Ülke yöneticilerinin yurt dışı gezileri neden halktan tepki görüyor?

ads ads ads ads
18/09/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


32 yılı aşkın bir süredir özel sektörde çalışıyorum, beş farklı işyerinde çalıştım.

   Bu süre içinde gözlemlediğim bir şey var; eğer işyerinde patron çalışanlara iyi bakarsa, maaşını öder, zamanı geldiğinde artışını verir, sosyal yatırımlarını yapar, huzurlu bir iş ortamı sağlarsa, o çalışanlar patronlarının nasıl bir evde yaşadığıyla, hangi marka otomobil kullandığıyla veya nerelerde tatil yaptığıyla falan ilgilenmez, pek umuru olmaz…

    Ancak, personel maaşını geç alırsa, maaşında kesinti olursa, artış alması gereken zamanda alamazsa, yatırımları yapılmazsa, huzursuz bir ortam varsa gözü patronu görmeye başlar… Patronun yaşadığı görkemli ev, kullandığı lüks araç, yemek yediği restoranlar, yaptığı yurt dışı ziyaretler personelin gözüne batar…

   Patron ya da işveren, personelin gözüne batmak istemezse, işyerindeki çalışanlarının karnını doyurmalı, onlara insanca şartlar sunmalıdır… Aksi takdirde, personel “Benim sayemde kazanır, benden keser, lüksüne harcar” demeye başlar…

   Çalıştığım bazı şirketlerin bazı zamanlarında benzer şeyler yaşadık ve böyle zamanlarda personeli motive etmek de zordur…

   Durup dururken bunlar nereden mi aklıma geldi şimdi?

   Durup dururken değil, bunları bana Başbakan Ersan Saner’in Türkiye’ye yaptığı ziyaretler ve bu çerçevede “Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Başbakan Ersan Saner’in Türkiye gezileri ya da ziyaretleri” çerçevesinde sosyal medyada yapılan tartışmalar hatırlattı.

   Evet sosyal medyada böyle bir kavga var; bir taraf ülke yöneticilerinin böyle ziyaretler yapmasının normal olduğunu savunurken, diğer taraf da yakıcı Covid-19 şartları içinde yapılan ziyaretlerin ıvır zıvır şeyler, ülkeye fayda getirmekten çok “sıradan geziler” olduğunu düşünüyor…

   Ülkemizde birçok sorun varken ülke yöneticilerinin Türkiye illerini gezip hamasi, milliyetçi nutuklar atmasının, kendileriyle aynı görüşte olmayan vatandaşlarını da  kötülemelerinin ve her iki laflarından birisiyle yalakalık derecesinde Türkiyeli yetkilileri “yağlamasının” antipatik olduğunu düşünen çok sayıda insan var…

    Covid-19 salgını olmasa, ülkede çözülemeyen yığınla sorun bulunmasa, millet kan ağlamasa, ortada her sorunu çözen bir hükümet olsa, kimse ülke yöneticilerinin nereye gittiğine, oralarda ne yaptığına bakmazdı…

   Ancak durum öyle değil… Ülke tarihinin en kötü hükümetlerinden birisiyle karşı karşıyayız.

   Başarısızlıklarına, çelişkilerine, skandallarına her gün yenilerini ekleyen bir hükümetin üyelerinin böyle Türkiye gezilerine kimse sıcak bakmaz…

    Mesela Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nu (KIB-TEK) düşürdükleri duruma bakar mısınız? İhaleler iptal oluyor, aylardır doğrudan alımlar yapıyorlar, kirli yakıtı ülkeye getiriyorlar, bunu gizlemeye çalışıyorlar ama ortaya çıkıyor…

    Aylardır KIB-TEK’te olanlara göz yuman Başbakan Ersan Saner, son gelen yakıtın tahlili için alınacak numune konusunda Başbakanlık Denetleme Kurulu’nu, Ombudsman’ı, Sayıştay’ı oraya gönderiyor. Alınan numuneyi, bir Başbakanlık Denetleme Kurulu üyesi, Çatalköy Belediyesi adına bir kişi ve KIB-TEK adına bir kimyager Mersin'e götürüyor.

    Geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Başbakan, Başbakan Yardımcısına güvenmiyor ve yakıt tahlili için Mersin’e ekip gönderiyor. Sosyal medyaya bakıyorum, buna bile vatandaşlar şüpheyle bakıyor… Bu işin bile içinde bir iş olduğunu düşünüyor. Çünkü güven kalmadı.

   Yani şimdi size yine ülke sorunlarını sırlamamayayım ama ortada “hükümet” denecek bir şey bile yok… Ortada bir garabet var…

    Ortada meclisi açmak için nisap bile sağlayamayan, günleri sayılı hükümetin Başbakanı İskenderun’da ulaşım ve lojistik lokasyonlarında incelemelerde bulunacakmış…Ekonomik kuruluşlar ve muharip derneklerle görüşmeler yapacakmış… Eee ne olacak? Hiçbir şey…

    Hem Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın hem de Başbakan Ersan Saner’in anlamsız, gereksiz gezileri toplumdan antipati topluyor. Ülke insanının sorunlarına çare bulamadıkları gibi, halinden de anlamayıp başka havalara bürünmüş durumdadırlar…

   Yukarda işyerleri için verdiğim ilk örneği ülkeye uyarladığımızda, halkın karnı doymaz, sorunlarına çözüm bulunmazsa, gözü siz yöneticilerde olur, yönetenlerin yaptığı her kuruş harcama gözlerine batar… Devlet olanaklarıyla yaratmaya çalıştıkları sahte imaj ve Türkiyeli yetkililere yalakalıkla yaranma çabaları kimsenin umurunda değil…

18/09/2021 21:41
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.