Turizm yoksa satış da yok; alış da!

"Bu salgın krizi bile, turizmin önemini anlamamıza yetmedi. "

ads
ads
03/06/2020

ads ads
Turizm yoksa satış da yok; alış da!

Kendimi bildim bileli turizm konuşuyoruz… Makarios yönetiminin daha 1974 öncesinden çok bilinçli ve doğru bir seçimle Kıbrıs için uygulamaya koyduğu turizm projeleri, Girne ve Mağusa’da, Kıbrıslı Türklerin yaşam koşullarını da etkileyen önemli değişikliklere neden olmuştu. Maraş’ın durumu ortadadır ama başta Salamis Bay olmak üzere Mağusa’dan Karpaz’a doğru uzanan yol üzerindeki turistik tesisleri de atlamamak gerekiyor.

Bu etkiler altında Kıbrıslı Türkler de turizme her zaman için önem vermişlerdir. Turist var mı, yok mu? Esnaftan çiftçisine kadar bütün Kıbrıslı Türkler, bu bilgiye sahip olmak istemişlerdir. Varsa, işler iyi gidecek; yoksa kötü!

ÇEŞİTLENEN TURİZM

Turist denilince yol kenarında oto-stop yapan genç çiftleri hayal ediyor olsak bile aradan geçen yıllar bütün dünyada turizmi çeşitlendirmiştir. Özel ilgi; kumar veya kongre turizminden söz etmiyorum sadece… İnsanların bir başka ülkede konut edinerek yılın belli dönemlerini ve yaşlılıklarını o ülkede geçirmelerine de farklı bir turistik ürün olarak bakmak gerekiyor. Ve hatta bir başka ülkede eğitim almayada… Hastalığınızın çaresini başka bir ülkede aramaya, “sağlık turizmi” demiyor muyuz? 

İşte bütün bunlar, yetersiz iç talebi, dış talep ile desteklemek için çok etkili bir yöntem…

GÖRECELİ AVANTAJIMIZ

Madencilik yapmıyorsanız; gelişmiş bir sanayi yaratacak insan ve enerji kaynaklarınız yoksa; bizim gibi dünyanın en gelişmiş bölgesine iki-üç saatlik uçuş mesafesindeyseniz ve doğanız da gerekli olanakları sunuyorsa turizm, yeni bir endüstri olarak size büyük bir gelir sağlayabilir.

Bu bağlamda turizm, bizim için adeta bir kaderdir. Keyfimiz istediği için değil, zorunlu olduğumuz için yöneldiğimiz bir çalışma alanı… Ama aynı zamanda keyifli bir alan…

Turizm yapmasak, bu yarı kurak iklimde kuru ziraat ve hayvancılık yaparak geçinen bir insan kümesi olarak yaşayıp gidecektik. Tarlalarda ömür çürütecek, yine de yeterli gelire sahip olamayacaktık. Çok şikayetçi olduğumuz sayımız da daha az olacaktı tabii; kimse bu adaya gelmeyecekti. Turizm yapmazsak, gençlerimizi yurtdışına göndermek; geleceklerini orada aramalarını sağlamak durumunda olacaktık.

Biz turizmi aslında keyfimiz istediği için seçmedik; tarladan veya mandıradan çıkıp garson, ahçı, otelci veya acenteci olduk. Bize daha iyi yaşam olanakları sunduğu için turizme yöneldik.

ÖNEMİ ANLAŞILMALI

Salgın ile birlikte turizm faaliyetlerinin öneminin çok daha iyi anlaşılmış olması gerekirdi. Turizm yok; öğrencilerin yarısı gitti ve uçaklar çalışmıyor… 

Çarşımız açıldı ama ciddi bir talep eksikliği var: Dükkanlar iş yapmıyor… Otobüsler çalışmıyor… Patates, zeytin, zeytin yağı gibi tarım ürünleri elimizde kaldı. Maliye Bakanı bile talep düşüklüğü nedeniyle akaryakıttan aldığı vergilerin, sadece salgın süresince 30 milyon TL azaldığından yakınıyor.

Bunlar salgın yüzünden oldu ama, biz zaten turizme düşmanca davranıyoruz. Turizmin olabilmesi için yatırım gerekiyor. Başta da otel… Bu otellerin ayakta kalabilmeleri için ise gelirleri olması; ulaşımın sağlanması, turist gelmesi gerekiyor… Ama devlet turizm yatırımcısına düşmanlık yapıyor. Karpaz Marina, Yeni Erenköy’e yapılması planlanan Hill Side tesisleri, bizim turizm yatırımlarına yaklaşımımızın kötü örnekleridir. Daha küçüklerinin sesini bile duymuyoruz!

Devlet memurlarının düşmanca tutumu, kamuoyunda da destek görüyor aslında. Hepimiz turizmden geçiniyoruz ama farkında değiliz. Turist bizim kapımızdan içeri girmiyor diye, biz ondan “sebeplenmediğimizi” zannediyoruz. Bizim hizmet ettiğimiz veya malımızı sattığımız kuruluş veya kişilerin turizm ile bağını görmezden geliyoruz.

Bu salgın krizi bile, turizmin önemini anlamamıza yetmedi. Bazılarımız ellerinde kalan ürünlerini zorla halka satmaya kalkışıyorlar. Sağlık koşulları açılmamıza olanak verse bile içe kapanmaya devam etmemizi savunanlar var. Aslında göreceli avantajlarımızın ne olduğunu anlamadığımız sürece daha çok çekeceğimiz var!

03/06/2020 08:49
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: turizm, hasan erçakıca
MANŞETLER

HK KIBRIS

YDÜ’nün Covid-19 Projesi TC Sağlık Bakanlığından Onay Aldı

HK KIBRIS

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) DESAM Enstitüsü araştırmacıları tarafından yürütülen ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Muğla Sıtkı Kocaman Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derince Eğitim Araştırma Hastanesinden katılımcıların da yer aldığı “Covid-19 Pozitif Hastalarda Plazma Interlökin ve TGF-Beta seviyeleri ile Tedavi Arasındaki İlişki” başlıklı projenin TC Sağlık Bakanlığı tarafından onay aldığı bildirildi

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.