UBP kendi içerisinde “başkan kim başbakan kim” kavgası yapıyor, memleket sorunları bekliyor

ads ads ads ads
30/08/2022

ads

Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


Ulusal Birlik Partisi yeni bir kurultay sürecine giriyor. Bunun kaçarı yok. Hem meclis grubunda, hem belediye başkanları arasında ve haliyle de tabanda, “genel başkan, başbakan” fikri etrafında bir uzlaşı var. Ancak, kimsenin kafasında Başbakan Faiz Sucuoğlu değil.

Önce kurultayı kazanacakken geri çekildi, sonra geri geldi, başbakan oldu, geri çekildi. Haliyle UBP’de Faiz Sucuoğlu’na yönelik yerleşen düşünce aynen, “Seni mi çekeceğiz? Bir daha kaçmayacağın ne malum?” şeklinde. Bu da artık güçlü bir şekilde dillendiriliyor.

Yerel Yönetimler Reformu ile birlikte bu kavga iyice gün yüzüne çıktı. Genel Merkez, azalan belediye sayısı, artan tepkiler ve aday seçim süreci nedeniyle “başarısızlık” ihtimalinden rahatsız. UBP’de “genel başkan” ve “başbakan” olarak ortaya çıkan iki başlılık yerel seçimlere yansıyabilir…

Bu nedenle, “Kasım ayının son haftası” yapılacak yerel seçimler öncesinde, “hızlı bir kurultay” fikri masada. Burada da, “seçimli” değil, bir “geçiş” kurultayı tasarlanıyor. “Başbakan olabilecek bir UBP’li”, ya da, “Başbakanın UBP genel başkanı” olması şu anda ağır basıyor

Kısacası, UBP, yeniden bir kurultay havasına girecek. Bir tarafta yangın yeri, diğer tarafta kurultay. UBP; hem ülkeyi yönetmek, hem de kendi sorunlarını çözmek durumunda. Aksi bu ülke için felaket senaryolarının devamı demek

Bakınız, Merkezi İhale Komisyonu, neredeyse bu hükümet tarafından “aklama aracı” olarak kullanılıyor. Kim ne derse desin, ihaleler, “leş gibi” kokuyor. Sanki yangından mal kaçırırcasına, hızla ihale süreçleri tamamlanmak isteniyor

MİK, ihale süreçleri dışında, Halil Talaykurt döneminde, “hem yasal değil, hem etik” denilerek, “dairelerin yetkisinde olan alım ihalelerini yapmama” kararı almıştı. Oysa, şimdi tüm siyasiler, “ihale” görünümlü, “torpil mekanizmasını” devreye koydu, onaycısı da bizim Halis Üresin

Nedir bu sistem? Diyelim ki Karayolları Dairesi yetkisinde bir ihale var. Bakan da bu ihaleyi “yandaşına” vermek istiyor. Peki yasal kılıfı nasıl bulacaklar? Hemen MİK devreye giriyor ve “elden alım” yöntemi ile ihaleyi tamamlıyor. Bu kadar basit

Hem ihale yandaşa gidiyor, hem de ihaleyi, devletin ihale komisyonu vermiş oluyor. Ve maalesef, şu anda Merkezi İhale Komisyonu içerisinde, maliye bakanlığına bağlı görünen bir kurum, devletin kaynağını yana- yandaşa dağıtmak için kullanılıyor

İhalelerde şeffaflık ortadan kalktı. Adalet ortadan kalktı. Yasanın verdiği yetkiler kötüye kullanılıyor. Merkezi İhale Komisyonu tıpkı yakıt ihalesinde olduğu gibi, mal alımlarında da “adrese teslim” mantığı ile “çitileme, temizleme” aracı olarak görülüyor. Olan da bu devletin parasına oluyor

Bir başka adım da Mağusa Palm Beach bölgesinde atılmaya çalışılıyor. Orada kapsamlı bir proje var, tüm limanın turizm bölgesi olarak dönüştürülmesi yıllardır tartışılıyor. Oysa şimdi bir yat limanı ihalesine çıkıldı, içerisinde otel de var. Şartnamesi evlere şenlik

Öyle bir şartname ki, bu memlekette herhangi bir müteahhit ya da yatırımcı firmanın o ihaleyi alması mümkün değil. Deniz aşırı isimleri işaret ediyor ve adrese teslim. KKTC’de “10 tane marina inşa eden” kim var? Evet… Şartnamede bu madde bile var ama Müteahhitler Birliği belli ki uyuyor.

30/08/2022 08:37
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.