Uzunoğlu: Merkezdeki UBP’li Seçmen Belirleyici Olacak

ads
15/12/2019

ads
ads
Uzunoğlu: Merkezdeki UBP’li Seçmen Belirleyici Olacak

GÖR DENİLEN / Cenk Uzunoğlu

Görünen odur ki seçim sürecinde Akıncı ve Tatar alışılagelmiş iki karşıt görüşün ‘’dogma’’ sınırlarında durmayı tercih edecekler.

Tabiri caizse kristal dükkanında volta atıp, dükkandaki zamana yenik düşmüş kırılgan ‘’klasik dogmalara’’ dokunmamayı hedefleyecekler.

Bakalım Kıbrıs konusuyla ilgili olan kurum ve ülkelere not aldırtacak, seçim sonrası harekete geçirecek yeni bir şey söyleyebilecekler mi?

Sanmıyorum. Bunun için diğer adayların Akıncı ve Tatar’ı zorlamaları lazım.

Akıncı ve Tatar dışında geriye kalan olası adayların verdikleri demeçlerin satır aralarına bakılırsa onların da her birinin kafası farklı düşünce ve ruh haliyle meşgul olduğu gözüküyor.

Tüm adayların hedefi büyük çoğunluğu UBP’ye ya da ağırlıklı olarak UBP’li adaylara karma oy vermiş ‘’ille de federasyon’’ ya da ‘’ille de iki ayrı devlet’’ görüşüne takılmayıp makul bir anlaşmaya kendini daha yakın gören merkezdeki seçmendir.

***

Kudret Özersay: İki dogma görüşün de arkasına körü körüne takılmayıp farklı bir yol denenmesi gerektiğini ilk dile getiren olduğu için bu iki kutup arasında makul olabilecek ‘’İş birliği modeli’’ diye adlandırdığı çözümü anlatmayı deneyecek.

Özersay, kişisel olarak iki yıl gibi kısa bir süre içinde üzerinde toplamayı başardığı! haklı ya da haksız negatiflerle ona çıktığı yolda umut bağlayan kesimlere bile yaranamadan bu seçimin göreceli olarak en büyük kaybedeni olabilir.

Yine de onu dikkatle dinlemekte fayda vardır, çünkü olası çözümün şifreleri ile ilgili söylediklerini konu hakkındaki derin bilgisi, teorinin ötesine geçen diplomatik tecrübesi, eğitiminden dolayı hukuk ve siyaset bilimi içinde referans gösterebilecek şekilde dile getirecektir.

Boş konuşmayıp tartışmanın kalitesini yukarıya doğru çekecektir.

Bunu başardığı derecede de alacağı oy özellikle merkezdeki UBP seçmeni nezdinde artacaktır.

Özersay’ın seçim stratejisi, seçmen nezdinde üzerinde topladığı negatiflerden söylediklerinin içeriğine yönlendirmesi üzerine olmalıdır.

Günün sonunda çözüm ve bundan sonraki yol haritası ile ilgili ‘’ne dediğini bilen ve fark yaratabilecek bir tek o var’’ dedirtebilirse şu an gözükenin üstünde oy alması yüksek muhtemeldir.

Bu seçim Özersay’ın ikinci denemesi olacak ama yaşı daha müsait. Bu seçimi ilerisi için ‘’bunları söylediydim bakın dediklerime geliyoruz’’ demek adına iz bırakma hedefi ile ele alacaktır.

İlk turu geçmediği durumda da seçim sürecinde söylediklerinden dolayı ona oy verenleri kendi cephelerine çekmek için ikinci tura kalanları onun görüşlerini dile getirmeye zorlayacaktır.

İyimser ama belki bir o kadar da naif bakış açısıyla, Özersay ikinci denemesinde ‘’3. görüşü’’ hakkını vererek anlatması da ileride çözüme yönelik bir adım olarak da değerlendirilebilir.

***

Tufan Erhürman: İlk turu geçebilme adına UBP’deki merkezdeki çözüm yanlısı seçmeni federasyon dışındaki olasılıkların da artık bir noktadan sonra düşünülmesi gerektiğini söyleme istekliliğindedir ama bunu nasıl yapacağını bilmemektedir. Ya da biliyorsa da elini ürkek tutmaktadır.

Crans Montana’ya kadar Akıncı’nın görüşme ekibinin başında yer almış olan CTP’li Özdil Nami’nin geçen hafta mecliste yaptığı gündem dışı konuşmasında söylediklerini bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır. Federasyon müzakerelerindeki Rum uzlaşmazlığının devam ettiği gerçeğini görüp, Kıbrıs Türkünün o masada çakılıp kalması tehlikesine karşı ne yapılması gerektiğine dikkat çekip “kimse bizi bu durumda daha fazla tutma hakkına sahip değildir” diyebilmiştir.

Bu konuşma parti tabanının reaksiyonunu ölçmek için atılan öncü bir işaret fişeği midir yoksa başka bir hesabın habercisi midir yakın zamanda belli olacaktır.

