerden gelen çok sayıda şikayet üzerine gündemime almıştım, konuyu zaten gazeteler de haber yapmış, mecliste CTP Milletvekili Erkut Şahali ile TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de gündeme getirmiş, ilgili bakanlığa sorular yöneltmişti.

   Yazım yayınlandıktan sonra da çok sayıda kişi aradı, bu konuda birçok üretici çok öfkeli.

   Bu arada TÜK Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Adahan ile bir telefon konuşması yaptık. Adahan ile daha sonra buluşup, daha uzun konuşacağız, TÜK’ü daha geniş bir şekilde ele alacağız ama arpa satışı konusunda “peşkeş” ve “partizanlık” iddialarıyla ilgili görüşlerini aldım.

  Hasan Adahan, iddiaları kabul etmiyor, özellikle cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle partizanlık yapıldığı, seçimde avantaj kazanmak için bu işin yapıldığı yönünde yazdıklarımı “önyargılı” bulduğunu söyledi. Diyor ki; kendi görüşlerim çerçevesinde inandığım şeyleri yazmışım.

   10 bin tona yakın arpanın birkaç kişi değil, 22 kişi tarafından satın alındığını belirten Adahan, aralarında CTP’li kişiler de bulunduğunu, bu nedenle bu arpa satışına “partizanlık” denmesinin haksızlık olduğunu belirtti.

    Arpa satışının gizli saklı, “davet usulü” yapıldığı yönündeki iddiaları da kabul etmeyen Adahan, kuruma müracaat eden ve gerekli finansman şartlarını yerine getiren tüm TÜK müşterilerine arpa satıldığını söyledi. Adahan, zaten maddi sıkıntıları bulunan TÜK’e, bu satışla yükümlülüklerini yerine getirebilme adına kaynak yaratıldığını kaydetti.

   Diyelim ki ben önyargılıyım ve bu önyargılarım neticesinde ülkede yüzlerce üretici varken 10 bin tona yakın arpanın 22 kişiye satılmasını “partizanlık” diye nitelendirdim. Ancak bu yalnızca benim görüşüm değil, beni arayan çok sayıda kişi, bu satışın cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yapılmasını “partizanlık” diye niteledi.

    Ben genelde önyargılı birisi değilim ama işin içine siyasi partiler, politik konular, kurumlardaki siyasi atamalar girdi mi şüpheci oluyorum, geçmişte yaşanan onlarca olaya tanık olduğum için sizin önyargı dediğiniz şeyleri yazmaktan çekinmiyorum.

   Beni aramaya devam eden insanlara, “Arpayı alanların tümü UBP’li değil, aralarında başka partililer de varmış” deyip, nabız yokladım. O kişiler, “Saf mısın sen? Ne fark eder, arada bir veya iki başka partili olması, bu olayda politik amaç güdülmediğini göstermez” dedi.

    Aslında ben de öyle düşünüyorum ama diyelim ki ben gerçekten önyargılıyım, gerçekten de bu satış maddi gelir elde etmek için yapıldı, hiç politik amaç güdülmedi ama “ahbap çavuş ilişkisi olduğunu” düşünüyorum. Çok gördüm böyle şeyleri; farklı partileri tutsa da aynı bölgenin insanları, birbirini iyi tanıyan, yüz yüze bakan kişiler “ahbap çavuş ilişkisi” içine girebiliyor, birbirini kollayabiliyor. Karşılıklı çıkarları gözeterek kurulan yakın ilişkiler yalnızca partizanlıkta olmaz yani, onu anlatmaya çalışıyorum.

    Kimlerin arpa aldığı yönündeki liste bende var. Kişileri bilenlere sordum, arpa genelde hep aynı bölgeden Vadili, Paşaköy, Dilakkaya gibi yakın köylerden kişilere satılmış. Bunu da önyargı olarak niteleyebilirler ama görüntü bu. Öte yandan, o 22 kişilik listeye baktığımda, en fazla arpanın da söz konusu ambarın kiralandığı şirkete satıldığını görebiliyorum. Adahan’a sormaya unuttum ama “Acaba ambar kirası için bu şirkete arpa verip mahsuplaştılar mı?” sorusu sonradan aklıma geldi…

    Önyargıydı, arayan kişilerin kıskaçlığıydı, TÜK’e yönelik karalama kampanyasıydı falan, her şeyi söyleyebilirsiniz ama ülkede onlarca değil yüzlerce üretici var, yalnızca hayvan üreticilerinin 6 bini aşkın olduğu tahmin ediliyor.

    Bunca üretici varken böyle zor zamanda kalan arpayı ucuz fiyata ve geniş ödeme kolaylığıyla 22 kişiye satmak, sonra da Türkiye’den arpa sipariş edip daha pahalı satacağını açıklamak, nereden bakarsanız bakın, tepki çeker, eleştirilir.

    O nedenle bütün söylediklerimize önyargılı deseniz de “2019- 2020 mahsulü, kaliteli arpa ve buğdayın 22 üreticiye, bir ay ödemesiz, 5 ay vadeli ve kilosu 1.48 TL’ye satılmasının” pek izahı yok gibi duruyor. “Biz duyurduk, ne yapalım yalnızca 22 kişi duydu” diyemezsiniz. Demek ki iyi duyurmadınız, tüm üreticilerin duyması için çaba harcamadınız.

    Bir işletmeye 1806 ton, bir işletmeye 1200 ton, başka bir işletmeye 700 ton, bir diğerine 600 ton sattınız, bazı işletmeler, ödeme kolaylıklarıyla 1.48 TL’den aldığı arpayı şu sıralar yüzde 40 zamla 2 TL’den satmaya başlamış bile. Nasıl çıldırmasın bu kampanyalı satıştan haberdar olamayan diğer üreticiler?

  Bu arada TÜK’ün Türkiye’den, Toprak Mahsulleri Ofisi’nden üreticiye satışı 2 TL’ye 3 bin ton arpa satın alacağını açıklamasından sonra “3 bin ton yeterli olmayacak” diye endişe edenler olduğuna dikkat çeken Adahan, endişe edilmemesini, çünkü Toprak Mahsulleri Ofisi ile 17 bin 500 tonluk bir protokol imzalandığını, 3 bin tonluk arpanın, bu anlaşmanın ilk adımı olduğunu söyledi. Bu bilgiyi de vermeden yazıyı bitirmeyeyim dedim.

   İşte durum böyle; bakalım Sayın Hasan Adahan ile buluşup tekrar konuştuğumuzda beni ikna edebilecek mi?

27/12/2020 20:58
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.