Vatandaş devletten soğuyor!
21/02/2012
Mete Tümerkan
Yolum dün hastaneye düştü…
Polikliniğe doğru yürürken yolumu bir yurttaş kesti.
“Burada yaşadıklarımızı yazın. Bize reva gördüklerini yazın. Bu durum böyle olmaz. Gelsin bakan bizim çektiklerimizi yerinde görsün. Bir de para isterler bizden” dedi.
Emekli olduğuna işaret ederek, “Ben 70 yaşını geçtim. Hastanede bize yaşattıkları kabul edilebilir bir durum değil. Yazıklar olsun kendilerine” diyerek devam etti.
Son uygulamanın kabul edilemeyeceğine vurgu yaptı.
Öfkeli olduğu diğer bir konu ise hastanedeki memur ya da görevlilerin kendisine dönük yaklaşım ve davranışlarıydı.
“Bize karşı çok saygısız davranıyorlar” diyerek şikayetini dile getirdi.
Sonra da elinde raporlar ve ilaçlar uzaklaşıp gitti.
Birkaç adım ya attım ya atmadım, bu kez bir başka yurttaş kesti yolumu…
“Ben sigortalıyım. Yıllarca primlerimi eksiksiz yatırdım. Şimdi bizden para ödememizi istiyorlar” dedi.
“Ben onca yıl primlerimi bu günler için mi yatırdım” diye sordu…
Yoldan geçmekte olan bir başka vatandaş söze girdi…
“Paramız yoksa ölelim mi” dedi.
Polikliniğe girerken bu kez bir başkası seslendi:
“Rum’a gidelim diye böyle yaparlar, ayıp gennere”.
Bu kez görevliler şikayetlerini dile getirmeye başladılar.
“Bakan basına başka söylüyor, bize gönderilen talimatlar başka” dedi bir görevli…
Elinde tuttuğu, bakanlıktan gelen genelgeyi uzattı okumam için…
Gelen hastalardan fon için para alınacağı yazıyordu.
“Şimdi biz ne yapalım” diye sordu.
“Bizi vatandaşla karşı karşıya getiriyorlar” diye devam etti.
Şimdi bakın, burada kayıt yapmakla görevli olan memurlar makbuz karşılığı vatandaştan alacağı hizmete göre para tahsil etmek durumunda. Bu insanların görevi mi bu? Ya bu arkadaşlar bir hata yaparsa bunun bedelini kim ödeyecek. Bu nasıl iş? Bize ‘yapacaksınız, alacaksınız’ derler, basına başka türlü konuşurlar. Vatandaşla muhatap olan bizik. Sanki da biz alırık bu parayı gibi olur. Bakanlık çıksın halka doğruyu söylesin. Ne bizi ne de vatandaşı mağdur etmesin. Ne ise onu herkes bilsin.
Konuştuğum vatandaşlara bu durumu yazacağıma dair söz verdim.
Ama insanlar hükümetin hastanelerde başlattığı bu yeni uygulamadan ciddi bir şekilde rahatsız…
Ve daha iyi hizmet verebilmek için yatırım şart.
Araç, gereç, cihaz tüm bunlar ciddi kaynak isteyen şeyler.
Bunların yenilenmesi, ihtiyaçların giderilebilmesi için kaynağa gereksinim var.
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif bu yeni uygulamayla ilgili ilk açıklamasında ödeme yapılmayacaksa şikayet de etmesinler gibi bir şey söylemişti.
Hastanede çalışanlardan biri “Bu para hastanenin ihtiyaçları için kullanılsa ne ala ama kırılan kapı kollarını bile değiştiremiyorlar. Gidip kullanılmayan kapalı kapılardan söküp takıyorlar” dedi.
Görünen bir gerçek var o da sağlık hizmetlerinde diğer tüm alanlarda olduğu gibi köklü bir revizyona ihtiyaç olduğudur.
Sağlık hizmeti verenlerin de alanların da memnun olmadıkları bu sistemle bir yere gidemeyiz.
Fon uygulaması da sağlık sorunlarına deva olacak gibi değil.
Bu uygulamanın Anayasa’ya uygunluğu da tartışma konusu…
Bir başka sorun ise hükümetin yaptığı her yeni icraatla birlikte vatandaşla devletin arasındaki bağların biraz daha kopması… İnsanların bu topraklar üzerinde geleceğe dönük umutlarının bir biraz daha tükenmesi…
Ve insanların başka bir takım arayışlar içerisine girmesi…
- Guterres mandasını iade etmeli
- Mete Tümerkan yazdı: Haber Kıbrıs 13 yaşında
- Mete Tümerkan: Siyaset adrese teslim işler yapmaktan vazgeçmeli
- Anastasiades’in Maraş rahatsızlığı
- Haber Kıbrıs büyümeye devam edecek
- Bir de böyle deneyelim
- Rahat uyu babam
- Diplomasi’nin yeniden kurgulanması ve Antalya forumu
- Guterres’e Rum engeli
- Eşitlik müzakere konusu değil
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