Erhürman liderliğinde CTP’nin parti dogmasının dışında çözüm modeli söylemini yumuşak olarak da olsa dile getirmesini bir kenara bırakın, bunu gerçekten yapma istekliliği algısı oluştuğu anda partisinin tabanından Akıncı’ya ciddi oy kaybedeceğini tahmin etmek için ne siyaset bilimci ne de falcı olmaya gerek yoktur.

Bununla kalsa iyi, partinin kemikleşmiş dogmasının dışına çıkması ileride de Erhürman’ın bu yükü bakiye olarak taşıdığı algısını hep akıllara getirecektir.

Aday olup parti dogmasının dışına çıkamadan yalnızca ‘’daha aktif bir siyaset izlenmesi gerekir’’ demenin ötesinde CTP’nin Akıncı’ya getireceği bir eleştiri yoktur. Bunun da etkisi son derece sınırlıdır. Federasyona inananların önlerinde tecrübeli gerçeği varken tereddüt uyandıran Erhürman’ı tercih etmeleri düşük olasılıktır.

Akıncı’ya getirdikleri Türkiye ile iyi ilişkiler içinde hareket etmenin çözüme hizmet eder eleştirisi, UBP deki çözüm isteyen kesimde karşılığı olsa da partisinin esas olarak hitap ettiği kesimde ne yazık ki sandıkta fark yaratacak bir unsur değildir.

Akıncı’ya getirdikleri bu iki eleştirinin net etkisini çok adaylı bir seçimde kestirmek zordur ama Erhürman’ın da bu seçimdeki tek manevra alanı kişiliğine de uyduğu için budur.

Bir konuyu daha Erhürman ve CTP’deki yeni yönetim dikkate almak durumundadır. Akıncı sonrası dönemde Lefkoşa Belediye Başkanı Harmancı yeni yüz ve umut olarak kenarda beklemededir.

Bu seçimde ‘’ille de federasyon’’ diyen sol kesime hitap eden seçmen nezdinde ilerisi için yatırım yapmak adına da Erhürman yalnız ve rahat değildir.

Dolayısı ile Erhürman da Özersay gibi yaşını düşünerek ortaya koyacağı olası açılım ile bugün ile yarın arasında farklı bir tercih yapmak durumundadır.

***

Serdar Denktaş: Olası adaylar içinde Akıncı ile birlikte 1+1 aritmetiğini, 2’den büyük yapabilecek gelmiş geçmiş en maharetli siyasetçidir.

Her kapıyı ve kilidi açabilecek maharet onda mevcuttur ama iş ki kapıya yaklaşabilsin. Şu an kapıdan çok uzaktadır. Bu yazının konusu değil ama ancak bir sonraki seçimde Türkiye’de AKP iktidarının olup olmayacağına göre belki kapıya yaklaşabilir.

Serdar Denktaş’ın diğer adaylara göre dikkate alması gereken önemli bir unsur da taşıdığı Denktaş soyadının verdiği sorumluluktur.

Denktaş soyadına dayalı kalıplaşmış bir ‘’hatır’’ ve ‘’teşkilat’’ oyu olsa da bunun ötesine geçmesi çok zor gözükmektedir.

Tecrübelidir ama bir o kadar da yıpranmıştır.

Kıbrıs konusunun ana mevzu olacağı seçimlerde aday olmakla alacağı oy babası rahmetli Denktaş’ın mirasını getirdiği son noktayı gösterecek olmasının ikilemi ile karşı karşıyadır.

Bunun için de taksit taksit adım atacaktır. İlk taksiti parti başkanlığından ayrılarak yapıp sessizce beklemeye geçmiştir. Farkındaysanız olası adaylar arasında kıraç tilkisi gibi en sessizidir.

Bu seçimde ve sonrasındaki genel seçimlerde aday olmama kararı ile mahsustan jübile yapıp nadasa da yatabilir.

Bir sonraki seçimde sağın ortak adayı olabilmek için bir önceki seçimde Eroğlu’na verdiği desteği bu seçimde de Tatar’a destek olacak şekilde pozisyon alıp buna göre hareket de edebilir.

Tek haneli marjinal bir oy ile babasının mirasını ilişkilendirme yükünü omuzlamak istemeyebilir.

***

Söyleyen kadar söylenene göre de geçişkenlik gösteren merkezdeki UBP ağırlıklı seçmenin peşine Tatar dahil tüm adaylar düşecektir.  Seçimdeki belirleyici unsur Rum ile ‘’ille de federasyon’’ olmasa da bir anlaşma yapılmasına daha yakın duran şehirli ve statükonun devamı ile yama olup yok olacağımız endişesi taşıyan merkezdeki UBP’li seçmen kitlesi olacaktır.

UBP’nin ‘’en büyük parti’’ iddiasındaki anlamadıkları zayıf noktaları tam da burasıdır.

15/12/2019 11:33
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Uzunoğlu: Merkezdeki UBP’li Seçmen Belirleyici Olacak, haber, kıbrıs,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.